Muğla Haber Gazetesi

Kavaklıdere’nin zengin tarihi

Kavaklıdere’nin zengin tarihi
21 Eylül 2013 - 11:33

Sevgili okurlarım; geçen sayıdaki köşe yazımda Kavaklıdere’nin ata mesleği olan bakırcılık sanatı artık tükenmeye yüz tutmuştur diyerek bu konuyu irdelemiştik. Ve bu yazımda da ilçemizin tarihi yapısı ve diğer özelliklerini tanıtmaya devam edeceğim.

Muğla’mızın şirin bir o kadar da tarih kokan bir ilçesidir Kavaklıdere. Gürül gürül akan dereleri, heybetli kavak ağaçlarının çok oluşundan dolayı bu ismi almıştır. Şimdilerde ise ön plana çıktığı başka çok alanlar var. Kavaklıdere’nin o güzel suları, yaylaları, akar suları, 1880 metre rakımındaki Göktepe dağı ile dağcıların uğrak yeri olan Kavaklıdere.

Şimdi sizlerle geçmiş tarihe bir göz atalım. 15. Yüzyılda 2. Murat döneminde kesin olarak Osmanlı İmparatorluğu’na katılan yöre 19. Yüzyıl sonlarında Aydın iline bağlı Menteşe Sancağı’nın içinde yer almış, 1. Dünya Savaşından sonra da imzalanan Sevr Barış Antlaşmasında da Yunan ve İtalyan birlikleri 1919-1921 yılları arasında yöreyi işgal etmiş. 5 Temmuz 1921’de bölge Kurtuluş Savaşı sona ermeden işgalden kurtarılmıştır.

Karahanoğulları’ndan gelerek Kavaklıdere yöresine yerleşen Yörüklerle diğer göçebeler tüm aşiretlerin de eklenmesiyle köy haline gelmiştir. Yörüklerin yaşadıkları yerin içinden derelerin geçmesi ve bu derelerin kavak ağaçları ile dolu ve kapalı olmasından dolayı ilçemizin ismi Kavaklıdere olmuştur.

Cumhuriyet Döneminde 1955 yılında belediye kurulmuştur. 1990 yılında Kavaklıdere ilçe olmuştur. Muğla’mızın şirin ilçesi Kavaklıdere Türklerin bu bölgeye yerleşmesiyle bakırcılık ön plana çıkmış ve Ege Bölgesi’nde bakırcılık merkezi haline gelmiştir. 13. Yüzyılda yöredeki Yörükler bakır madeni eriterek ve bunu elde döverek saç haline getirmişler ve daha sonra da süt, yoğurt ve kaymak için el yapımı çanak çömlek ve kazan yapmışlardır. Daha sonra bakırcılık mesleği günümüze kadar bu şekilde gelmiş ve ilk imalatın bu şekilde doğduğu bilinmektedir.

Değerli okuyucular; Kavaklıdere ayrıca halıcılıkla da ünlüdür. Bir zamanlar 200-300 halı tezgahının bulunduğu bu yörede özellikle ilçemize bağla Menteşe beldesinde el yapımı halılar dokunmaktadır.  Bu beldemizde dokunan halılar özellikle yurt dışına ihraç edilmektedir. Burada üzülerek şunu söylemek istiyorum; maalesef günümüzde artık el dokuma tezgahları yok denecek kadar azalmıştır. Artık bunların yerine makine dokuması halıların çoğalmasıyla el dokuma halıları da tükenmeye yüz tutmuştur. Yine de bu el dokuma halıcılığı az da olsa yaşatılmaya çalışılmaktadır. Kavaklıdere ilçesinin diğer doğal bir özelliği de açık alan rastlayamazsınız. Her yer kızıl çam, kara çam, çam meşe, ardıç, akağaç, kavak, söğüt, çınar ve selvi ağaçları ile kaplıdır.

Kavaklıdere ormanlarıyla zengin bitki örtüsüne sahiptir. Kardelen ve  Göktepe Otu’yla yapılan çay yöremize has bir çay türüdür.Muğla ilinde çıkan mermer rezervlerinin yaklaşık yüzde 40’ı Kavaklıdere’de bulunmaktadır. Yine ilçemiz Yayla turizmine çok müsait bir alana sahiptir. Ayrıca da tarihi kalıntılar mevcuttur.

İlçemize bağlı Derebağ köyünde bulunan Hylarima Antik Kenti kalıntıları çevresinde yayılmış Roma Dönemine ait tiyatrosu, sur kalıntıları, kaya mezarları dikkat çeken tarihi ören yerleridir.

Yine ilçemize bağlı Çamlıbel beldesinde de Romalılardan kalma tarihi tiyatro kalıntıları vardır. Şunu da burada belirtmek isterim ki bu tarihi yerlerimizle yeterince ilgilenilmemekte ve bakımsızlıktan yok olmaya yüz tutmaktadır. Çevre halkı bu konuda bu yerlerin sahip çıkılarak korunması ve turizme kazandırılmasını beklemektedir.

Değerli okuyucular, Kavaklıdere’yi anlatmakla bitiremeyiz. Gelip görmeniz lazım. Son olarak da ilçemize bağlı Menteşe beldesinde Yerküpe Yaylası vardır. Bu yer doğayla kucaklaşmış iç içe nefis bir dinlenme yeridir. Asırlık kavak ağaçları buz gibi akarsuları, denizden 900 metre yüksekliği olan bu şirin yerde ayrıca 100 metre uzunluğunda Yerküpe Mağarası bulunmaktadır. Bu yaylada her yıl pehlivan güreşleri yapılmaktadır. Yaz aylarında Yerküpe Yaylası insanlarla dolup taşmaktadır. Kavaklıdere ilçesi böyle bir tarihi zenginliği olan yaylalarıyla ve diğer özellikleriyle bu ilçemiz yayla turizmine uygun bir ilçedir. Elbette ilgililerin bu yöremizi değerlendireceklerine inanıyorum.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Mugla Haber Gazetesi - Atilla Taha