Son güncellenme :11.05.2020 15:57

Anasayfa > Muğla, Yazarlar > RAMAZANI ANLAMAYA ÇALIŞAN ÇOCUK!

11.05.2020 Pts, 15:57

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla ! En büyük özelliği oruç olan Ramazan ayının ortalarına gelmiş bulunmaktayız. Koronavirüs covid-19 salgın hastalığı nedeniyle bu yıl Ramazan ayında evlerimizdeyiz. Okullar kapalı olduğu için çocuklarımız eğitimlerini televizyondan ve internetten üzerinden yapmaktalar. Bizler çocuklarımızın hem maddi hem manevi eğitiminden sorumluyuz ve ramazan ayı çocuklara irade eğirmi kazandırmak için önemli bir imkândır. Diyorum ki, Müslüman Anne babalar olarak çocuklarımız ile ailecek evlerimizde geçirdiğimiz bu Ramazan ayını manevi eğitim açısından da Ramazan mektebine dönüştürelim. Peygamberimiz (sav): “Hiçbir baba çocuğuna güzel ahlâktan daha hayırlı bir miras bırakmamıştır.” (Tirmizî, Birr, 33) buyurmuş ve atalarımız da “ağaç yaşken eğilir.” demişlerdir. Dinimize göre ibadet için akıl baliğ olma şartı aransa da, Kişiliğin oluşmaya başladığı küçük yaşlarda çocuklara ibadetlerin ve davranışların temeli bu dönemlerde atılır. Bu nedenle anne babalar olarak çocuklarımıza oruç tutmaya teşvik etmek ve onlara oruç tutmaya alıştırmak ebeveynlerin üzerine dini bir görevdir. Çocuklar için bir irade eğitimi olan oruca alıştırmak için onların bünyelerine uygun, dayanabilecekleri kadar tekne orucu dediğimiz oruçla oruca tutmaya başlatmak ve alıştırmak gerekir. Bir Anadolu geleneği olan tekne orucu; bütün gün oruç tutamayan çocukların, günün sadece bir bölümünü yani sahurdan başlayıp kaba kuşluğa kadar veya öğleye kadar oruç tutmalarıdır. Oruç tutmaya alıştıracağımız çocuklarımızı önce orucun fazileti konusunda bilgilendirmeli ve orucun sadece Allah için tutulan değerli bir ibadet olduğu konusunda bilinçlendirmeliyiz. Geçmiş yıllarda Ramazan ayı yaz aylarına denk geldiğinden yazın camiye Kur’an kursuna gelen öğrencilere orucu anlatırken onlara, orucu sevmelerine ve anlamalarına katkı sağlayan; küçük bir çocuğun zihninde canlandırdığı Ramazan, oruç, imsak, sahur, iftar, teravih, arefe, bayram gibi kavramları anlatan çok güzel bir hikayeyi bu yazımızda aşağıda sizlerle paylaşmak istiyorum… KÜÇÜK BİR ÇOCUĞUN RAMAZAN GÜNLÜĞÜ Ramazan 1 Bugün evde bir acayiplik var. Herkes sessizce işine okuluna gidiyor. Annem “Zeynep hadi sana kahvaltı hazırlayalım” dedi. Kimse yemek yemiyor, su içmiyor. Ablam bile! Ramazan 2 Önce diyet yaptıklarını sanmıştım. İzledim hepsini. Akşama doğru hepsi sessizleşiyor. Sofrayı hazırlayıp ezanı bekliyor. Onları böyle seyretmek, öyle hoş ki. Başka zaman, susmak bilmeyen ablamın bu hali içten içe güldürüyor beni. Ama gülmeye cesâretim yok. Ramazan 9 “Niye böyle yapıyorlar?”Ablama sordum, “Büyüyünce anlarsın” dedi. Zaten başka ne der ki… Anneme sordum, “Ramazan” dedi. Babama sorum, “Oruç” dedi Ramazan 11 Bu “Ramazan” ve “Oruç” isimli iki kişi, Bizimkilere yeme içme yasağı koymuş demek. Arkadaşım Fatma’ya sordum. Onun ailesinde gündüzleri yemek yemiyor, su içmiyormuş. Ramazan 14 Kaşık, çatal sesleri, konuşmalar duydum Uyandım.. Babama haber vermeye koştum, yatağında yok! Çaresiz, huysuz ablamın yanına koştum O da yok! Korkmadım, Ben bu hırsızların hakkından gelirim! Dedim. Aldım elime paspasın sapını, aniden açtım mutfak kapısını. Sopamı havaya kaldırdım öylece kaldım oracıkta. Bizimkiler yemek yiyorlar! Vay uyanıklar. Gündüz Oruç ile Ramazan’dan korkup gece yemek yiyorlar. Bir de üstüne gülüyorlar… Korkaklar. Ramazan 17 Önceleri, Oruç ile Ramazan’ı bulup şikâyet etmeyi düşündüm. Fakat ablamın yemek yedikçe pamuk gibi yumuşadığını fark ettim. O zaman devam. Belli ki Oruç ve Ramazan iyi kalpli iki amca. Ramazan 19 Her gün bize beyaz başörtülü teyzeler geliyor. Oturup