KESKİN: “MUTANT VİRÜSÜN BULAŞI DAHA FAZLA”

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doktor Sibel Barut Keskin, coronavirüsden sonra ülkemizde görülen mutasyonlu virüs hakkında gazetemize değerlendirmede bulunarak, alınması gereken önlemleri söyledi. Dr. Keskin, “Salgınla mücadelede...

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doktor Sibel Barut Keskin, coronavirüsden sonra ülkemizde görülen mutasyonlu virüs hakkında gazetemize değerlendirmede bulunarak, alınması gereken önlemleri söyledi. Dr. Keskin, “Salgınla mücadelede önemli olan, uygulanacak tedavilerin ve alınacak önlemlerin yeni mutant virüslere göre adapte edilmesidir. “Mutant virüsün bulaşı daha fazla” dedi.

Sinem Karakaya

Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıktıktan sonra kısa sürede tüm dünyaya yayılan Coronavirüs mutasyona uğramaya devam ediyor. Türkiye'de de mutasyonlu virüsün görülmesinin ardından özellikle mutasyonun etkileri ve semptomları ilgili ilgili yapılan değerlendirmelere gözler çevrildi.

Coronavirüs mutasyonu ve mutasyonlu virüsün belirtileri son gelişmeler ile takip ediliyor. Uzmanlara göre, mutasyonlu Coronavirüsün belirtilerinde öksürük ve solunum semptomları daha fazla görülüyor.

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Sibel Barut Keskin, “Mutant virüslerin şu ana kadar hastalığın şiddetinde veya seyrinde değişiklik yaptığına dair net veriler olmamakla birlikte, bulaştırıcılığın daha fazla olduğu saptanmıştır” şeklinde konuştu.

Gazetemize değerlendirme yapan Dr. Keskin, şunları söyledi:

“Önce mutasyon ne demek ona değinelim; Virüs kendi kopyasını yaparak çoğalır, fakat bazı kopyalar hatalı çıkar, buna da mutasyon denir. Hatalı kopya, orijinal virüse göre bir üstünlük sağlıyorsa buna mutant virüs denir. Mutant virüs genellikle daha çabuk çoğalır. Virüsün varlığını sürdürebilmesi için yaşayabileceği bir canlıya yani bize ihtiyacı vardır. Virüs bulaştırdığı insanların çoğunu kısa sürede öldürürse, başka insanlara bulaş olması için yeterli zaman olmaz ve virüs yaşayabilmek için canlı bulamazsa ölür. Nitekim yıllar önce yaşadığımız diğer Coronavirüs salgınları olan Mers ve Sars’da hastalığa yakalananların önemli bir kısmının kısa sürede ölmesi nedeniyle salgın bir süre sonra kendiliğinden sonlanmıştır. Sars Cov-2 olarak adlandırılan şu anki Coronavirüs; öncekilerin aksine erken öldürmeyen bir virüstür. Hasta kişide belirtiler ortaya çıkmadan günler önce dahi bulaşabiliyor ve ölüm olsa bile daha uzun sürede gerçekleşiyor. Böylelikle virüs yaşamak için diğer insanlara bulaşacak daha fazla zamana sahip oluyor ve bu da virüsün yaşama şansını arttırıyor.”

“KAPALI SALON TOPLANTILARI VAKA SAYILARIMIZI TEKRAR ARTTIRDI”

Kapalı salonlarda yapılan toplantıların vaka sayılarındaki artışı yeniden yükselttiğini söyleyen Dr. Keskin, “Mutant virüslerin ülkemizde de görülmesi, Ocak başında vakalardaki azalmanın yarattığı rehavet ve özellikle yüzlerce, binlerce kişinin katıldığı kapalı salon toplantıları olmak üzere kapalı ortamlarda toplanmalar sonucu vaka sayılarımız tekrar artışa geçmeye başladı. Mutant virüslerin şu ana kadar hastalığın şiddetinde veya seyrinde değişiklik yaptığına dair net veriler olmamakla birlikte, bulaştırıcılığın daha fazla olduğu saptanmıştır” dedi.

“ÜLKEMİZ AŞILAMADA YÜZDE 5’İN ALTINDA”

Aşının önemine değinen Dr. Sibel Keskin, “Bu virüsün yayılımının azalması ve salgının zayıflaması için nüfusun en az yüzde 65-70’inin hastalığı geçirmesi veya aşılanması gerekmektedir. Şu ana kadar nüfusunun yüzde 60’ını en az bir doz, yüzde 30’a yakınını ise iki doz aşılayan İsrail bu bulaş riskini en aza indirmeyi başarabilmiş ülkelerden biridir. Aşılanma ile İsrail’deki vaka sayısındaki düşüş diğer ülkeler için de umut vericidir. İsrail’de 60 yaş üstü kişilerin %90’ına mRNA aşısı yapılmış ve bunlarda Covıd- 19 sıklığı aşılama ile oranlı olarak %94 azalmıştır.  Ülkemiz ise maalesef aşılamada henüz yüzde 5’in altındadır. Şu ana kadar nüfusumuzun sadece yüzde 0.54’ü çift doz aşı yapılabilmiştir” şeklinde konuştu.

“ÜLKE OLARAK AŞILANMA ORANIMIZI HIZLA YÜKSELTMELİYİZ”

“Pandemi bitmeden, bitmiş gibi düşünmek yanlış” diyen Keskin, “Yapılması gereken, ülkemizde daha önce yapıldığı gibi pandemi bitmeden pandemi bitmiş gibi düşünmemek, aşılamanın yaygın şekilde yapılamadığı bizim gibi ülkelerde gevşemeye gitmemektir. Evet, pandemide tünelin ucunda bir ışık var ancak bu ışığa ulaşmak için halen kat etmemiz gereken çok uzun bir yol da var. Bu mutant virüsle salgınla baş edebilmemiz için; ülke olarak aşılanma oranımızı hızla yükseltmeliyiz. Hiçbir şekilde rehavete kapılmadan bilimin ışığında süreci yönetmeliyiz. Başta kapalı salon toplantıları ve kalabalık cenazeler olmak üzere kalabalık ortamlarda bulunmamalıyız. Maske takmaya her zamankinden daha çok dikkat etmeliyiz, hatta kapalı ortamlarda bulaşıcılığı azaltmak için çift kat maske kullanmayı da düşünmeliyiz” şeklinde konuştu.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Muğla Haberleri