Huzur ve Güven Partisi Genel Başkan Yardımcısı İsmail Baykal, tarım sektörünün yaşadığı ekonomik sıkıntılara ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. Özellikle zeytin, üzüm ve buğday üreticilerinin artan girdi maliyetleri, borç yükü ve ürün fiyatlarındaki belirsizlik nedeniyle zorlandığını savunan Baykal, Türkiye'nin tarımsal üretimde dışa bağımlılığını azaltacak kapsamlı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
“Üretici maliyet kıskacında”
Mazot, gübre, tarım ilaçları ve sulama elektriğindeki fiyat artışlarının üreticinin maliyetlerini yükselttiğini ifade eden Baykal, çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını dile getirdi. Üreticinin ürününü düşük fiyatlarla satmak zorunda kaldığını, tüketicinin ise aynı ürünlere yüksek fiyatlarla ulaşabildiğini belirten Baykal, aracıların oluşturduğu maliyet zincirinin yeniden düzenlenmesini istedi.
Tarımda maliyetlerin düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Baykal, tarımsal üretimde kullanılan mazottan ÖTV ve KDV'nin kaldırılmasını önerdi. Gübre, tohum ve tarım ilaçlarının maliyetlerinin en az yüzde 50'sinin devlet tarafından karşılanmasını isteyen Baykal, sulamada kullanılan elektrik ve su tarifelerinde de indirim yapılması çağrısında bulundu.
Tarım Kanunu'nun 21'inci maddesinde öngörülen, gayrisafi millî hasılanın en az yüzde 1'i oranındaki tarımsal destekleme bütçesinin eksiksiz ayrılmasını isteyen Baykal, desteklerin hasat döneminden önce üreticiye ödenmesi gerektiğini kaydetti.
Zeytin, üzüm ve buğdaya yüzde 25 kâr önerisi
Milas ekonomisinin önemli geçim kaynaklarından biri olan zeytinciliğe de dikkat çeken Baykal, buğday, üzüm ve zeytin gibi stratejik ürünlerde taban fiyatların hasat öncesinde açıklanmasını istedi. Ürün fiyatlarının gerçek üretim maliyetleri üzerine en az yüzde 25 kâr payı eklenerek belirlenmesini öneren Baykal, Toprak Mahsulleri Ofisi ve TARİŞ gibi kuruluşların piyasada daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini savundu.
Çiftçi borçları için faizlerin silinmesini istedi
Çiftçilerin borç yükünün hafifletilmesi gerektiğini belirten Baykal, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan tarımsal kredi borçlarının faizlerinin silinmesini, ana para ödemelerinin ise faizsiz şekilde ertelenmesini talep etti.
Üretim sezonu ve hasat dönemlerinde çiftçilerin traktör, toprak, ahır ve diğer üretim araçlarına yönelik haciz işlemlerinin yasal düzenlemeyle durdurulmasını öneren Baykal, yerli üreticinin korunması amacıyla hasat dönemlerinde tarım ürünleri ithalatının durdurulması ve gümrük vergilerinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
Kooperatifleşme ve doğrudan satış vurgusu
Üreticilerin pazarlama süreçlerinde güçlendirilmesi gerektiğini belirten Baykal, ürünlerin aracısız şekilde tüketiciye ulaştırılabileceği yerel ve dijital pazar ağlarının kurulmasını önerdi. Kooperatiflere vergi muafiyeti getirilmesini isteyen Baykal; zeytin işleme tesisleri, üzüm paketleme işletmeleri, soğuk hava depoları ve entegre üretim tesislerine yönelik devlet desteklerinin artırılması çağrısında bulundu.
Hal Yasası'nın da yeniden ele alınması gerektiğini kaydeden Baykal, iklim değişikliği, kuraklık ve bölgesel üretim koşullarının dikkate alındığı havza bazlı üretim planlamasının önemine dikkat çekti.
“Millî tarım seferberliği acilen başlatılmalı”
Tarımın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda millî güvenlik ve gıda güvenliği açısından da stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Baykal, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Toprağı işleyen çiftçi yeniden milletin efendisi kılınmadıkça, bu ülkede ne gıda enflasyonu düşer ne de tarımsal bağımsızlık sağlanır. Çiftçimizin refahını yükseltmek bir lütuf veya sosyal yardım değil; bu ülkenin geleceğini, aşını ve toprağını güvence altına alma mücadelesidir.”
Üreticiyi koruyan yeni bir tarım anlayışına ihtiyaç olduğunu belirten Baykal, hükümete yönelik çağrısını, “Günümüzün üreticiyi cezalandıran, ithalatı ödüllendiren politikalarından derhal vazgeçilmeli; üreteni koruyan, maliyeti düşüren ve emeğin karşılığını tam veren bir Millî Tarım Seferberliği acilen başlatılmalıdır” sözleriyle tamamladı.
Baykal, Huzur ve Güven Partisi olarak çiftçilerin, üreticilerin ve vatandaşların yaşadığı sorunların takipçisi olacaklarını bildirdi.