Herkesi derinden etkileyen Özgecan Aslan’ın vahşice öldürülmesinin ardından ülke genelinde tepkiler dinmiyor.
Konuyla ilgili ortak bir basın açıklaması yapan Muğla Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu ile Türkiye Barolar Birliği Kadın Komisyonu yargılama sürecinde davaya müdahil olup, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılması için elllerinden geleni yapacaklarını söylediler.
Kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin sebep ve sonuçlarını yıllardır defalarca dile getirdiklerini belirten Muğla Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu ile Türkiye Barolar Birliği Kadın Komisyonu bu konuda bir arpa yol alamadıklarını ifade ettiler.Her iki komisyon ortaklaşa yaptıkları açıklamada şu görüş ve düşüncelere yer verdi:
“Aile içinde kadın ve erkeğe biçilmiş kalıplarla ve kadını birey olarak görmeyen anlayışla yetişen çocuklar, yaşamı boyunca şiddet uygulamaya eğilimli olmaktadırlar. Bu kısır döngüyü durdurmak için şiddetle mücadelede kararlı bir devlet politikasına ihtiyaç vardır. Bunun için devletimiz çağdaş bir sosyal devlet olmanın gereğini yerine getirmeli, bu konuda gerekli olan hassasiyeti göstererek, eğitim çalışmaları ve yasal düzenlemeleri yapmalıdır.
Kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığın sona erdirilmesi için ; Devletin kadınlara yönelik her türlü şiddet eylemini açık bir şekilde kınamasını, aile içi şiddeti ve genel olarak kadın ve çocuklara yönelik şiddeti önlemek için kampanyalar, ana-baba eğitim programları başlatılmasını; evde, sokakta, işyerinde yaşanan kadına yönelik şiddetin sorumlularının yargılanmasını ve caydırıcı yasal tedbirler alınmasını, öldürülen ya da şiddet uğrayan kadınların; giydikleri elbiselerin rengi, makyaj yapmaları, evlerine bir saat geç gelmeleri, cep telefonuyla sıkça konuşması gibi nedenler tahrik sayılarak büyük ceza indirimleri uygulanmaktadır. Toplumun en savunmasız kesimi olan kadın ve çocukların yaşam hakkına yönelen suçlarda ceza indirimi uygulanmamasını istiyoruz.
Senin ve senin gibi pek çok kadının hayatta kalmasını sağlayamadığımız, hak ettiğiniz gibi özgür ve güven içinde yaşatamadığımız için özür dileriz Özgecan. En azından Yargılama sürecinde davaya müdahil olup, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılması için elimizden geleni yapacağız. Başka Özgecanlar güvende yaşasın ve canından olmasın diye, “Kadının İnsan Hakları” mücadelemiz kadın cinayetleri ve şiddet son bulana kadar devam edecektir. Biz susmayacağız söz veriyoruz.”