Muğla Haber Gazetesi

Ergenlerde riskli cinsel davranışlar

Ergenlerde riskli cinsel davranışlar
Yasemin Balcı
Yasemin Balcı( yase[email protected] )
10 Aralık 2012 - 17:30

Konuyla ilgili olarak öncelikle bir gazetede okuduğum haberi özet olarak aktarıyorum. Bu haberleri aktarırken tarafların isimleri, isimlerinin baş harfleri, hangi gazetede hangi tarihte yayınlandığı, olay yer ve tarihlerini çıkarıyorum. Bunların kimisi kendi il ve ilçelerimizden kimisi de yakın il ve ilçelerden haber konusu olmuş olaylar. Amacım haberi özetledikten sonra toplumu oluşturan kişi ve kuruluşlar açısından kıssadan hisseler çıkarmaya yardımcı olmak.

HABER: Bir ilçede ailesiyle birlikte yaşayan kız, geçen yıl erkek arkadaşı ile kaçtı. Erkek arkadaşıyla birlikte yaşayan kızın yerini bulan ailesi kızı evine geri götürdü. Zamanla kilo almaya başlayan kız, dün ailesine karnının ağrıdığını söyledi. Karın ağrısı şikâyeti üzerine ailesi tarafından hastaneye götürülen 13 yaşındaki kızın hamile olduğu ortaya çıktı. Hamile kız, bir kız çocuğu dünyaya getirirken, kızla birlikte olan sevgilisi gözaltına alındı.

Görüldüğü gibi, kızımız sevdiğini düşündüğü arkadaşı ile kaçtığında daha 12 yaşındaydı. 12 ya da 13 ne fark eder. Her koşulda çocuk.

12 yaşında çocuğun sevgilisi olur mu? 12 yaşındaki çocuk kimi neden sevdiğini, sevmenin gerektirdiği tutum ve davranışları değerlendirebilecek yaşta mıdır? Onunki olsa olsa platonik bir sevgidir.

Kaçtığı ve sevgilim dediği kişinin yaşını bilmiyoruz. O da çocuk olabilir ya da akran ilişkisi içinde değerlendirilemeyecek yaşta olabilir. Kanunlarımıza göre 15 yaşını tamamlamış bir kişiye yönelik cinsel içerikli davranışlar, kişinin rızası ile bile olsa suçtur. Her hâlükârda bu süreç her iki çocuk için tüm yaşamlarını etkileyecek travmatik bir süreçtir. Bu çocuklardan kız olanı, 13 yaşında çocuk doğurmuş bir “çocuk anne” olmuştur.  Bu durum bundan sonraki yaşamı boyunca onunla birlikte olacaktır. Hayalleri değişecek, eğitim ve iş yaşamı aksayacaktır. Evlilik yaşamı da onun hayal ettiğinden farklı olacaktır. Sevgilim dediği kişi “suçlu” konumunda yargılanmış bir kişi olacaktır. Büyüdüklerinde her ikisi de birbirini seviyor olacak mıdır? Böyle bir süreç yaşanacak mıdır o da bilinmez. Eğer sevgilisi 15 yaşını tamamlamamışsa, işlediği suçun anlam ve sonuçlarını kavrama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği sorgulandıktan sonra cezai yaptırım ve/veya tedbir kararları uygulanacaktır. Sevgilim dediği kişi 15 yaşını tamamlamış ise onu “suçlu” konumundan kurtaracak hiçbir şey yoktur. Olmamalıdır da. Ancak bu süreç onun için de örseleyicidir. Onun annesi babası da en az kızın annesi babası kadar üzülecektir. O da bu durumdan ömür boyu etkilenecektir. Bu olayı yokmuş gibi farz edip yaşamaya devam etse ve günün birinde başka bir sevgilisi olsa ortaya biyolojik babası olduğu çocuğu çıkacaktır.

Peki, acaba bizim çocuklarımız ve gençlerimiz kişinin rızası ile bile olsa ne zaman cinsel ilişkiye girilmesi gerektiği konusunda yeterli bilgiye sahip mi? Ne zaman suç, ne zaman değildir? Yasalarımızda bu konu nasıl yer almaktadır. Bu konudaki mutlak sınırı biliyorlar mı? Evlilik yaşı nedir? Gebelik yaşı nedir? Ne zaman vücudumuz gebelik ya da cinsel ilişki için hazır olur? Karşı cinse olan ilgilerini riskli cinsel davranışlara girmeden nasıl gösterebilirler? Hangi davranışlar risklidir? Kimlere ve nelere karşı dikkatli olmalıdırlar? “Üreme sağlığı ve cinsel sağlık” kavramları içinde değerlendirilen tüm bu konular, çocukların yaş ve vücut gelişimlerine uygun olarak orta öğretim ve lise müfredatı içinde bilimsel olarak aktarılmalıdır. Belli bir kural çerçevesinde bu konudaki bilimsel yaklaşım açığını kapatmak için üniversite geçtir. Eğer doğru bir şeyler verilecekse testi kırılmadan verilmelidir. Eğer ergen ve gençler bilimsel yaklaşımla bilgilendirilmezse, her gün içinde bulundukları sosyal medya ve teknolojinin getirdiği diğer kaynaklardaki bilgi kirliliğinden kendilerini kurtaramazlar. Gizli saklı ve kirli ya da eksik bilgilerle ya da bilgisizlikle riskli cinsel davranışlara yönelirler. Yaşam boşluk affetmez. “Cinsel sağlık” konusunun konuşulmasından korkmamalı, cinsellik denilince gençlerin cinsel ilişkiye teşvik edildiği anlaşılmamalıdır. Keza yapılan araştırmalarda, üreme ve cinsel sağlık konusunda bilimsel yaklaşımla eğitim alan gençlerin almayan gençlere göre daha az riskli cinsel davranışlara yöneldikleri kanıtlanmıştır.

 

Anne babalara gelince, çocuklarımızı gözlemeli, koruyup kollamalıyız. Ancak bu koruyup kollama, çocuğumuzun arkadaş ilişkilerinde yasakçı bir tutum anlamına gelmemelidir. Karşı cinsten sürekli uzaklaştırılan yasaklarla dolu bir ortamda yetişen çocuk, ilk fırsatta bu yasağı delmeye çalışacaktır. Çocuğumuzun iradesi dışında başına bir şey geldiğinde mutlaka çocuğumuzun yanında olmalıyız. “İki sevgiliden birden ayrılmak insan doğasına aykırıdır”. Buradaki “sevgili” inandığı, güvendiği, doğru bildiği şeyler anlamındadır. İnsan birinden ayrıldı mı diğerine sığınmak ihtiyacı hisseder. Çocuğumuz birini sevdiğini ve bu sevginin güvenlik sınırları içinde bir sevgi olduğunu düşünmüş ve kafasını duvara çarpmış olmakla bir sevgiliden ayrılmıştır. Zaten panik ve sıkıntı içindedir. Bu durumda sığınacak liman konumundaki ailesi ve yakınları da onu suçlarsa ikinci sevgiliden de ayrılmak zorunda kalacaktır. Ne yapacaktır? Saklayacak, kendi başına baş etmeye çalışacak, kurtulmaya çalıştıkça batabilecektir.

 

Çocuklarımız çocukluklarını yaşasınlar, “çocuk anne” olmasınlar. Bunun için herkes ve her kurum üzerine düşeni yapmalıdır.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Mugla Haber Gazetesi - Atilla Taha