Muğla Haber Gazetesi

OKUR POSTASI! SORUN SÖYLEYELİM!

OKUR POSTASI! SORUN SÖYLEYELİM!
H. Kadir Ceylan
H. Kadir Ceylan( [email protected] )
22 Mayıs 2020 - 15:27

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla!
Evveli rahmet ortası mağfiret sonu cehennemden
kurtuluş olan Ramazan ayının son günlerine girmiş
bulunmaktayız. Önümüzdeki Pazar günü mübarek
Ramazan bayramı ve bayramdan önce yerine getirmemiz
gereken bazı mali ibadetlerimiz var. İşte bu bundan dolayı
halkımız arasında merak edilen ve çok sorulan bazı fıkhi
soruları cevaplandırmak istiyorum.
FITIR SADAKASI NEDİR VE NE ZAMAN VERİLİR?
Halk arasında fitre diye bilinen fıtır sadakası (sadaka-i
fıtır); insan olarak yaratılmanın ve Ramazan orucunu tutup
bayrama ulaşmanın bir şükrü olarak; dinen zengin olup
Ramazan ayının sonuna yetişen müslümanın, belirli
kimselere vermesi vacip olan bir sadakadır. Vacip oluşu,
sünnetle sabittir.
1
Kişi, kendisinin ve küçük çocuklarının fitrelerini vermekle
yükümlüdür. Hz. Peygamber, köle-hür, büyük-küçük,
kadın-erkek her müslümana fitrenin gerektiğini ifade
etmiştir.
2
Fıtır sadakasının vacip olma zamanı Ramazan bayramının
birinci günü olmakla birlikte, bayramdan önce de
verilebilir. Hatta bu daha faziletlidir. Bununla birlikte,
bayram günü veya daha sonra da verilebilir.
Ancak, bayram namazından önce verilmesi müstehap
kabul edilmiştir.
Fitrenin hedefi, bir fakirin içinde yaşadığı toplumun
hayat standardına göre bir günlük yiyeceğinin
karşılanması, böylece bayram sevincine iştirak etmesine
katkıda bulunmaktır. Günümüzde fıtır sadakası miktarının
belirlenmesinde, kişinin bir günlük (iki öğün) normal gıda
ihtiyacını karşılayacak miktarın ölçü alınması daha
uygundur. Kişi dinen zengin sayılanlara, usûlüne (anne,
baba, dedeler ve nineler), fürûuna (çocuk ve torunlar) ve
eşine fıtır sadakası veremez. Fitreler bir fakire
verilebileceği gibi, birkaç fakire de dağıtılabilir. Ancak bir
kişiye verilen miktar bir fitreden az olmamalıdır.
3
KİMLER FITIR SADAKASI VERMEKLE
YÜKÜMLÜDÜR?
Ramazan bayramına kavuşan, temel ihtiyaçlarının ve bir
yıllık borçlarının dışında nisap miktarı (80.18 gr. altın veya
bu değerde) mala sahip olan müslümanlar kendileri ve
velayetleri altındaki kişiler için fıtır sadakası vermekle
yükümlüdürler.
4
Ancak fıtır sadakası ile yükümlü olmak için bulunması
gereken nisap miktarı malın, “artıcı” özellikte olması ve
üzerinden “bir kameri yıl” geçmiş olması gerekmez.
Kişi kendisinin ve ergenlik çağına ulaşmamış çocuklarının
fitresini vermekle yükümlüdür.
5
Buna karşılık kişinin ana-babası, büyük çocukları, karısı,
kardeşleri ve diğer yakınları için fitre ödeme zorunluluğu
yoktur.
6 Fakat vekâletleri olmadığı hâlde bu kişiler için
ödeme yapsa geçerli olur.
Şâfiî mezhebine göre ise: fıtır sadakası vermek
“farz”dır ve bununla yükümlü olmak için nisap miktarı
mala sahip olmak şart değildir. Ayrıca varlıklı kimsenin
