Muğla Haber Gazetesi

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü
Yasemin Balcı
Yasemin Balcı( [email protected] )
26 Kasım 2014 - 10:28

Kadına yönelik her türlü şiddet, temel insan hakkı ihlalidir. 25 Kasım, kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele günüdür.

 

Kadına yönelik şiddet toplumsal cinsiyet ayrımcılığından beslenir. Cinsiyet ayrımcılığına karşı mücadele kadınların ve tüm insanlığın özgürleşme mücadelesinin bir parçasıdır.

 

Biz kadınlar;

 

Hakarete uğruyorsak, aşağılanıyorsak, başka kadınlarla karşılaştırılıyorsak, tehdit ediliyorsak, istediğimiz insanlarla görüşmemiz engelleniyorsa, duygusal şiddet yaşıyoruz demektir.

 

Para harcama yetkimiz kısıtlanıyorsa, çalışmamız engelleniyorsa, paramıza el konuyorsa ekonomik şiddet yaşıyoruz demektir.

 

İtilip kalkılıyorsak, tartaklanıyorsak, tokatlanıp, yumruklanıp, tekmeleniyorsak, kesici, vurucu aletlerle bedenimize zarar veriliyorsa fiziksel şiddet yaşıyoruz demektir.

 

İsteğimiz dışında cinsel ilişkiye zorlanıyorsak, istemediğimiz ortamlarda ve istemediğimiz biçimlerde cinsel ilişkiye zorlanıyorsak cinsel şiddet yaşıyoruz demektir.

 

Şiddeti kabullenmek, şiddetin artmasına ve şiddeti uygulayan kişinin aynı tutumu sürdürmesine neden olacaktır. Şiddet kader değildir,  kabullenmemelidir!

 

Kadına yönelik şiddet, sadece kadınla sınırlı kalmamaktadır. Şiddetin yaşandığı ortamda büyüyen kız çocukları, şiddeti sineye çekmeyi öğrenirken, oğlan çocukları da, sorun çözme yöntemi olarak şiddet kullanmayı öğrenmektedir. Çocuklara teorik ya da kitabi olarak öğrettiklerimiz değil, onların fiili olarak görüp yaşadıkları beyinlerine kodlanır. Bu gün şiddete DUR diyememek, gelecek kuşakta da, sorunun devamı anlamına gelecektir. Şiddet ortamında büyüyen çocuklar, büyüdüklerinde doktor olursa hastalarına hoş görüşüz davranabilir, öğretmen olursa öğrencilerine hoşgörüsüz davranır, polis olursa vatandaşa hoşgörüsüz davranabilir. Şiddet, kuşaklar arası aktarılan bir halk sağlığı sorunudur. 

 

Danışma Merkezleri ve Sığınma Evleri kadına yönelik şiddetle mücadelenin temel taşlarını oluşturmaktadır. Sığınma Evlerinin ve Danışma Merkezlerinin sayıları artırılmalıdır. Sığınma Evleri ve Danışma Merkezlerinin açılması ve sürekliliğinin sağlanması için merkezi ve yerel yönetimlerin bütçelerinden pay ayrılması gerekmektedir. Konuyla ilgili tüm kurumların işbirliği içinde olması gerekmektedir.

Şiddetsiz günler dileğiyle…

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Mugla Haber Gazetesi - Atilla Taha