Muğla Haber Gazetesi

YİNE HÜSRAN

YİNE HÜSRAN
İsmail Atasever
İsmail Atasever( [email protected] )
11 Ekim 2017 - 12:28

Türkiye adına bir realite var ki yadsınamaz.
Dünyada konuşlanan ülkeler arasında futbola bu denli tutkun olmasına karşın, karşılığını alamayan bir başka ülke yok.
Buna gelişme hamlesi içerisinde olan 3.dünya ülkeleri dahil.
Onlar bile son zamanlarda belirgin başarıların sahibi olurken, ne yazık ki biz yerimizde saymak şöyle dursun, geriye gidiyoruz.
Hem de gözle görülür bir şekilde.
Sanılmasın ki bunda abartı var.
Değil.
Aksi olsaydı, 2002 yılında Japonya ve Güney Kore’de düzenlenen Dünya FutbolŞampiyonasında elde edilen 3.lükten sonra, bir başarı elde edilirdi.
Edilmediği gibi daha bir geriye gittiğimiz apaçık ortada.
Rakamlar gerçeği yansıttığına göre kabul edelim ki, bu denli tutkun olduğumuz futbol adına bir ilerleme yok.
***
Hal böyle iken bilmem itiraz eden çıkar mı?
Sanmıyorum.
Her şey gözler önünde.
Oynanan futbol ve alınan neticeler ortada olduğuna göre birbirimizi aldatmaya ve de kandırmaya gerek yok.
Hepsinden öte ne acıdır ki son yıllarda, Türk Milli Futbol Takımı olarak eyalet devleti konumundaki Konya ilimizden küçük İzlanda karşısında, tabir yerindeyse şamar oğlanına döndük.
Ancak 334.252 bin nüfusa sahip ülke karşısında hiçbir varlık gösteremedik.
Sonrası malûm!
Her şeyin bittiği, tabir yerindeyse unumuzu eleyip, eleğimizi astığımız bir süreçte son maçımız olan Finlandiya karşısında alınan deplasman beraberliğinin hiçbir kıymet-i harbiyesi yok.
Olamazdı.
Atı alan çoktan Üsküdar’a geçmişti.
***
Böylece bir kez daha hüsrana uğramış.
Ümitler bir başka bahara sarkmıştı.
Hem de çok uzun bir süreci kaplamak suretiyle.
Bu kez, uluslararası düzeyde gerçekleştirilen yarışmalara katılabilmek için statü gereği 4 yıl değil çok daha uzun süre beklemek durumundayız.
Bu demektir ki, beynelmilel düzeyde gerçekleştirilen yarışmalarda Türk Milli Futbol Takımı yok.
Üstelik, süreyi tamamlayıp yarışmalara katıldığımız zaman oynayacağımız maçlarda başarı elde edilip edilemeyeceği de meçhul.
Kısaca, kabul etsek etmesek de, bu denli tutkun olduğumuz futbol adına ortada koca bir hiç var.
Dolayısıyla asıl kahrolduğumuz ve de ümitsizliğe kapıldığımız durum bu.
Bu demektir ki bir kez daha hevesimiz kursağımızda kaldı.
Ümitler ve beklentiler, bir başka bahara değil baharlara kaldı!
İşte buna üzülüyor ve de kahroluyoruz.
Nasıl olmazsınız?
Ortada yine hüsran vardı!
***
Futbolumuz adına yaşanan tüm olumsuzluklar her birimizi derinden etkileyince, bazı önemli gelişmelere sevinemiyoruz.
Oysa, konuyla ilgili araştırma yapan yabancı otoriteler tam not vermişlerdi.
Üstelik, bu konuda Türkiye’nin bir numara olduğunda birleşildi.
Bunlar, yapımı tamamlanan ve kısa süre sonrasında hizmete girecek modern stadyumlardan başkası değildi.
Hem de tahminlerin üzerinde bir sayıda olmak üzere.
Kuşkusuz öncelik metropol kent İstanbul, yine başı çekiyordu.
Özellikle Türk Futbolunun Armadası konumundaki 3 futbol kulübü Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe ile birlikte Başakşehir ve Kasımpaşa statları, ayrı güzellikte idi.
Ya diğerleri?
Her biri diğerinin fevkinde kent stadyumları..
Başta Ankara olmak üzere Adana, Afyonkarahisar, Antalya’da yapımı tamamlanan modern statlar.
İzmir ilinde yapımı kararlaştırılan Göztepe ve Karşıyaka stadyumları..
Batman, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa ve Akhisar stadyumları..
Elbette yapımı tamamlanan ve devam eden stadyumlar bunlarla sınırlı değildi.
Modern nitelikte Mersin, Gaziantep ve Hatay stadyumları..
Bursa, Diyarbakır, Edirne ve Elazığ statları..
Sakarya, Samsun, Sivas ve Trabzon stadyumları..
Bunlar dışında proje safhasında olan diğer kentler stadyumları.
Buda gösteriyor ki süresi içerisinde, ülke genelinde konuşlanan 81 ilde, kapasiteleri değişik modern stadyumlar yapılacak.
Böylelikle hiçbir il bizim niye stadyumumuz yok! yaklaşımı içerisinde olmayacak.
***
Şimdi!..
Hal böyle iken istenirdi ki, ülkece tutkunu olduğumuz futbol olmak üzere tüm branşlarda gözle görülen başarılar elde edilsin.
Uluslararası düzeyde isminden bahsettiren takımlar ve sporcularla gurur duyalım.
Ne var ki, yeterince mutlu olamıyoruz.
Başarılar münferit olunca, tabir yerindeyse hevesimiz kursağımızda kalıyor.
Aslında çok daha büyük başarılar elde edilebilirdi.
Şayet futbola olan eğilim, dolayısıyla yatırımlar, bir başka spor dalına yapılsa, çok daha büyük başarılar sağlanırdı.
Aklımız fikrimiz futbol olunca, başka spor dallarına yeterince eğilmiyoruz.
Dolayısıyla başarılar çoğu zaman kısıtlı oluyor.
***
Artık yeter diyoruz.
Özellikle futbol takımlarımızın başarısızlığından daha fazla üzülmek istemiyoruz.
Sadece futbol değil diğer branşlara da yeterince destek olmak suretiyle, birbirinin fevkinde başarılar elde etmek istiyoruz.
Bunun da yolu, sadece futbola bağımlı kalmak olmadığına göre, bizatihi devlet ve de kulüpler çeşitli branşlara daha bir önem vermek durumundadır.
Kuşkusuz o takdirde, özellikle futbolda karşılaştığımız hep hüsran yerine, mutluluk hakim olur.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Mugla Haber Gazetesi - Atilla Taha