Faylar Suskun Ama Risk Büyük: “Muğla Hazır Olmalı”
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Murat Ersen Aksoy, bölgenin aktif fay hatları üzerinde bulunduğunu belirterek 7 büyüklüğüne ulaşabilecek depremlerin mümkün olduğunu söyledi.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü doktora öğretim üyesi Murat Ersen Aksoy, Ege Bölgesi ve Muğla’daki deprem riskine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Yaklaşık 14 yıldır bölgede görev yaptığını belirten Aksoy, özellikle fay hatlarının geçmişteki deprem üretme potansiyelini inceleyen paleosismoloji alanında çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.
Ege Bölgesi’nin dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri olduğuna dikkat çeken Aksoy, bunun temel nedeninin Afrika levhası ile Anadolu levhası arasındaki tektonik hareketler olduğunu vurguladı. Muğla’nın da bu hareketliliğin tam ortasında yer aldığını belirten Aksoy, bölgede sık sık deprem yaşanmasının doğal bir süreç olduğunu söyledi.

Muğla’daki deprem tehlikesinin hem karadaki hem de deniz içindeki faylardan kaynaklandığını ifade eden Aksoy, özellikle deniz içi fayların yeterince araştırılmadığını ve bu nedenle riskin tam olarak ortaya konulamadığını dile getirdi.
Son yıllarda bölgede yaşanan sismik hareketliliğe de değinen Aksoy, bu tür hareketlerin “deprem fırtınası” olarak adlandırıldığını ve belirli dönemlerde artış gösterip azaldığını belirtti. Bu durumun büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Aksoy, “Bu hareketlilikler doğrudan büyük bir depremin uyarısı değil, ancak bölgedeki aktif fayların varlığını gösteriyor” dedi.
Muğla’yı etkileyebilecek başlıca fay hatları hakkında da bilgi veren Aksoy, Muğla Fayı’nın şehir merkezinden geçtiğini, Yatağan ve Milas faylarının ise bölgedeki diğer önemli yapılar arasında yer aldığını söyledi. Özellikle Gökova Fayı’nın hem karada hem denizde uzanan büyük bir fay sistemi olduğuna dikkat çeken Aksoy, bu fayın da ciddi deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu belirtti.
Bölgede geçmişte Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Maden ve Tetkik Arama Müdürlüğü’nün yaptığı çalışmalar göre bazı fayların binlerce yıl içinde birden fazla deprem ürettiğini ifade eden Aksoy, Muğla Fayı üzerinde son 5 bin yıl içinde en az 5 kırılmanın tespit edildiğini, Yatağan çevresinde ise son 11 bin yılda en az 4 depremin belirlendiğini aktardı.

Bu fayların bilimsel olarak daha ayrıntılı anlaşılması amacıyla kapsamlı bir araştırma projesi yürütülmektedir. 2023 yılında başlayan, TÜBİTAK MAM koordinasyonunda, AFAD, MTA ve Türkiye Belediyeler Birliği iş birliğiyle hayata geçirilen bu ulusal proje; 22 üniversite ve 100'den fazla bilim insanını bir araya getirmektedir. "Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi" başlıklı bu çalışma kapsamında Muğla, Yatağan ve Beyağaç fayları incelenmektedir.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi yürütücülüğünde Dr. M. Ersen Aksoy liderliğinde sürdürülen projede MSKÜ'den Dr. Araş. Gör. Esra Çetin Kasa ve Dr. Öğr. Gör. Özlem Yılmaz Aksoy, İstanbul Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. M. Akif Sarıkaya, Eskişehir Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Uğur Avdan ve Doç. Dr. Resul Cömert, Hacettepe Üniversitesi'nden Prof. Dr. Erman Özsayın ile Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi'nden Dr. Öğr. Üy. Dilek Şatır Erdağ yer almaktadır. Yaklaşık 7,5 milyon TL bütçeye sahip proje; fayların ayrıntılı haritalanmasını, yüzey kırığı tarihlerinin ve kayma hızlarının belirlenmesini hedeflemektedir. Çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte deprem tekrarlanma periyotları ve olası en büyük deprem büyüklüğü öngörülerek kentin afet direncinin artırılması planlanmaktadır.
Deprem büyüklüklerine ilişkin değerlendirmede bulunan Aksoy, Muğla ve çevresinde 7 ila 7.2 büyüklüğünde depremlerin mümkün olduğunu belirterek, en kötü senaryoya göre hazırlık yapılması gerektiğinin altını çizdi. Fayların tek tek ya da birlikte kırılma ihtimaline göre deprem büyüklüğünün değişebileceğini ifade eden Aksoy, risk analizlerinde en büyük senaryonun dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Deniz içi fayların ayrıca tsunami riski oluşturduğunu da hatırlatan Aksoy, geçmişte yaşanan Kos depreminde Bodrum kıyılarında tsunami etkisinin görüldüğünü ifade etti.
Muğla’da deprem riskinin düşük olduğu yönündeki algının gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Aksoy, “Bu durum tamamen fayların nasıl kırılacağına bağlı. En kötü senaryo dikkate alındığında ciddi bir risk söz konusu” dedi.
Olası bir depremde Muğla’nın önemli ölçüde etkilenebileceğini belirten Aksoy, özellikle şehir merkezinden geçen fay hattının risk oluşturduğunu söyledi. Geçmişte meydana gelen orta büyüklükteki depremlerde bile hasar oluştuğunu hatırlatan Aksoy, yapı stokunun bu açıdan kritik önem taşıdığını ifade etti.
Aksoy, deprem gerçeğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, “Küçük ihtimallere göre değil, en büyük risk senaryolarına göre hazırlık yapılmalı” çağrısında bulundu.

Muhabir: Özlem Arslan
Bu haber toplam 85 defa okunmuştur
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.