Muhabir: Özlem Arslan
Köyceğiz Gölü’nün üzerinde yükselen Ölemez Dağı, adını nereden aldığı bilinmeyen ancak hakkında sayısız rivayet bulunan bir zirve. Bölge halkına göre dağın hikâyesi yalnızca bir efsaneden ibaret değil; geçmişten bugüne taşınan bir yaşam kültürünün de parçası.
Bu hikâyeyi, yıllardır aynı topraklarda yaşayan Durdu Çetin Nine anlattı.
Durdu Çetin Nine’ye göre geçmişte çevre köylerden insanlar dağın eteklerindeki şifalı sulara ve kaplıcalara gelirdi. Günlerce burada kalan hastaların kendilerini daha iyi hissettikleri konuşulurken, bölgenin ünü zamanla çevre illere kadar yayıldı.
“Eskiler buranın suyunun da havasının da insana iyi geldiğini söylerdi” diyen Durdu Çetin Nine, “Şifa bulanlar köylerine dönünce herkes bu dağdan bahsetmeye başlamış. Sonra da ‘Buraya gelen ölmez’ sözü ortaya çıkmış” dedi.
Yörede en çok anlatılan rivayetlerden biri ise Lokman Hekim’e dayanıyor. Anlatılanlara göre şifalı bitkiler arayan Lokman Hekim’in yolu Köyceğiz’e düşüyor. Zirveye çıkan Lokman Hekim, gölü, ormanları ve ovayı seyrederken gördüğü manzaradan etkileniyor. Rivayete göre o gün söylediği söz, dağın kaderini belirliyor:
“İnsan burada istese de ölmez.”
Durdu Çetin Nine, çocukluğundan beri bu hikâyeyi duyduğunu belirterek, “Gerçek mi bilinmez ama bizim büyüklerimiz hep böyle anlatırdı. Bu dağın adı boşuna konmadı derlerdi” ifadelerini kullandı.
Bugün doğa severlerin uğrak noktalarından biri olan Ölemez Dağı, ziyaretçilerine sadece eşsiz bir manzara sunmuyor. Aynı zamanda Köyceğiz’in kültürel hafızasında yaşayan, şifa ve umutla özdeşleşmiş bir efsanenin izlerini de taşıyor.
Geçen yıl Yılmaz Erdoğan’ın milyonlara taşıdığı hikâye, aslında Köyceğiz’de çok daha eski. Ve aradan geçen onca yıla rağmen bölgede yaşayanlar hâlâ aynı cümleyi kuruyor:
“Bu dağın adı boşuna Ölemez değil.”