Birçoğumuz, gündelik sorunlar ve dertler içerisinde kendimizi zaman zaman yetersiz ve değersiz hissederiz. Arkadaşlarımızın, komşularımızın ve akrabalarımızın hayatlarıyla kendi hayatımızı kıyaslar ve onların bizden daha iyi olduğu yanılgısına kapılırız. Oysa hayatın bütününe baktığımızda kimse kimseden ne daha iyi ne de daha kötüdür. Herkesin bir oluş durumu ve kendi yaşantısı içerisinde bir hayat dinamiği vardır. Hayatın bütünlüğü içinde herkes, olması gerektiği gibi değerli ve yeterlidir.
İnsanlarla kendimizi kıyaslarken büyük bir yanılgıya düşeriz. Bu yanılgı; karşımızdaki kişinin hayatının derinliklerini bilmememizden ve kendi yaşantımızı gerçek anlamda gözlemleyemememizden kaynaklanır.
Örneğin, sizden çok daha zengin bir kişiyle kendinizi kıyasladınız. Sonrasında “Ben neden öyle değilim? Ben de öyle olsaydım şöyle olurdu, böyle olurdu.” gibi düşüncelerle bu fikri beslediniz, büyüttünüz ve güçlendirdiniz. En sonunda ise kendinizi çok aşağıda, karşınızdaki kişiyi de çok üst bir değerde konumlandırdınız. Peki gerçekten o kişinin nasıl zengin olduğunu biliyor musunuz? Ya da siz bu zenginliğe ulaşabilecek bir hayat yaşadınız mı? Sizi bugüne getiren yaşam koşulları ve değerleriniz nelerdir?
Bu soruları kendinize sormadan bu tür yargılara varmak, sizi hatalı düşünce kalıplarına sürükler. Üstelik belki de o zengin kişi kendini sizden daha eksik hissediyordur. Belki de onun, sizin sahip olduğunuz gibi sıcak bir ailesi yoktur.
Hayatın bütününü görebildiğinizde, her şeyin olması gerektiği gibi olduğunu fark edersiniz. Kendi içsel bütünlüğünüzü de gördüğünüzde, kendinizin aslında ne kadar değerli ve yeterli olduğunu anlayabilirsiniz.
Her anne için kendi çocuğu en iyi, en güzel ve en mükemmel olandır. Çünkü o, onun çocuğudur. Hatta bir anneye, kendi çocuğundan daha sevimli, daha kibar ve daha söz dinleyen bir çocukla değişim teklif edilse, bunu asla kabul etmez. Bizler de hayatımızı aynı şekilde kabul edip gözlemleyebilmeliyiz. Hayatın bütünü içerisinde her şeyin olması gerektiği gibi olduğunu anlayış içerisinde kabul etmeliyiz.