BÜTÜN İNSANLIĞIN TABİATA VE ÇEVREYE KARŞI SORUMLULUĞU

Yüce Allah’ın bizlere lütfettiği sayısız nimetlerden biride dünyamızı adeta bir cennet gibi süsleyen yeşil alanlar, ağaçlar ve dallarında kuşların ötüştüğü ormanlardır. Bizlerin havaya, suya, ve gıdaya ne kadar ihtiyacımız...

Yüce Allah’ın bizlere lütfettiği sayısız nimetlerden biride dünyamızı adeta bir cennet gibi süsleyen yeşil alanlar, ağaçlar ve dallarında kuşların ötüştüğü ormanlardır. Bizlerin havaya, suya, ve gıdaya ne kadar ihtiyacımız var ise, bir o kadarda ağaçlara ve ormanlara ihtiyacımız var olduğu gibi bunlara muhtacız’da.

Bu sene zarar verdiğimiz yemyeşil ormanlara, ormanlardaki hayvanlara ve tabiata hepsi insan eli olmasada çoğunluğunun insanların verdiği zarar bize kötülük olarak yeterde artar bile, bizler inanan insanlar olarak yaptığımız bu fenalıktan ve kötülükten dolayı Allah’a nasıl hesap vereceğiz onu düşünmeliyiz.

Yüce Allah ayeti Kerimede mealen , “ O (Allah) gökten sizin için su indirendir. İçilecek su ondandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkilerde onunla meydana gelir. Allah, o su ile size ekin, zeytin, hurma ağaçları , üzümler ve her türlü meyvelerden bitirir. Elbette bunda düşünen bir kavim için ibret vardır. “ buyurarak, dikkatimizi suya, meyvelere, bitkilere, ağaçlara ve ormanlara çekmekte, bu nimetler üzerinde düşünmemizi istemektedir.

Ağaçlar ve ormanlar bir ülkenin zenginlik kaynağıdır. Teneffüs ettiğimiz havadan içtiğimiz suya, okuduğumuz kitaptan yazdığımız kaleme kadar bir çok alanda ağacın, ormanın , yeşilliğin resmini ve varlığını görüyoruz. Toprağın erozyon yoluyla denizlere akmasını ve sürüklenmesini ormanlar önler. Ormansız ve ağaçsız yerlerde şiddetli yağmur sebebiyle mal ve can kayıpları meydana geldiği vakidir.

Ormanlar ve yeşillikler İlahi kudretin her an dile geldiği yerlerdir.İlkbahar , yeniden diriliş ve yepyeni bir hayatın başlangıcını dile getirmektedir. Rengarenk çiçekleri , yeşillikleri tertemiz havası , suyu, cıvıl cıvıl öten kuşlarıyla tabiat, ormanlarımız ve bu güzellikler ruhumuzu dinlendirmektedir. Kuruyan otları , sararan ve yere dökülen yapraklarıyla sonbaharda bizlere ölümü yegane dile gelip hatırlatmaktadır.

Dinimiz İslam bizlerin yegane görevi olan yeryüzünün imarını dolayısıyla tabiatın ve ormanın korunmasını istemiş, ağaç dikmeyi ve ekin ekmeyi sadaka i cariye olarak kabul etmiştir. Peygamberimiz (s a v ) “ Müslüman, bir ağaç diker o ağaçtan insan , hayvan veya kuş istifade ederse bu , kıyamet gününe kadar o kimse için sadaka olur. “ buyurarak konunun önemini dikkat çekmektedir.

Dinimiz İslam ağaç dikmeyi , yeşil alanları çoğaltıp ve artırıp korumayı bu kadar önem vermiş ve teşvik etmesine rağmen, Müslümanların köy kasaba ve şehirlerini ağaçtan, ormanlardan ve yeşillik alanlardan yoksun bırakılmalarını , hatta mevcut var olanları kesip yok etmelerini birer insan olarak anlamak mümkün değildir.

Allah bizleri yaratılış gayemizden biri olarak bu dünyayı imar etmek bozulanları tamir etme gibi bir görev vermişken insan eliyle ormanların, tabiatın zarar ve ziyana uğraması elbette bizler için düşündürücüdür. Müslüman hayatının tamamını İlahi iradeye uygun olarak hareket etmeye çalışmalı ki Allah’a , insanlara ,canlılara, tabiat ve çevreye karşı dinimizin emrettiği görev ve sorumluluklarını yerine getirmenin bir ibadet olduğunu asla ve katiyyen unutmamalıdır.

Bu itibarla , yeşil alanların çoğaltılmasına , ağaç ve ormanların korunmasına özen göstermeliyiz. Cennet vatanımızın çölleşmesine seyirci kalmayalım. Sahip olduğumuz maddi ve manevi bütün değerlerin Allah’ımız tarafından bize birer emanet olarak verildiğini ve bütün nimetlerden hesaba çekileceğimizi unutmayalım .

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Muğla Haberleri