Son güncellenme :08.05.2020 17:46

Anasayfa > Muğla, Yazarlar > ONBİR AYIN SULTANI RAMAZAN AYININ FAZİLETLERİ

08.05.2020 Cum, 17:46

 

 

Bizleri ve bütün mevcudatı yoktan var eden varlığından haberdar eden, lütfettiği İslam nimetinden dolayı alemlerin Rabbine sonsuz hamd olsun. Allah’ın selamı siz okurlarımızın ve tüm inananların üzerinize olsun

Cumanız Mübarek olsun. 

 

  Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla !        

 

Üç ayların sonuncusu olan ve dinimizde ayrı bir öneme sahip Ramazan ayına diğer ramazanlardan farklı olarak mahzun bir şekilde girmiş bulunmaktayız. Çünkü koronavirüs covid-19 salgın hastalığı nedeniyle camilerde toplu olarak cemaatle yaptığımız Cuma namazlarından, teravih namazlarından, mukabelelerden, vaaz ve sohbetlerden mahrum bir şekilde Camiden, cemaatten uzak kalmamızın hüznü ile mahzun bir ramazan ayı geçireceğiz.

Eski ramazanların manevi ikliminden uzak evlerimizde geçireceğimiz ve halkımız arasında on bir ayın sultanı olarak bilinen ramazan ayı, Müslümanların büyük bir sevinç ve hasretle beklediği ve en fazla değer verdiği bir aydır.

Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan ramazan ayı öyle faziletli bir aydır ki; içinde bin aydan daha hayırlı olan kadir gecesinin bulunduğu, müminlere rahmet ve bütün insanlığa hidayet olan Kur’an’ı Kerim’in indirilmeye başlandığı bir aydır.

Rabbimiz Bakara suresi 185.ayet’de: “(o sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilileri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır.” buyurmuştur.

Ramazan ayı Müslümanların manevi hayatında çok özel bir yere sahiptir. Ramazan ayına duyulan saygıdan dolayı senede bir ay da olsa Müslümanlar, günahlardan uzak durarak dini hayatı yoğun bir şekilde yaşayıp, namaz, oruç, dua, zikir, Kur’an, hayır ve benzeri ibadetlerle geçirmelidir ki geçmiş günahlar bağışlansın.

Sevgili peygamberimiz (s.a.v.): “Kim Ramazan ayının faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek, Ramazan’ı ibadetle geçirirse geçmiş günahları bağışlanır.”1 buyurarak bu ayın önemini açıklamıştır.

Ramazan ayında biz Müslümanlara farz olan diğer bir ibadet oruç tutmaktır. Bedeni ibadetlerimizden olan oruç; hicretten bir buçuk yıl sonra farz kılınmış ve akıllı ergenlik çağına gelmiş, sağlığı yerinde kadın-erkek her Müslüman’a farzdır.

Oruç, Müslüman’ı sabretmeyi öğreten, vücuda sıhhat kazandıran, nefsi terbiye eden, ahlakı manevi bir olgunluğa ulaştıran bir irade eğitimidir. Rabbimiz bakara 183.ayet’i Kerimesin’de: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.”  buyurmuştur. Oruç perhiz için, zayıflamak için değil Allah’ın emri bir ibadet olduğu için tutulmalıdır. Böyle ibadet niyetiyle tutulan oruç kişiyi dünyada Allah’ın rahmetini kazandıracak ahirette de cennetle mükafatlandırılacaktır.

Oruç, sabahtan akşama kadar bir şey yiyip içmeden midenin aç kalması değil, bütün organlarımızla günahlardan uzak durarak, aslında ruhun sevaplara doymasıdır. Orucu diğer ibadetlerden ayıran en önemli özellik; Oruç tutmak gözle görünür bir ibadet olmadığından riya karışmayan ve kul ile Allah arasında olan bir ibadettir.

Bundan dolayı Cenab’ı Allah bir kutsi hadiste şöyle buyurmuştur: “Ademoğlunun her ameli(nin karşılığı) kat kat verilir. Bir iyiliği on katından yedi yüze kadar mükafatlandırılır. Yalnız  oruç hariç. O benim içindir. Çünkü oruçlu yemesini ve nefsani arzularını sırf benim için terk ediyor. Onun mükafatını ben veririm.” 2

Toplumun huzurunu tehtit eden suçların azaldığı, hayırların çok yapıldığı, yoksulların görüp gözetildiği, bir yardımlaşma ayı olan bu ayda; tutulan oruçlarla, coşkuyla kılınan teravih namazlarıyla, okunan mukabeleleriyle, iftar ve sahurlarıyla bir ibadet mevsimidir.

Ramazan ayının feyzini ve bereketini tam olarak hissetmek istiyorsak oruçlarımızı hakkını vererek tutmalı, namazlarımızı huşu içinde kılmalı, günah işlememek için her türlü çirkin söz ve kötü davranışlardan uzak durarak, evlerimizde bol bol tövbe edip kalbimizi kötü düşüncelerden, günahlardan temizlemeliyiz.

Yazımı sevgili peygamberimiz (s.a.v.)’ in şu hadisleri ile bitiriyorum: “Ramazan ayı gelince cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur.” 3

“Niyet ederek ve ecrini Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutan kişinin geçmiş günahları bağışlanır.” 4

BEYİN’E GIDA KALBE ŞİFA BİLGİ HAPI:

Bu korona virüs hastalığı, başımızdan hemen gidecek gibi gözükmüyor. Şartların normalleşmesi zaman alacak. “Madem Ramazan ayıda evdeyiz. Ramazan için iyi bir program yapalım. Mesela; Kur’an-ı Kerim-i lafzen ve meal olarak anlayarak okuyalım. Kur’an’ı Kerim’i okuyunca, son sayfasına “Okudum anladım, kabul ettim” diye yazalım, o gününü tarihini, adımızı soyadımızı yazıp imzalayalım. O kitap sizin imanınızın şahidi olsun. O kitap Allah’la sizin arasında bir sözleşme olsun! Allah sözünde durur. Biz de Allah’a verdiğimiz sözde duralım, O zaman göreceksiniz ki, Allah bizi her türlü fitneden koruyacaktır. Şeytan ve onun dostlarının tuzaklarını boşa çıkaracak ve kendi başlarına geçecektir. Çünkü Allah bizim ellerimizle zalimleri cezalandırmak ve mazlumlara yardım etmek istemektedir. (alıntı- Abdurrahman D.k.)

Bu vesileyle Şu mübarek ayda Rabbim sabrımızı artırsın. Tutacak olduğumuz oruçlarımızı kabul etsin. İdrak edeceğimiz Ramazan ayının bu salgın hastalıktan bir an önce kurtuluşumuza vesile olmasını, Sıkıntılı günleri geride bırakıp sevdiklerimizle beraber sağlık ve huzur içinde bayrama kavuşmayı nasip eylesin.

Ramazân ayının Gelişinin korona virüsün gidişine

Vesîle olması niyazıyla.

Hayırlı Ramazânlar!

 

Kaynak___

1 Buhari, İman, 37, I,14

2Müslim, sıyam, 30

3 Buhari, Savm, 5, II,227

4Buhari, Savm, 6,II, 228

 

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.