Son halıcı direniyor

Marmaris’te el dokuması halı satış, tamiri yapan halıcıların sayısı son yıllarda giderek yok olurken, son kalan halıcı Naim Barbaros ise teknolojiye direniyor. Yıprayan ve eskiyen halılar ise atölyede adeta bir cerrah titizliğinde...

Son halıcı direniyor

Marmaris’te el dokuması halı satış, tamiri yapan halıcıların sayısı son yıllarda giderek yok olurken, son kalan halıcı Naim Barbaros ise teknolojiye direniyor. Yıprayan ve eskiyen halılar ise atölyede adeta bir cerrah titizliğinde aslına uygun olarak tamir ediliyor.

Barbaros, halılara tutkusunu ise “ Halının üzerinde doğdum ve halının üzerinde öleceğim” diyerek özetliyor.

Marmaris ilçesinde bir dönem en çok rağbet gören el dokuması turistlik halı satıcılarının sayısı 20 yılda 1’e düştü. İlçede son 5 yıldır bu işi yapan 30 yıllık halıcı Naim Barboros, yerli turistlerden kültürümüzün önemli bir parçası olan halıcılığa ilgi gösterilmesini istedi.

Sürekli değişen ve gelişen teknolojiyi takip etmek neredeyse imkansız hale geldi. Ancak bu yenilik, bir kültürün yok olmasına da neden oluyor. Teknolojiye direnen sektörlerden biri de dokumacılık. Türk kültüründe önemli bir yer edinen ve geçmişi asırlar öncesine dayanan bu sektör, sanayileşmenin karşısında ayakta durmaya çalışıyor. Çünkü el tezgahlarının yerini artık makineler aldı.

Marmaris’te turistlik halı satıcılığı 80’li yıllarda turizmin gelişmesiyle birlikte rağbet görmeye başladı. Son 20 yılda sayıları 30 civarında olan halıcı esnafı yabancı turistlerin halıcılık sektörüne ilgisinin azalması ile birlikte iş yerlerini kapatarak başka sektörlerde yer almaya başladı. Son beş yıla gelindiğinde ise bu sayı 1’e kadar düştü.

İlçenin tek halıcısı

Marmaris’te profesyonel anlamda turistlik halı satan tek kişi olan Naim Barbaros yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Türkiye’de turizm girdisi olarak bence en büyük meblağ halı ve kuyum sektöründe. İstanbul, Kapodokya, Antalya,İzmir Marmaris nereye bakarsanız bakın. Bir turistin nereye harcama yaptığı yer halı ya da kuyumdur. Şu anda bu işi yapan ben varım. Yani tam anlamıyla dört dörtlük halıcılık yapan bir ben varım. Yaz kış açığım müşterilerim artık yerli müşteri. Şu an zorlanıyorum. Baba mesleği olmasa yapmam. Alternatif bir iş bulma imkanım yok. Çünkü ,ben bu meslekte doğdum, gücümün ettiği kadarda bu iş yapmaya çalışacağım.

“Halının üzerinde doğdum ve orada öleceğim”

30 yıldan bu yana halı satan Engin Şirin ise halı üzerinde doğduğunu ve orada öleceğini kaydederek şöyle konuştu:

“Halıcılığın bitmesinin birkaç sebebi var. İlk sebebi, dünya modernizeye doğru gidiyor. Yani klasik eşyalar bitiyor, mobilyalar, apartmanlar modernize oluyor. Bir de maliyet ve hayat standartları arttı. El dokuması halının maliyeti yüksek olduğu için rağbet görmüyor. Ama bizim vatandaşlarımızın bu kültürümüzü yurt dışında tanıtması lazım. Buradan yurt dışına giderken elbise ve benzeri hediyeler götüreceğine küçük 100 ya da 200 lira değerinde bir halı götürerek o ülkede yaşayan arkadaşına bu zevki tattırması lazım. Marmaris’te bu işi yapan biz kaldık diyebilirim. Ama internet üzerinden amatör olarak çalışanlar vardır belki. Profesyonel olarak biz hala savaş vermeye devam ediyoruz. Çünkü biz halının üstünde doğduk ve herhalde üstünde öleceğiz. Kazancımız olmasa da Türkiye’nin bu kültür zenginliği devam etsin, bu meşale yansın diye savaş veriyoruz"

Bu haber toplam 118 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.