birlikte Kur’an okuyorlar. Her zamanki mobilyadan, gelinden, kaynanadan konuşmuyorlar. Ellerini açıp herkese dua ediyorlar. Sevim teyze de başını örtmüş. Çok da yakışmış. Ramazan 22 Her şey aynen devam ediyor. Televizyonlar bile uslu uslu konuşuyor. Hepsi akşam ezanı okunuyor. İftar iftar deyip bütün şehir birden yemeğe başlıyor. Ne hoş.. Ramazan 24 Oruç’u merek ediyorum. Geçen gün Ayşe teyzem Annemle konuşuyorlardı. Şöyle yaparsam Oruç bozulur mu? Yok, böyle olursa Oruç kaçar mı? Demek ki Oruç, çok duygulu birisi İnsanlar kötü şey yapınca bozuluyor. Kötülüğü gördüğü yerden kaçıyor. Oruç’u ve Ramazan’ı artık iyice merak ediyorum. Onlarla tanışmaya can atıyorum. Ramazan 25 Bu gülerde herkes Kadir gecesinden bahsediyor. Şimdiye kadar gecesi olan bir adam göremedim. Bu Kadir de kim? Bin aydan hayırlı gecesi varmış. O gece uyumamak, namaz kılmak, Kur’an okumak önemliymiş. Ramazan 26 İftarı çok sevdim. Akşam yemek yemeğe iftar diyorlar. Gece yemek yemeni adı da Sahur. İftar sonrası eğlenceler oluyor. Babam camilere götürüyor bizi. Herkes sokaklarda, camilerde, neşe içinde. Ramazan 28 Merak içinde beklerken uyuya kaldım. Kadir, gecesiyle gelmiş gitmiş. Ben göremedim. Anlayamıyorum. Bu yüzden ağabeyimi çok özlüyorum. Ablama soru sormaya kalksam, bana doya doya gülüyor. Sonra da arkadaşlarına anlatıyor, birlikte gülüyorlar. Sinir oluyorum. Abım uzak bir şehirde üniversitede okuyor. “Abım ne zaman geliyor?” diye anneme soruyorum. “Bayram gelsin, o da gelecek” diyor. Oruç, Ramazan, gece gelen Kadir’den sonra şimdide bayram!… Soramıyorum “Bayram kim?”diye. Neden o gelmeden âbîm gelemiyor. Belkide ağabeyimin arkadaşıdır. Çok özledim ağabeyimi. Bayram’ı da alsın gelsin, tanışalım. Ramazan 29\Arife Sonunda bir hanım ismi duydum. Arife diyemiyorlar mı ne? Arife diyorlar. Niye Arife? “Arife” olması gerekmiyor mu? Yengemin adı gibi yani… “Arife geliyor, daha temizliği bitirmedik.” diyor annem. Demek ki arife teyze çok titiz. İyice telaşlandılar. Bir bayram diyorlar, bir arife, harıl harıl çalışıyorlar. Temizlik yapılıyor. Yemekler hazırlanılıyor. Anneme “bayram ne zaman gelecek?”dedim,”arife’den sonra “ dedi. Demek ki bayram ile arife evli değil. Akrabada değil. Kafam karma karışık. Salih abım bir gelse de her şeyi bana anlatsa. Ve Bayram geldi! Sabah kalktığımda, herkesi kahvaltıda yakaladım!. Oruç öldü herhalde diye düşündüm. Gece abım gelmiş. Sevinçten haykırdım. Çok özlemişiz birbirimizi. Bütün olanı biteni bir güzel anlattım ağabeyime Yüzüme bakarken, bana tebessüm ettiğini gördüm. Ablama sormamakla ne iyi ettiğimi anladım. Abımın tebessüm ettiği yerde, Ablam kahkaha atar. Ağabeyime küser gibi yaptım, hemen gönlümü aldı. Bana her şeyi baştan anlattı, bu sefer de ben gülmeye başladım. **** Ağabeyimden söz aldım, Kimseye anlatmayacak, konuştuklarımızı yazmak için izin istedi. Bende verdim. Ramazan günlüğü işte böyle ortaya çıktı. Abım buna bir de isim buldu: 5 yaş Sendromu. Sendromu anlamadım. Ama olsun, ağabeyime güveniyorum. Gerçi ablam göre 4 yaşındayım. Annem 5 yaşında olduğumu söylüyor. Babam daha 4 yaşından gün almadı diyor. Abım bu konu beni aşar diyor. Bayramı çok sevdim. Ama ablam tekrar o sinirli haline dönecek diye, Ramazanın gidişine çok üzüldüm. Bizim için her gün Ramazan olsa!… Ne iyi olur… Not: Ramazan ve Oruç Rehberi Mehmed TALÜ s:16’den alınmıştır. Bu vesileyle Şu mübarek ayda Rabbim Tuttuğumuz oruçlarımızı kabul etsin. İçinde bulunduğumuz Ramazan ayının bu salgın hastalıktan bir an önce kurtuluşumuza vesile olmasını, Sıkıntılı günleri geride bırakıp sevdiklerimizle beraber sağlık ve huzur içinde bayrama kavuşmayı nasip eylesin. Hayırlı Ramazanlar hayırlı Cumalar! Selam ve Dua ile…

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.