Üzeyir Yıldırım

Üzeyir Yıldırım

 YÜCE DİNİMİZ VE İNSAN/ ÜZEYİR YILDIRIM

Yüce dinimizin görevi insanları her iki dünyada saadete götürmektir. Aynı zamanda din akıl sahiplerine gelmiştir. Din’in muhatapları akıllı olan insanlardır. Aklı olmayan delilere sorumlu tutmaz. Din denince akla insan, insan denince akla din anlaşılır. Çünkü Kur’an-ı kerimde Allah’ın muhatabı aklı olan insanlara hitap eder.

Peygamberimiz ( s a v ) “ Aklı olmayanın dini yoktur” buyuruyor. Demek ki burada din akıl sahiplerine görev, vazife ve sorumluluk  vermekte, bütün dini emirler, yasaklar, farzlar, vacipler,  sünnetler, ibadetler hep akıl sahibi olan insanlar içindir. Din Allah tarafından konulmuş ilahi kanunlardır. Allah’ın bize mutlu olmamız için gönderdiği en son ve mükemmel din İslam’dır.  Allah’ü Teâlâ Kur’an-ı kerimde şöyle buyurur”  Hiç şüphe yok ki , Allah indinde din İslam dinidir.”

Bir insanın mesut, bahtiyar ve mutlu olması için ne lazımsa, ne gerekiyorsa Allah dini olan Müslümanlık  bunların hepsini içine almıştır. Bir toplumun ve milletin yükselmesi ve ilerlemesine vesile olacak bütün emirler İslam dininde mevcuttur. Dindar olanın dünya görüşü vardır.  Buda insan bu dünyada yaptığından mutlaka hesap verecek olması, hesap gününün varlığını düşünür, iyilik ve fazilet  peşinde koşar. Buradan şunu diyebiliriz. Dindar insan insanlara karşı zararsız, aynı zamanda elindekini paylaşan yararlı   insanlardır. Yalnız kalsa da, insanlarla olsa da Allah beni her yerde görüyor ve biliyor diye düşünce içerisinde olup kötülük yapmayı aklından geçirmez ve de engeller. Buda Müslümanın dünyayı imar etmesidir.

Din ilk defa Adem (  a s) ile başlamış,  Dinin tarihi insanlığın tarihi demek. İnsanlığın tarihi eski olduğu gibi, dinin  tarihide eskidir. Dünyada huzur ve mutlu yaşamak isteyen dinine sahip çıkmalı, bu dünya Allah’ın mülküdür .Allah’ bu mülkünde ancak yaratanın emirlerine yerine getiren, yasaklarından kaçan kıymetli , itaatli kullarına huzur verir, onları  rahat yaşatır.

Dinin kaynağı muhakkak ki vahiydir. Din Allah tarafından gönderilen ve bildirilen ilahi bir kanun , yani Allah kanunudur. Dini bu gönderiliş ve bildirilişine vahiy denir. Vahiy Allah’ın gönderdiği dinin emir ve yasaklarını peygamberimize geliş yolu demektir. Allah dinini peygamberlere Cebrail Aleyhisselam vasıtasıyla göndermiş peygamberlerde ümmetlerine bildirmiştir. Allah’ın koyduğu bu emirler yanı Kur’an-ı kerimin bir harfini kimsenin değiştirmesi mümkün olmayan onu kıyamete kadar koruyacak olanda Allah olduğunu bize bildiriyor.

Din insanlara imanı, İslam’ı, hakka, batılı, helal, haramı, iyiye, kötüyü ,  dünyayı , ahireti, geçmişi ve geleceği  öğreten Allah müessesedir. İslam dini  müessesesini Allah kurmuştur. Nasıl ki bir müesseseye girdiğimiz  zaman oradaki bazı işleri yapar, bazı işleri yapamazsın, onun  tüzüğüne göre hareket edersin ,yani oranın tüzüğüne uyarsın. İşte burada da Allah’ın bize bildirdiği emir ve yasaklar vardır. Allah’ın emirlerini yapınız dediklerinde yaparız, yasaklarını da yapmayız. Bizim dinimiz İslam, kitabımız Kur’an , peygamberimiz Hz Muhammed (sav) dir. İnanan onun aydınlık nurlu yolunu takip etmekle görevlidir.

Kur’an-ı kerim  ve peygamberimiz bizim yolumuzu aydınlatmış, kalbimize huzur ve sürur vermiş , bize dinimize anlatıp öğretmiş, hak ve hakikati bize bildirmiştir. En son , en doğru, en  mükemmel  din bizim dinimiz İslam’dır. Allah bizim için bu dini seçmiş, bizde İslam’dan başka dini tanımamışız.  Bütün insanların dünyada da  ahirette de mutlu olması, kurtuluşa ermesi ve mertebesinin yükselmesi ancak ve ancak İslam dinini uymakla , dini kabul etmekle mümkün olacaktır. İslam dininin dediklerini yapanlar Allah’ın cennetiyle mükafatlandırılacaklarını Bizzat Allah bize bildirmiştir.

Dünyada , ahirette Allah’ındır. İnsanları da Allah yaratmıştır. Mümin aydındır, ilericidir, ileri görüşlüdür, hep ileriye bakar çünkü bunları mensubu olduğu dininden öğrenmiştir. Bizim dinimiz bundan 1400 sene önce ne söylemişse  bu gün daha da geçerli ve  ihtiyaç duyulmakta ,kıyamete kadarda Allah’ın bildirdiği emirler bundan sonraki devirler de daha da insanların yolunu aydınlatacak her iki dünyasının da mutlu ve huzurlu olmanın yollarını bize öğretmiş olacak. Huzur mekanı olan camilerimizde Allah ile başbaşa dertlerimizi, bildirmek, ona dua ve niyazda bulunarak kalbimizi huzur ve sekinetin bulmasına vesile olmaktır. Onun içindir ki bundan sonra yeni bir din gelmeyecek, peygamberimizden sonra bir daha peygamber gelmeyecek. Zaten olsa bize bütün bilgileri bildirmiş olup, bizim bundan sonraki yolumuz aydınlık yolu, bildirdiği ile hep ileriye bakan gayesi hep birey ve toplumun mutluluk ve huzuru olan bir din İslam.

Önceki ve Sonraki Yazılar
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.