müslüman olan eşi, çocukları, ana-babası ve diğer
yakınları için de sadaka-i fıtır vermesi gerekir.
7
FITIR SADAKASI KİMLERE VERİLEBİLİR, KİMLERE
VERİLEMEZ?
Fıtır sadakası, kişinin bakmakla yükümlü olmadığı yoksul
müslümanlara verilir. Fıtır sadakası ve oruç fidyesini
vermek durumunda olan kimsenin bunlardan doğrudan ya
da dolaylı olarak yararlanmaması esastır. Zekât için de
aynı kural geçerlidir. Bu sebeple bir kimse zekâtını, fıtır
sadakasını ve fidyesini kendi usûl ve fürûuna veremez.
(Usûl, bir kimsenin anası, babası, dede ve nineleri; fürûu
ise; çocukları, torunları ve onların çocuklarıdır.) Ayrıca
eşler de birbirlerine zekât,fitre ve fidye veremez.
ÜVEY ANNE, ÜVEY BABA VE ÜVEY ÇOCUKLARA
ZEKÂT VERİLEBİLİR Mİ?
Üvey anne, üvey baba ve üvey çocuklara, fakir olmaları
hâlinde zekât verilebilir. Çünkü bunlarla zekâtı veren kişi
arasında usûl ve fürû ilişkisi olmadığı gibi, zekât veren
şahıs normal durumlarda bunlara bakmakla
yükümlü de değildir.
8
DAMAT VE GELİNE ZEKÂT VERİLEBİLİR Mİ?
Fakir olan damada ve geline zekât verilebilir. Çünkü
bunlarla zekâtı veren kişi arasında usûl ve fürû ilişkisi
olmadığı gibi, zekât veren şahıs bunlara bakmakla
yükümlü de değildir.
9
KAYINVALİDE VE KAYINPEDERE ZEKÂT
VERİLEBİLİR Mİ?
Fakir olan kayınvalide ve kayınpedere zekât verilebilir.
Çünkü bunlarla zekâtı veren kişi arasında usûl ve fürû
ilişkisi olmadığı gibi, zekât veren şahıs bunlara bakmakla
yükümlü de değildir.
FİDYE NEDİR, HANGİ DURUMLARDA GEREKİR?
Fidye, bir kimseyi bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak
için ödenen bedel demektir. Dinî bir terim olarak ise, oruç
ibadetinin eda edilememesi sebebiyle veya hac ibadetinin
edası sırasında işlenen birtakım kusurların giderilmesi için
ödenen maddi bedeli ifade eder. Kur’an-ı Kerim’de:
“Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir yoksul
doyumu fidye öder.” (Bakara, 2/184) buyrulmaktadır.
Buna göre ihtiyarlık ve şifa ümidi olmayan bir hastalık
sebebiyle oruç tutamayan kimse, daha sonra bu oruçları
kaza etme imkânı bulamazsa, her gününe karşılık bir fidye
öder.
10
Bir fidye, bir kişiyi bir gün doyuracak yiyecek miktarı veya
bunun ücretidir. Bu da “sadaka-i fıtır” ile aynı miktarı ifade
eder. Bu, fidyenin asgari ölçüsüdür.
KAYNAK:
1
-Buhârî, Zekât, 70-78; Müslim, Zekât, 12-16; Ebû Dâvûd, Zekât, 18;
İbn Mâce, Zekât, 21
2
-Ebû Dâvûd, Zekât, 20
3- Merğînânî, el-Hidâye, II, 224
4-Kâsânî, Bedâî’, II, 70, 72
5- Kâsânî, Bedâî’, II, 70
6
-Kâsânî, Bedâî’, II, 70, 72
7
-Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, I, 595; İbn Rüşd, Bidâye, I, 279-280
8
-İbnü’l-Hümâm, Feth, II, 275; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 172,
293
9
-İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 172, 293
10
-Serahsî, el-Mebsût, III, 100; İbn Kudâme, el-Muğnî, IV, 395-397
Din işleri Yüksek Kurulu Fetvaları

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Mugla Haber Gazetesi - Atilla Taha