Muğla Haber Gazetesi

OKUL ÖNCESİ ÇOCUĞUNUN MUTLULUĞU;

OKUL ÖNCESİ ÇOCUĞUNUN MUTLULUĞU;
Ertan Demir
Ertan Demir( [email protected] )
14 Ocak 2013 - 11:29

Çocuklar üç-dört yaşlarında genel kuralları öğrendilerse daha uyumlu bir döneme girerler. İki-üç yaşlar çocuğun disipline edilmesi gereken yaş­lardır. Disiplin, yaşamı kolaylaştıran kurallar bütünü olduğundan, kendisi ile ilgilenilen, sorularına cevap alan çocuklar ebeveynleri tarafından ko­nulan kurallara daha kolay uyum gösterir. Ancak, bu uyumun sağlanabil­mesinde anne-baba tutarlılığı çok önemlidir. Kurallar konulduktan sonra, annenin koyduğu kurala baba, babanın koyduğu kurala anne uymalıdır. Ebetteki kurallar, anne ve babanın ortak kararı olarak belirlenmelidir.
İki-üç yaşını kuralları öğrenerek geçiren çocuk üç-dört yaşlarda hayal dün­yasının genişlediği bir döneme girer. Bu dönemde eğitici ve eğlendirici kitaplar okunması, yaratıcı oyuncaklar alınması gelişimine olumlu katkılar verir. Dört-altı yaşlar yaratacılık dönemi olarak adlandırılır.
Çocukta resim yapma, bir çalgı aleti ile ilgilenme bu yaşlarda başlar. Oyun hamurları, su dolu kaplar, boyalar vb ile oynamak çocuğa büyük keyif verir. Mercimek, pirinç, fasulye gibi besinler oyun malzemesi olarak kullanılabilir. Çocuk bu malzemeleri avuçlamak, bir kaptan diğer kaba boşaltmak gibi hareketler­den çok hoşlanır.
Zaten hep söylediğimiz gibi bu gibi oyunları her ne kadar evde aile bireyleri olarak çocuklarla beraber oynasakta belli bir zaman sonra ona yetememeye başlayacağımızı kendimizde biliriz.
İşte o zaman okul öncesi eğitim kurumlarının ne derece önemli olduğunun farkına varırız fakat birçoğumuz bunu kabullenemeyiz bu yaşta çocuk okulamı gider kreşemi gider diyerek özellikle bu tepkileri Anneanne, Babaannelerden alırız ve kendimizi suçlu hissetmeye başlarız. Hepimizin çocuğu tabiî ki her şeyden daha kıymetlidir onları hele o yaşlardayken bir yerlere bırakmak özellikle anne için çok büyük suçluluk duygusudur.
Bunuda zaten çocuğunu kreşe başlatan bir anne veya babada çok rahatlıkla görebiliriz ki o suçluluk duygusuyla çocuğun her istediğini yapma her istediğini alma gibi yollarla affettirmeye çalışırlar. Buda okul öncesi dönemde ki öğretmenlerde en çok zorlanılan konulardan biridir.Bu dönemde okula başlayan (yani 24 aylıktan sonra) çocuklarda belli bir zaman sonra yani okuluna uyum sağladığı süreçten sonra ki dönem artık onun için hayatının en güzel günleri başlamış ilk öğretmeniyle tanışmış, ilk defa kendi yaşıtlarıyla dolu bir sınıfa girmiş, paylaşmayı öğrenmiş, beraber oynamayı öğrenmiş, kendi kendine yemek yemeye başlamış olduğu dop dolu bir döneme girmiştir.
Hayatımızın mutlaka bir döneminde (özellikle çalışan anneler için söylüyorum )çocuklarımızı bakıcılara teslim etmişizdir ki yeterki evde büyüsün sabah erken kalmak zorunda kalmasın diye. Benim de 2 çocuğum bakıcı teyzeleriyle büyüdü ( onlar ufakken henüz okul öncesi kurumlar olmadığı için ) bunu her zaman söylemişimdir. Allah benim çocuklarıma bakan teyzelerimizden razı olsun bizden daha iyi baktılar çocuklarımıza bir dedikleri iki olmadı kesinlikle yeri geldi bizi azarladılar bu çocuklara bakamıyorsunuz diye. Fakat bir de işin diğer yüzü var ki sosyalleşmeleri için paylaşmayı öğrenmeleri için mutlaka yaşıtlarının olduğu bir ortama mutlaka girmeleri gerekmekte. Çocuğu bu yaşında okula bıraktım diye suçluluk duygusuna kapılmamalı bilhassa mutlu olmalısınız ki inanın onlar okullarında sizin tahmin ettiğinizden çok daha mutlular…
Zaman varken şimdi hemen çocuklarınıza sımsıkı sarılıp öperek onun yüzüne SENİ SEVİYORUM deyin çünkü onların buna çok ihtiyaçları var…

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Mugla Haber Gazetesi - Atilla Taha