Muğla Haber Gazetesi

DEĞİŞEN BİRŞEY YOK!..

DEĞİŞEN BİRŞEY YOK!..
İsmail Atasever
İsmail Atasever( [email protected] )
05 Eylül 2017 - 12:17

Ülkemiz adına bir realite var ki, tek söyleyebileceğimiz, yıllara varan süreçte değişen birşeyin olmadığı.
Dense ki, aynı hamam aynı tas..
Kesinlikle abartı değil.
Kaldı ki her şey ortada.
Hal böyle olunca üzülmekten öte kahroluyorsunuz.
Olamazdı.
Olmaması gerekirdi.
Bir insan bu denli koşar adım sonsuzluğa gidemezdi.
Hem de ailesini sürükleyerek.
Ama oldu.
Öncesindeki telkinler ve temennilere aldırış eden olmadığı için bir kez daha olanlar oldu.
***
Böylelikle bir bayram daha burnumuzdan geldi.
Nasıl gelmesin!
Yollar yine kan gölüne dönmüştü.
Hem de ülkemizin bir ucundan diğerine.
Gördük ki bölgeler arasında hiç fark yok.
Yine bilinçsiz ve şuursuzca araç kullananlar!
Karşısındakini hiçe sayarcasına olabildiğince sürat yapanlar!
Sonrası malûm!
Daha bayramın ilk üç gününde 90 ölü 250 yaralı.
Bayramın son günü ve sonrasında aynı manzara ile karşılaşılmaz temennisinde bulunulsa da kâr etmedi.
Zira aynı manzara vardı.
***
Bu tablo karşısında nasıl üzülmez ve de kahrolmazsınız?
Bir iki değil ki!
Üstelik, ilgili ve de yetkililerin iyi niyet içeren temennilerine karşın, değişen bir şey olmadı.
Yıllara varan süreçte, yine aynı akıbetle yüz yüze geldik.
Hem de dünya birincisi olarak.
Evet yanlış değil.
Abartıyor değilim.
Trafik kazaları ve ölümler bağlamında dünya genelinde yapılan istatistikler, ne yazık ki Türkiye’yi ilk sırada gösteriyor.
Bu durumda kaybettiklerimize mi üzülürsünüz?
Ülkemizin konumunun daha bir sarsıldığına mı?
Hangi halde olursa olsun sonuç, koca bir hiç.
Bir tarafta geri gelmeyecek ölümler.
Diğer yanda, yıllardır utancımız olmaktan kurtulamadığımız trafik kazaları ve ölümler.
Oysa tam tersi olsun isterdik.
Her geçen gün daha modern hale gelen yollarımızda, bugün için karşılaşılan manzaralar olmasın.
Olabildiğince uzayıp giden yollarda sürücüler, karşısındakilere saygı göstersin istenirdi.
O takdirde bugün için karşılaşılan tablolar ortaya çıkmazdı.
Ne var ki değil!
Bu bayramda da gördük ki, değişen bir şey yok.
Yine aynı kafa!
Ya, karşımızdakinin hata yapabileceğini hesap etmediğimiz için,
Ya, yollar sadece bana ait!gibibir saplantı,
Ve de hatalı sollamalar.
Binde bir teknik arıza neden olsa da kafa yapımızda bir değişiklik olmadığı için bayramları zehir ettiğimiz gibi bu bayramda da geride tarifi imkansız acılar bırakıldı.
***
Peki nedendi?
Neden, bize özgü özel ve mübarek günler, burnumuzdan geliyordu?
Hem de yıllardan bu yana.
Dense ki,en büyük mutluluğumuz ve sevinç kaynağımız bayramların gelmesinden korkar olduk!
Yalan değildi.
Abartı hiç değildi.
Sonra, nasıl olsun ki!
Medya organlarına yansıyan görüntüler ve de ana haber bültenlerinde ilk sırayı alan haberler, trafik kazaları ve yaşamanı yitirin insanlarımızla ilgiliydi.
***
Hiç kuşku yok, trafik kazalarının bir değil pek çok sebebi vardı.
Bir kere kabul edelim ki, ayranı çabuk kabaran milletiz.
Sanıyoruz ki yollar bizim!
Oysa yollar herkesindi.
Geçiş üstünlüğü olan araçlar dışında herkes eşit haklara sahipti.
Bu kadar da değil.
Çoğu kez karşımızdakinin hata yapabileceğini hesaba katmıyoruz.
Yanı sıra, hiç olmadık bir yerde sollama yapılıyorsa!
Ve de alkollü bir şekilde araç kullanılıyorsa!
Hava koşullarının elverişsiz olduğu bilindiği halde gerekli tedbirler alınmamışsa!
Yola çıkmadan önce teknik bir arızanın olup olmadığı kontrol edilmemişse!
Bütün bu koşullar dışında olağanüstü gelişmeler, bir takım kazaların meydana gelmesini sağlasa da, belirlenen ve de kabul edilen temel etken, çoğunlukla hataların sürücülerden kaynaklandığı.
***
Her bayram sürecinde böylesine üzücü bir tablo ortaya çıkınca, ister istemez düşünüyor ve de cevap arıyorsunuz.
Neden en güzel günlerimizi zehir ediyoruz?
Neden, yolların herkesin ortak malı olduğu gerçeğinden hareketle, sürücüler karşısındakinin hata yapabileceğini düşünerek hareket etmiyor?
Hepsinden önemlisi, her kesim tarafından dile getirilen iyi niyet temennilerine karşın, bildiğimizden şaşmıyoruz?
Ve daha cevap arayan sorular, sorular.
En önemlisi de yıllardır, trafik kazaları ve ölümler itibariyle dünya birincisi olmamız.
Aradan geçen bunca süreye karşın değişen bir şeyin olmaması..
Sonuçta, sevinç ve acının aynı anda yaşanması.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Mugla Haber Gazetesi - Atilla Taha