BİR DÖNEM KAPANIYORDU

2009 Nisan sonu başlayıp yaklaşık ağustos sonuna kadar devam eden 4 aya yakın bu zaman aralığında, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde geçirdiğim operasyon başlıklarını şu şekilde sıraladım. Şaka bir yana yazıya dökünce gerçekten acısıyla tatlısıyla yaşananlar çokmuş. Dramatik olmasın diye hepsini yazamadım. Şimdi bakınca hastanede her gün yaşanan acıların, bitmez sandığım ağrılı hastane günlerimin, bir türlü ilerlemeyen saatlerin, içimi kemiren korkuların, sesini hiç sevmediğim galoşların, bazı günlerde her şeye inat gülme krizlerimizin, çay kokan keyifli anlarımızın özetini yapmak kolay değil.
Gelelim operasyon başlıklarına.
Koşturarak büyük bir heyecanla girdiğim pankreas nakli ameliyatının ardından, hayal kırıklığına uğramış vaziyette tekrar pankreasın çıkartılması ameliyatı geçirmem ( enfeksiyon geliştiği için nakilden bir süre sonra organ reddi oluştu ).
Ameliyatta durmuş olan fistülün tekrar açılması operasyonu.
Fistül durmuş olduğu için 2-3 kez kateter takılması çıkartılması.
2 defa ana damar kanaması ve birinde yine narkozlu ameliyata girmek zorunda kalmam.
Son ameliyatımda doktor Cezmi Bey'in "" İnşallah kurtarırız !! "" Dediği, herkesin gözlerinin umutsuzca yere doğru baktığı gün. Kan seviyemin üçe kadar düşüp yaşamın bitmek üzere olduğunu, veda zamanının gelmekte olmasına rağmen her şeye inat Cezmi Bey'in sesini duyana kadar gayret etmem boşuna değildi. Çünkü ben o anda bile öleceğimi hiç düşünmemiştim. Teyzemin deyimi ile bu son ameliyattan çıkışımın, yeni doğum günüm olduğu tarihe yazıldı. Ölümden dönmek durumunu birebir yaşadığım anlardı. Yaşananların sonrasında, üstüne bir bardak soğuk suyla ve bir bardak çayla sanki bu ölümden dönüş anını hiç yaşamamış gibi normalleşiyorduk. Zamanla serumlar eksilmeye başlamış, yaralar kapanmış, 4 aydır benimle gezen diren de çıkınca ağırlıklarım azalmış ve her şey yoluna girmeye başlamıştı. Muğla'yı ve sevdiklerimi çok özlemiştim. Eve gidip uyumak ve banyo etmek istiyordum.
Peki ben eve nasıl dönmüştüm?
Yürümeyi unutmuş, neredeyse kemiklerim sayılacak kadar zayıflamış 47 kiloya düşmüş, daha çok mama ile beslenen, yemek kokusuna tahammül edemeyen, bedenini dik tutamayan, depresyonda ve sürekli uyumak isteyen biri olarak dönmüştüm.
Ama olsun dönmüştüm ya !!
Daha ötesi yoktu o anda benim için...
Geçen sene yazdığım bu teşekkür paragrafını tekrar eklemek istiyorum.
2009 yılında Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi organ nakli sorumlusu Op.Dr. CEZMİ KARACA ve ekibi
Op.Dr. SELÇUK KILINÇ
Op.Dr. CEM TUMEN
Op.Dr. EYÜP KEBAPÇI
Op.Dr. MUSTAFA ÖLMEZ
Organ nakli koordinatörü İMREN YILDIRIM
Ve organ nakli servis hemşirelerine
Organ nakli servis personellerine yürekten teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum. Naklin üzerinden 15 sene geçti. Her nerede görev başındaysalar eminim ki; en içten şakalarıyla, en içten gülümsemeleriyle, en yardımsever tavırlarıyla, en saygılı ve en duyarlı halleriyle, dostluklarıyla, insan seçmeyen eşit ve adil tutumlarıyla, samimiyetleriyle, doktorluk hemşirelik ve personellik görevlerini en iyisi ile yapma gayretleriyle, en alçak gönüllü mütevazi tavırlarıyla, en zarif insanlıklarıyla yapıyorlardır. Hala telefonda seslerini duyduğum için çok mutlu oluyorum. Sizleri tanımak bir şanstı.
Hayatımın zor dönemi hatta en zor dönemi kapanmak üzereydi. Yeni bir aydınlanma dönemine giriyordum. Artık benim insanlar hakkındaki düşüncelerim değişime uğruyordu. Çevremdeklerin de benim hakkımdaki düşünceleri değişiyordu. Sanırım ailem ve yakın dostlarım haricinde kimin ne düşündüğü de umurumda değildi. Kendimi ne kadar sevdiğim ve kendime ne kadar değer verdiğim önemliydi.
Sonra neler olacak bakalım
Sağlıkla ve sevgiyle kalın

Önceki ve Sonraki Yazılar
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.