CHP’Yİ BİR HARF Mİ ELEDİ, YOKSA BİR SİYASİ HESAP MI?

Milas, dün yalnızca bir belediye başkan vekili seçmedi. Siyasetin bütün hesaplarının, stratejilerinin ve belki de görünmeyen hamlelerinin konuşulacağı bir güne tanıklık etti.

Üç siyasi grup, üç aday ve her grubun 10'ar meclis üyesi...

Cumhur İttifakı, 5 AK Partili ve 5 MHP'li üyeden oluşuyordu. Adayları şehir plancısı Sibel Karakaş'tı.

Yeni Parti, Avukat Barbaros Gezgin'i aday gösterdi.

CHP ise tutuklu yargılanan ve İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Fevzi Topuz'un da işaret ettiği Çağlar Koban'la seçime girdi.

Ankara'dan gelen genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, il ve ilçe başkanları, partililer ve vatandaşlar salondaydı.

Herkes sonucu merak ediyordu.

Ama kimse belki de seçimin kaderini bir harfin belirleyeceğini düşünmemişti.

İlk iki turda sonuç alınamadı.

Üçüncü turda ise Çağlar Koban'ın adındaki yumuşak G harfinin normal G olarak yazıldığı bir oy pusulası geçersiz sayıldı.

Ve CHP'nin adayı dördüncü turun dışında kaldı.

Peki, gerçekten her şey bir harften mi ibaretti?

Asıl sorulması gereken soru bu.

Çünkü seçim öncesinde konuşulan siyasi senaryolardan biri, Cumhur İttifakı'nın kendi adayı yarış dışı kalırsa CHP adayını destekleyebileceğiydi.

Bu gerçekleşseydi, son turda CHP ile Yeni Parti karşı karşıya kaldığında sonuç farklı olabilirdi.

Ama olmadı.

CHP yarış dışı kaldı.

Son turda Cumhur İttifakı ile Yeni Parti karşı karşıya geldi.

Ve CHP'li üyelerin desteğiyle Yeni Parti'nin adayı Barbaros Gezgin 18 oy alarak başkan vekili seçildi.

Şimdi soruyorum:

CHP'nin son tura kalamaması yalnızca bir yazım hatası mıydı, yoksa siyasi bir stratejinin sonucu muydu?

Bir meclis üyesi, desteklediği adayın adını yanlış yazabilir mi?

Elbette yazabilir.

Ama böylesine kritik bir seçimde, herkesin bütün ihtimalleri hesapladığı bir ortamda bu hatanın yapılması insanın aklına başka sorular da getiriyor.

Acaba CHP'nin içinden biri, bilerek ya da bilmeyerek partisinin kaderini mi değiştirdi?

Bu sorunun cevabını bilmiyoruz. Ortada kasıtlı hareket edildiğini kanıtlayan bir bilgi de yok.

Ancak siyasette bazen bir hata, bütün hesapları değiştirmeye yeter.

CHP'li meclis üyeleri de zaten bu duruma itiraz etti. Yazım hatasının adayın kimliğini değiştirmediğini belirterek üçüncü turun yenilenmesini istedi.

Meclisi yöneten Mehmet Murat Yazar bu talebi kabul etmedi.

Ardından ilk turdaki benzer yazım hataları gündeme getirildi. Seçim sonrasında da CHP'li meclis üyelerinin ortak imzasıyla itiraz dilekçesi sunuldu.

Peki, bundan sonra ne olacak?

CHP hukuki süreci sürdürecek mi?

Yoksa son turda oy verdiği Yeni Partili başkan vekilinin arkasında mı duracak?

İşte siyasetin asıl sınavı şimdi başlıyor.

Bir başka önemli nokta daha var.

Seçimin ardından bazı çevrelerde, CHP'nin ve kamuoyunda kullanılan ifadeyle “mutlak butlan” tartışmalarının kaybettiği yönünde değerlendirmeler yapıldı.

Oysa ortada ilginç bir siyasi tablo var.

Kaybettiği söylenen CHP'nin oyları, kazanan adayın seçilmesinde belirleyici oldu.

Burada Cumhur İttifakı'nın tercihi de ayrıca tartışılmalı.

Ben olsaydım, kendi adayımın elendiği ve siyasi rakibimin beni desteklemediği bir tabloda boş oy kullanmayı da düşünürdüm.

Böylece iki grubun kendi oylarıyla baş başa kalması ve eşitlik halinde seçimin kurayla sonuçlanması ihtimali ortaya çıkabilirdi.

Ama siyaset, kişisel tercihlerimizden çok daha farklı hesaplarla yürütülüyor.

Bütün bunların yanında hakkını teslim etmemiz gereken bir isim var.

Barbaros Gezgin.

Seçimi kazanmasına rağmen büyük bir zafer gösterisi yapmadı.

Aksine, bunun bir emanet olduğunu söyledi. Aklının cezaevindeki arkadaşlarında ve Belediye Başkanı Fevzi Topuz'da olduğunu ifade etti.

Bu yaklaşımı, siyasi görüş ayrımı olmaksızın salondaki birçok kişinin takdirini topladı.

Barbaros Gezgin'in kişiliği ve seçim sonrasındaki tavrı ayrı, seçimin siyasi matematiği ayrı değerlendirilmelidir.

Bizim sorguladığımız da zaten bu matematik.

CHP Milas İlçe Başkanı Harun Reşit Çavuşoğlu'nun gün içerisinde siyah bir ekran üzerinde paylaştığı Pir Sultan Abdal dizeleri ise yaşananların ardından daha da anlam kazandı:

“Şu ellerin taşı hiç değmez bana,
İlle dostun bir tek gülü yaralar beni.”

Bu paylaşımın doğrudan seçimdeki yazım hatasına yönelik olduğunu söyleyemeyiz.

Ama yaşananların ardından insan ister istemez şu soruyu soruyor:

CHP'yi rakipleri mi eledi, yoksa kendi içinden gelen bir hata mı?

Bir başka ifadeyle, CHP gerçekten bir harf yüzünden mi kaybetti, yoksa o harf çok daha büyük bir siyasi hesabın küçük bir parçası mıydı?

Bunu zaman gösterecek.

Ancak kesin olan bir şey var.

Milas'ta dün sandıktan yalnızca bir başkan vekili çıkmadı.

Yeni siyasi dengeler, yeni tartışmalar ve cevap bekleyen sorular da çıktı.

Ve belki de bu seçimin en çarpıcı özeti şu:

Bir harf CHP'yi yarış dışına itti. CHP'nin oyları ise Yeni Parti'yi başkan vekilliğine taşıdı.

Şimdi herkes aynı sorunun cevabını arıyor:

O harf gerçekten yanlışlıkla mı yazıldı?

Kemal Sürgün

Önceki ve Sonraki Yazılar
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.