Muğla Haber Gazetesi

SIKINTILI BİR KURUM VE DURUM

SIKINTILI BİR KURUM VE DURUM
İsmail Atasever
İsmail Atasever( [email protected] )
25 Eylül 2017 - 11:50

Ülkemizde konuşlanan bakanlık düzeyindeki kurumlar içerisinde en sıkıntılı olanlardan birinin MEB(Milli Eğitim Bakanlığı) olduğunaen küçük şüphe yok.
Aksi söylenemez ve de iddia edilemez.
Görünen köy kılavuz istemez.
Üstelik her şey ortada..
Sıkça değiştirilmesi nedeniyle eleştiri oklarını eksik olmadığı sistem,
Sınıflardaki öğrenci sayılarının fazlalığı,
Çoklu öğretim,
Ders kitaplarının seçimi olmak üzere daha birçok ayrıntı, eğitim ve öğretimin esas olduğu bakanlığı, doğal olarak diğerlerinden ayırır.
Kaldı ki ayırıyor da…
Her şey bir yana, sayısal bağlamdaki farklılık dahi her şeyi ortaya koyuyor.
***
Bu kadar olsa!
Bir realite var ki yadsınamaz.
Her bakanlığın kendine özgü işlevi olduğu..
Dolayısıyla üstesinden gelinen gelişmeler olduğu gibi bazıları zorluklar içerir.
Yani farklık gösterir.
Bunu yaratan da kapsam içerisindeki alandır.
Bu nedenle iç işleriyle dış işleri bakanlığını, bayındırlık ile imar ve iskan bakanlığını, orman ile tarım bakanlığını, milli eğitim ile spor bakanlığı, kısaca tüm bakanlıkların kendine özgü çalışma sahaları vardır..
Belirtildiği gibi bazıların işlevleri farklı, üstelik geniş alanları kapsadığından, daha bir ayrıcalıklı olarak görülür.
Veya o şekilde algılanır.
Ama şeye karşın asıl olan, devlet işleyişinin çarklarını oluşturan bakanlıkların, ilgili yasalar ve de belirlenen normlar doğrultusunda hareket ettikleridir.
***
Aslında, aynı gelişmeler doğrultusunda kabul edilen bir ayrıntı vardır.
Dolayısıyla yadsınamaz.
Bazıların kapsadığı alan daha geniştir.
Bu nedenle çok daha büyük kitleleri ilgilendirir.
İlişkin olarak ayrıcalıklı bakanlık dense, hiçte abartı olmaz.
Bir şekliyle doğruydu.
Eğer ülkemiz nüfusunun 4/1’lik kısmını bir bakanlık teşkil ediyorsa..
Kısaca ülke genelinde konuşlanan okullarda 20 milyona yakın öğrenci eğitim ve öğretim görüyorsa..
Tek bir şey söylenir.
Bir ülke için bu sayı, övünülecek gösterge olduğu gibi, asıl olan istenen doğrultuda değerlendirilmesidir.
Bu nedenle siz, Türkiye Cumhuriyeti olarak, genç nüfuslu ülke, dolayısıyla bu sayıda öğrenciye sahip olmanın avantajını en iyi şekilde kullanmak durumundasınız.
Üstelik bu sayı, dünyada konuşlanan çok sayıda ülkenin nüfusundan daha fazla olduğuna göre, ne yapıp edip avantaja çevrilmelidir.
Bir başka şekliyle, mevcut öğrenci sayısı değişik alanlara yönlendirilmeli ki, sonrasında sorun çıkmasın.
Tüm öğrenciler, belirlenen okullar bünyesinde geleceğe hazırlansınlar.
O takdirde öğrenciler mutlu, bizatihi devletimiz daha bir onurludur.
Nasıl olunmasın?
Genç nüfuslu bir ülkenin tüm bireyleri, tabir yerindeyse işinde aşındadır.
Dahası, herkes belirlenen kriterler doğrultusunda kanalize edilmişlerdir.
Üstelik her birinin tek hedefi vardır.
Türkiye’yi Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği “çağdaş ülkeler safında yer almak” adına, çalışma sergilediğidir.
***
Ancak!
Ya tersi olursa!
Bu sayıdaki öğrencilerin yönlendirilmesi yapılamaz, dolayısıyla şimdi olduğu gibi işsizler ordusu yaratılırsa!
Ki, ortadaki tablo bunu gösteriyor.
Kabul edelim ki bu durum, herkes için tam bir açmazdır.
Kim ne derse desin, nasıl bir yaklaşım içerisinde olsa da, hem ülkemiz için hem gençlerimiz ve de aileler adına sıkıntılı bir tablonun ortaya çıktığıdır.
Bu nedenle yıllardır dile getirilmesine karşı bir türlü uygulamaya geçilemeyen öğrenci yönlendirilmesi, olmazsa olmaz koşul ve de tek çıkar yoldur.
Başkaca hiçbir alternatif yoktur.
Dolayısıyla sistem mutlaka yürürlüğe konmalıdır.
O takdirde öğrenciler, becerilerine göre sınıflara ayrılırlar.
Böylelikle, bugün için karşılaşılan güçlükler giderilmiş olur.
Haliyle herkes sevinçli ve mutludur.
Yok değer, aynı anlayış ve uygulamaya devam edilirse!
Bugün için her hangi bir yükseköğretim kurumuna giremeyenlerin sayısı en az 1 milyon olduğuna göre, yakın bir gelecekte bu sayı çok fazla artacak demektir.
Dolayısıyla her bakımdan önemli sorunlarla karşılaşılacaktır.
Bunun gelişme sürecindeki ülkemiz adına tam bir açmaz olduğuna şüphe yok.
Kim ne derse desin bu durumun başkaca hiçbir açıklaması olamaz.
Üstelik, hedef büyülten bir ülke olarak, bundan daha büyük engel yoktur.
Yaşlanan, buna karşın burnundan kıl aldırmayan özellikle Avrupa’da konuşlanan ülkelerin karşısına çıkmanın tek yolu, çok çalışmaktır.
Her alanda rasyonel adımlar atıp, geleceğe emin adımlarla ilerlemektir.
Bunun da temeli eğitimden geçtiğine göre, ülkemizin imkan ve şartlarıyla bağdaşan eğitim-öğretim sisteminin yürürlüğe konması, en akılcı yoldur.
Dolayısıyla, gelinen nokta itibariyle sıkıntılı bir kurum olarak yer eden Milli Eğitim Bakanlığına çok önemli görevler düştüğü kaçınılmazdır.
Aksi bir durumda, önemli sorunlarla yüz yüze gelineceği kaçınılmazdır.
Üstelik hızla artan nüfusumuz ortada iken.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Mugla Haber Gazetesi - Atilla Taha