Son güncellenme :17.02.2020 16:25

Anasayfa > Yazarlar > YÖNELT KOLEJİ,SPOR VE SANAT

17.02.2020 Pts, 16:25

 

Okullar sadece Eğitim işine önem verdi mi bence başarı gelmiyor. Yada yeterli olmuyor. Yıllar önce İzci grubumuzla dönemin Köyceğiz Kaymakamını ziyaret etmiştik. Kıyafetlerimiz fularlarımız tam takım içeri girdik. Sağolsun Kaymakam bey nezaket gösterip bizi ayakta karşıladı. Özel Kalem yeterince bilgi vermemiş olacak ki;

“Siz???” dedi.

Efendim; “İzci grubu” dedik.

Afedersiniz “İşçi mi??” diye yeniden sordu.

“İzci” efendim “İzci” dedik.

O dakikadan sonra ziyareti yapsan ne yapmasan ne. Orada iki büyük kamp yaptık ama öğrenebildi mi?  Zannetmiyorum.

Klasik tabir ile Avukat, Doktor, Mühendis yetiştirebiliyoruz belki ama maalesef iş sadece öğretim de kalıyor. Hani Eğitim Öğretim ya. Bizimkisi sadece Öğretim. Gençleri hayatlarının en önemli spor, sanat ve kültürel alanda çalışma yapacakları dönemlerinde Sınav saçmalıklarına teslim ediyoruz.

Ortaokulu bitirip ergenlik dönemine girecek olan genci Liselere Giriş Sınavı ile felç ediyoruz. Çocuk liseye giriyor tam toparlanacak Üniversiteye Giriş Sınavı süreci ile yeniden bitkisel hayata sokuyoruz. Bin bir zorlukla bitirilen Üniversite hayatının ardından da Askerlik süreci ile yeniden nefes almasına izin vermeyerek, sosyal hayattan, spordan, sanattan, kültürel etkinliklerden soyutluyoruz. Daha doğrusu buna vakitleri kalmıyor. Gelinen nokta da gençlerin aralarında ana avrat oynadıkları Halı Saha maçlarından başka spor etkinlikleri kalmıyor. Tiyatro, Resim, Müzik Heykel falan mı? Güldürmeyin beni.

Anneler Babalar bu kaygılarla, başarılı spor hikayesi olacak çocukları spordan uzaklaştırıyorlar. Bir çok kereler şahit oldum. Spor branşında hedefi olan önemli çocuklar Liseye giriş sınavının olduğu yıl ailesinin baskısı ile bir yıl uzaklaştığı spora yeniden dönemiyor. Dönse de aynı performansı göstererek aynı çizgiye ulaşamıyor.  Maalesef gelinen noktada gençler, Liseler Giriş sınavı piskozundan sonra spordan uzaklaşıp, Lise hayatını amaçsız yörüngeden çıkmış uydu gibi uzay boşluğunda dolanarak geçiriyorlar.

Muğla’da ileri yaşa gerek yok, orta yaşlı herkes hatırlar. Liseler arası Basketbol, Voleybol, Hentbol maçları olur, salonlar hınca hınç dolardı. Son dönemde şöyle bir bakıyorum. Sporda efsane başarıları olan Basketbolda marka olan Turgutreis Lisesi’nin sporda  neredeyse adı yok. Muğla da Spor Salonu olan nadir okullardan  Geçmişte önemli başarıları olan Anadolu Lisesi, bitik durumda. O salon bitik durumda. Benim bildiğim son 3-5 yılda Salon sporlarında Salonu olan bir Lisenin İl Birinciliği yok. Muğla’nın iki köklü lisesinde gelinen duruma bakın.  Merkezde ki bazı liselerin Sporda, Sanatta Kültürde adını bile duymuyorum. Çünkü Hedef sezon bitti mi, dev pankartlara “Şu öğrencimiz bu üniversiteye gitti”, “Bu öğrencimiz şu üniversiteye gitti” diye boy boy pankart asmaktan ibaret. Sakın yanlış anlamayın bu tabi ki sadece Liselerin, liseleri yönetenlerin suçu değil. Onları spordan sanattan kültürden uzaklaştırıp bu SİDİK YARIŞI’ na sürükleyenlerin de az suçu yok değil.

