Muğla Haber Gazetesi

DAHA DA GEÇ OLMADAN

DAHA DA GEÇ OLMADAN
İsmail Atasever
İsmail Atasever( [email protected] )
20 Ekim 2017 - 11:53

Özellikle Muğla merkez ilçe ve ona bağlı yakın köylerle birlikte Yatağan ve Ula İlçelerini bekleyen tehlikenin susuzluk olduğuna kuşku yok.
Hal böyle iken aksi iddia edilemez ve de boş verilemez.
Eğer yakın süreçte tedbir alınmaz ise aynı yerleşim birimlerinin önemli bir sorunla yüz yüze geleceklerini kestirmek için kâhin olmaya gerek yok.
Olamaz da.
Zira “Görünen köy kılavuz istemez.”
İçinde bulunduğumuz süreçte dahi aynı yerleşim merkezleri zaman zaman susuzlukla yüz yüze geldiklerine göre, daha da geç olmadan harekete geçilmesi kaçınılmazdır.
***
Peki ne yapılmalıydı?
Nasıl girişimlerde bulunulmalı ki, bu tür bir tehlike söz konusu olmasın?
Aslında hiç harekete geçilmedi değil.
Bakıp görüldü, özellikle Muğla merkez ve yakın çevredeki yerleşim birimlerinin içme suyunu sağlayan Bahçeyaka ve Yatağan Ovasında konuşlanan kuyularda taban suyu seviyesi her geçen gün aşağılara iniyor.
Başlangıçta en fazla 20-30 M.derinliktensağlanan su, günümüz koşullarında 100 ve daha fazla aşağılara kadar indi.
Dolayısıyla bir sıkıntı vardı ve mutlak çözüm gerekirdi.
Hal böyle olunca, başka alternatifler üretmek gerekir diyerek harekete geçilir.
Özellikle Muğla Büyükşehir Belediyesi, Köyceğiz Sandras Dağı olmak üzere merkez Kozağaç Köyü çevresinde yer alan kaynaklardan su temini arayışlarına girmişti.
Hala da sürdürülüyor.
Buna ilişkin gelişmeler ortada iken başkaca seçenek yoktu.
Vurgulandığı gibi, yakın gelecekte tehlike arzedeceği noktasından hareket eden Bahçeyaka Mahallesi ve civardaki yöre sakinleri, bir yerde haklı olarak başkaldırmışlardı.
Bundan böyle kuyulardan su alınmasını istemiyoruz!diyerek.
***
Aslında Muğla adına su sorunu yeni değildi.
Bir gün bu tür tehlikeyle yüz yüze gelineceği kaçınılmazdı.
Özellikle her geçen gün artan kent nüfusunun, beraberinde su ihtiyacını doğuracağı düşünülürse..
Derken harekete geçilir.
ÖzellikleMuğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, kendi çabalarıylaSandras Dağından su getirmeyi başarır.
Ne var ki, günümüz koşullarında şartlar daha da değişir.
Özellikle Muğla merkez ilçe ile birlikte üniversitede konuşlanan öğrenci sayısı tahminlerin üzerinde bir rakama ulaşmıştı.
Üstüne üstlük yakın süreçte Sıtkı Koçman Üniversitesi bünyesinde hizmete girecek olan hastanesinin ihtiyacı da göz önüne alınırsa, önemli bir susuzluk sorunuyla karşılaşılacağı kaçınılmazdı.
***
Kaldı ki su sorunu, sadece üniversite ile sınırlı değildi.
Kent merkezi ve ona bağlı yerleşim birimleri içinde aynı sorun söz konusuydu.
Bu nedenle ne yapıp edip, susuzluk konusu mutlak çözüme kavuşturulmalıydı.
İşte bu noktadan hareket eden Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mansur Harmandar, bir takım ayrıntıların altını çiziyor.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından Sandras Dağından su getirilmesi amacıyla başlatılan “Muğla içme suyu projesi” biran önce hayata geçirilmelidir.
Muğla’da yaşanan su sorunu ancak Sandras Dağından getirilecek su ile tamamen ortadan kalkacaktır.
Aksi takdirde yer altı suyunun kullanmaya devam edilmesi, büyük bir tehlike doğurur.
Rektör Harmandar’ın yaklaşımlarına karşı çıkılamazdı.
Özellikle üniversite bünyesinde yaşanan sıkıntıları birebir gözleyen birisi olarak eğilimlerini dikkate almak, kaçınılmazdı.
Rektör devamla diyor ki;
Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve DSİ’nin,Sandras Dağından su getirme projesi var.
Bu projeyi hızlandırmaktan başka çare yok.
Yoksa Muğla önümüzdeki süreçte daha da susuz kalır.
Kaldı ki, yeraltı suları çok acil durumlarda kullanılır.
En büyük zarar yeraltı suyunun bitirilmesidir.
Kuyular vasıtasıyla yeraltı sularını çekiyoruz.
Oysa yeraltı suyu mecbur kalınınca kullanılması gereken sudur.
Yeraltı suyunu bitirirsek toprakta çökmeler olur ve susuzluk başlar.
***
Belli ki rektör muhtemel bir tehlikenin nelere yol açabileceği noktasından hareketle, tez elden tedbir alınmasından yana.
Kuşkusuz karşı çıkılamazdı.
Her geçen gün artan nüfus üzerine gereğini yerine getirmek, muhtemel bir tehlikenin önlenmesi bağlamında kaçınılmazdı.
Rektör ilişkin olarak Burdur ilinde gözlenen bir olaydan dem vuruyor.
Burdur Bucak’ta önceden 50 M.den su çıkıyordu. Bugün 500 M.den dahi su çıkmıyor.
Yanı sıra burada İnsuyu Mağarası var.
İlk keşfedildiğinde içinde göl vardı. Ama şimdi ne göl nede başka bir şey var.
Bunun nedeni, yeraltı suyunun çekilip gitmesidir.
Bu nedenle Muğla’da yeraltı suyunu çok kullanmak, bilimsel ve sosyal olarak çok makul bir şey değil.
Bu nedenle Muğla olarak biran önce Sandras Dağından su getirmek gerekir.
Muğla adına bu konudaki tek çözüm aynı suyun getirilmesidir.
Aklın yolu bir noktasından bakıldığında, rektör Harmandar’ın yaklaşımlarına karşı çıkmak mümkün değildi.
Çıkılamazdı.
Kendi cazibesiyle getirilebilecek su varken başka yollar denemenin, Bahçeyaka Ovasında görüldüğü gibi beraberinde bir takım sorunların çıkmasına neden olmaktadır.
Bu nedenle, rektörün de vurguladığı gibi tek çözüm, özellikle Sandras Dağından kendi cazibesiyle su getirilmesidir.
Aslında aynı dağdan su getirilmesi adına çalışmalar yapılmıyor değil.
Özellikle DSİ nezdinde..
Dolayısıyla proje gerçekleştirildiği takdirde, yılda 7,32 milyon metreküp su, yeni yapılacak olan Muğla içme suyu arıtma tesisine ve oradan da Menteşe’de yer alan su depolarına iletilecek.
Sonuçta söz konusu Muğla İçme Suyu Projesinin tamamlanma aşamasında olduğu, önümüzdeki yıl çalışmalara başlanacağı açıklaması, daha da geç olmadan gerçekleştirilmeli.
Zira şu aşamada başkaca alternatif görünmüyor.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Mugla Haber Gazetesi - Atilla Taha