Muğla Haber Gazetesi

ÖĞRETMENE SEDAT ÖĞRETMENE SÜLEYMAN / MUSTAFA YILDIRIM

ÖĞRETMENE SEDAT ÖĞRETMENE SÜLEYMAN / MUSTAFA YILDIRIM
Mustafa Yıldırım( atillatahaa@gmail.com )
27 Mayıs 2021 - 17:25

Eskilerden hatırlayan vardır mutlaka. 90’lı yıllarda ilkokullarda sınıfta bir suç işlendiği zaman öğretmene bir öğretmene iki öğretmene üç diyerek sınıfın bütün çocukları suç işleyen çocuğa doğru bakarak bunları derdi ve sonrasında sonuç ne olurdu? Öğretmen sınıfa geldiği zaman suç işlemiş çocuğun suçu öğretmene söylenir ve suç cezasız kalır ve kapanır giderdi. Okuduğum yıllarda hatırlıyorum suç işlemekten kaçınırdım eğer bir suç işlediğim zaman öğretmenleri geçtim en üstteki müdüre kadar benim işlemiş olduğum suç iletilirdi. Önünü almasam belki milli eğitim bakanına kadar gidecek. Ama sınıf arkadaşlarım suç işlediği zaman ise öğretmene bir öğretmene iki denir ve olay kapanırdı. Bu yüzden geçmişimden bu yana suç işlemekten hep çekindim ve suç işlememeye karar verdim. Çünkü oradaki düzende suçta dahi adalet işlemiyordu. Kaldı ki haklı durumda adalet olsun. Eğer bir yerde suç var ise herkes için suçtur ve cezasını mutlaka görmelidir. Gelelim şimdi maalesef ki ülkemizin düştüğü adaletsizliğe. Son günlerde suç örgütü lideri denilen Sedat Peker bazı açıklamalarda bulundu.  Bu açıklamalar ülke genelinde bütün insanların dilinde, oturduğum kalktığım her yerde. İnsanlar, Sedat Peker’in açıklamalarını konuşuyor ve gelecek videoları merakla bekliyor. Kim haklı kim haksız şuanda kestirmek mümkün değil fakat ortada insanların kafasında birçok soru işaretleri kaldı bu soru işaretlerini kaldırmak elbette ki yargının yapması gereken bazı ithamlarla ilgili olarak siyasilerden önce harekete geçmeliydi. Suç işlenmiş ya da işlenmemiş İçişleri Bakanı Süleyman Soylu söylenenler karşısında haklı ise zaten haklı olduğu suçsuz olduğu ortaya çıkacaktır. Bunu ancak yargı yöntemi ile ortaya koyulması gerekirken birde bakıyoruz ki siyasi malzeme haline gelmiş öyle değildi de böyleydi diyerek gereksiz tartışmalar televizyon kanallarından izliyor ve görüyoruz peki bu iddialar yargı hukuk karşısında mı yapılmalı yoksa televizyon karşısında mı yapılmalı? Yoksa öğretmene bir öğretmene iki diyerek kapatılıp gidecek mi? Ya iddia eden kişi haklıysa bunun hesabını kim verecek. Halk adalete güveni sarsılmış durumda kimse bu konular ile ilgili olarak bir şey demeye çekiniyor ve korkuyor neden mi korkuyor eğer bir şeyler konuşursam FETÖ’den içeriye alırlar korkusunu yaşıyor. İnsanlar yerel gazete aboneliği dahi olmaya korkar hale gelmiş ya gazete sahibi FETÖ’cü çıkarsa diye, bir FETÖ kalıbı oluşmuş. Karşı çıkana soru sorana konuşana sesini yükseltene ‘FETÖ’cüsün’ hadi bakalım, bir gazeteci elbette ki soru soracak. Hem de öyle sorular soracak ki karşındaki kim olursa olsun şaşkına çevirecek ama günümüz gazeteciliği böyle değildir. Sorulacak sorular önceden ayarlanır cevapları hazırdır zaten ben bu duruma gazetecilik diyemiyorum. Medya yandaş olmuş yandaş RTÜK engelleri her yerde acayip soru soranlar ise demiş olduğum FETÖ kalıbı içine giriyor. Vatandaşları ürkütme operasyonu ile sindirmeye çalışmaktan başka bir şey değildir. Oysaki ülkemizde demokrasi naraları sözde ifade özgürlüğü var. Böyle bir şey olabilir mi? Hukuk nerede adalet nerede? Peki bu suç örgütü lideri denilen Sedat Peker bu yıl mı ortaya çıktı mademki suç örgütü lideriydi önceki yıllarda neredeydiniz mitinglerde Sedat Peker ile yan yana olurken neredeydiniz? O zaman suç örgütü değil miydi? Bir insan suç işlemiş olabilir geçmişi temiz olmaya bilir sabıkalı olabilir ama bu şu demek değildir onun sözünü dinlememek onu reddetmek nasıl olsa kirli işlerin adamı diyerek itelenemez dikkate alınmamazlık yapılamaz ya adam doğru söylüyor olabilir diyerek üzerine gidilmesi gerekir. Gerçek adalet budur. Adalet herkes için aynı olmalıdır kim suç işlemiş ise araştırılmalı ve gereken yapılmalıdır. Ben burada Sedat Peker haklıdır içişleri bakanı ve diğerleri suçludur demiyorum fakat adalet olacak ise herkes için olmalı ve halkın kafasını karıştıran durumlardan kurtarılması gerekli olduğunu düşünüyorum. Birinin işlediği suç müdüre giderken diğerinin suçu kapatılmaya çalışılıyor ise öğretmene bir öğretmene iki der dururuz. Ortaya atılan birçok iddia var harekete geçen yok maalesef.

Bir konuya daha değinmeden geçemeyeceğim yalan olan bir şey vardır oda siyasettir yani siyasetin işi ya ranttır ya da yalandır. Bizlere gerekli olan siyaset yalanı değil bizlere gerekli olan gerçektir ve herkese eşit adalettir. Etrafımızda görüyoruz bir çok kişi siyasete girmezden önce meteliğe kurşun atıyor ama siyasete girdikten sonra metelik ona kurşun atıyor bu rant siyaseti halkı düşünen bir siyaset değildir. Siyasete inanmayın siyaset sürekli sizlere yalan söyler bugün bir bakmışsınız birbirlerini yerler ama yarın kanka olurlar. Siyasetin işi bu kadardır. İnsan kandırmaktan başka bir işi olmayan siyaset halkın yararına olan bir şey değildir. Memleket ve halkın yararına olan tek şey gerçekçiliktir ve herkese eşit adalettir. Adalet olmadan siyaset ile ülke yönetimi olamaz sürekli sorunlar ile boğuşur kalırız. Sen oncusun sen buncusun muhabbetine girer durur bu devran hep böyle devam eder. Eğer gerçek adalet aranıyor ise kitabımız Kur’an-ı Kerim’e bakmak yeterlidir. Gerçi kutsal kitabımızın da güzel okuma yarışmasını yapmışlar yarışma yapacağınıza, Allah insanlığa ne emir veriyor ne yapmamızı istiyor anlatsanıza. Herkes için eşit adalet.

 

 

 

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Mugla Haber Gazetesi - Atilla Taha