Son dönemde Gazi Anadolu Lisesinin bu konuda atılımda olduğunu görmek beni mutlu ediyor. Emin olun hiç tanımam, duyuyoruz görüyoruz. Başarılı sporun içinden, spor sanat ve kültürle yoğrulmuş bir idareci bir çok şeyi değiştirebiliyor. Yaptıkları Müzik Çalışması ile Türkiye geneli isimlerinden söz ettirdiler. Sporun bir çok branşında da kürsüde yer aldılar. Umarım bu başarılı çizgi devam eder.

Bu gün ki yazımda asıl hedefim geçtiğimiz hafta seyrettiğim Yönelt Koleji’nin Gazi Mustafa Atatürk Kültür Merkezinde ortaya koyduğu büyük keyifle izlediğim geceden bahsetmekti. O kadar dolmuşuz ki giriş bölümü biraz uzun sürdü. Kusura bakmayın..

Yönelt Koleji’de son dönemde özellikle sporda başarılı bir grafik çiziyor. Bu verilecek spor bursları ve Türkiye taramaları ile geliştirilmeli. Özellikle bu sezon bir çok spor branşında yer almaları, bir çoğunda derece yapmaları ilgimi çekiyor ve yakinen takip ediyorum. Yönelt Koleji de bu konuda takdire yakın liselerimizden. Yine Final Lisesi de uzun zaman sporda çok önemli işlere imza atan Özel Okullarımızdan. İdareciler, sosyal iyi yetişmiş olunca işler düzgün gidiyor. Bunu net söylemek mümkün.

Bilmiyorum Yönelt Koleji Basını davet etti mi?  yada Gazetemize bununla ilgili davet geldi mi ama, bana gelmedi. Ben bir öğrenci kardeşimizin daveti ile Etkinliğe gittim. Baştan aşağıya iyi planlanmış, iyi çalışılmış, iyi düşünülmüş, başarılı bir Müzik, Dans, Tiyatro gecesi oldu. Ben özellikle Öğretmenlerinde öğrencilere eşlik ettiği bu tür etkinliklere bayılıyorum. İşte tam olarak budur. Eskiden öğrenciler ite kaka zorla çalıştırılır bu tür geceler ortaya konulurdu. Şimdi planlama aşamasından uygulanışına kadar neşeli Öğrenci odakalı bu tür etkinlikler çok daha başarılı oluyor. Bu bakımdan gecede emeği geçen sahnede de gördüğümüz Öğretmenleri, idarecileri ve öğrenci kardeşlerimizi kutluyorum. Altında güzel mesajlar olan 80 li 90 lı yılların güzelliklerinin, teknolojik unsurlara köle olmadan yaşadıklarımızın da başarılı şekilde ele alındığı hoş bir gece geçirdik. Bence tek bir eksik vardı, bir daha kine eklenebilir. Okul Müdürü Rap bir şarkı söyleyebilir. Okulun Öğretmenleri Bir Yabancı Rock parça söyleyebilirlerdi. Tabi işin latifesi ama yine de akıllarının bir köşesinde bulunsun.

Özellikle Liselerin bu tür etkinlikleri, arttırması konusunda cesaretlendirilmesi, hatta teşvik edilmesi şart. Atamızın 27 Nisan 1930 Ankara’da Türk Ocağı Delegeleriyle. Ankara’da Türk Ocağı Tiyatrosu’nun açılışında. “Efendiler; hepiniz milletvekili olabilirsiniz. Bakan olabilirsiniz, hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Fakat sanatçı olamazsınız sözünü hatırlayarak yazımı bitiriyorum.

 

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.