Muğla Haber Gazetesi

CUMA NAMAZININ ŞARTLARI VE ZUHR-İ AHİR NAMAZI!

CUMA NAMAZININ ŞARTLARI VE ZUHR-İ AHİR NAMAZI!
H. Kadir Ceylan
H. Kadir Ceylan( [email protected] )
05 Aralık 2019 - 9:28

 

                                                                                                                                         Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla         

Bizleri  ve bütün mevcudatı yoktan var eden varlığından haberdar eden, lütfettiği İslam nimetinden dolayı alemlerin Rabbine sonsuz hamd ediyorum. Tüm insanlığa rahmet olarak gönderdiği Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimize, o’nun Ehli Beyti’ne,  tüm Peygamberlerimize, Din ve Vatan için canlarını feda eden Gazi ve Şehidlerimize salat ve selam olsun! Allah’ın selamı rahmeti, bereketi, ihsanı ve ikramı tüm inananların üzerinize olsun, Cumanız Mübarek olsun.

 

Cuma gününün özellikleri içinde en başta geleni cuma namazıdır. Bu namaz Kur’ân-ı Kerîm’de özellikle zikredildiği ve teşvike mazhar olduğu gibi hadis ve fıkıh kitaplarında da ayrı bölümlerde ele alınmıştır. Cuma namazının belli şartların gerçekleşmesi halinde farz olduğu konusunda ittifak (icmâ) vardır. Bu şartlar vücûb ve sıhhat şartları olmak üzere ikiye ayrılır. Vücûb şartları cuma ile yükümlü olmak için, sıhhat şartları ise namazın muteber ve geçerli olması için gereklidir. Vücûb şartları üzerinde mezhepler arasında önemli bir görüş ayrılığı yoktur. Bir müslümanın cuma namazı ile yükümlü olabilmesi için erkek, hür, mukim (dinen yolcu sayılmayan) ve mazeretsiz olması şarttır. (Türkiye diyanet vakfı İslam  ansiklopedisi)

Cuma Namazının Edâsının Sıhhat Şartları ise şunlardır;

1- Cuma Namazını Devlet Başkanı ya da Onun Tayin Ettiği Birinin Kıldırması:

2- Genel İznin Bulunması: Cuma kılınacak olan mescid, belli bir kesime hitap eden, herkesin giremeyeceği özel bir mescid değil, umuma açık bir mescid olmalıdır.

3- Cuma Namazının Kılınacağı Yer İle İlgili Hükümler: Cuma namazı kılınacak olan yer, şehir veya şehir hükmünde, o şartları haiz bir yer olmalıdır.

4- Vaktin Devam Etmesi: Cuma namazının vakti, sâir günlerdeki öğle namazının vaktiyle aynıdır. Dolayısıyla Cuma namazının sahîh olabilmesi için Cuma namazının öğle namazı vakti girdikten sonra ve onun vakti çıkmadan önce kılınmış olması lazımdır.

5- Cemaatin Bulunması: Hanefi mezhebine göre cuma namazı için imamın dışında en az üç kişinin daha bulunması şarttır. Bunlar yolcu veya hasta da olsalar bu şart yerine gelmiş sayılır. Şâfiî’ mezhebine göre ise, bir yerde cuma namazı kılabilmek için akıllı bulûğa ermiş (ergen,  hür, erkek, mukim ve oraya yerleşmiş olan en az kırk yükümlünün bulunması şarttır.

6-Hutbenin (Farzdan Önce) Okunması (Türkiye diyanet vakfı İslam ilmihali cilt.1)

 

Kadınların cuma namazı kılmaları zorunlu mudur?

Cuma namazı, akıllı, ergenlik çağına erişmiş, sağlıklı, hür ve mukim (misafir olmayan) erkeklere farzdır. Kadınlar, hürriyeti kısıtlı olanlar, yolcular ve cemaate gelemeyecek kadar mazereti olanlar cuma namazı kılmakla yükümlü değildirler. Ancak kılmaları hâlinde bu namazları geçerli olup ayrıca öğle namazı kılmaları gerekmez. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Cemaatle Cuma namazı kılmak, her Müslüman’a farzdır. Ancak, köle, kadın, çocuk ve hastaya farz değildir.” (Ebu Davud, Salat, 217; İbn Ebi Şeybe, el-Musannef, II, 550; Beyhaki, es-Sunenu’l-kubra, III, 246)  buyurmuştur.

 

Asr-ı saadetten günümüze kadar bütün âlimler, cuma namazının kadınlara farz olmadığı konusunda ittifak etmişlerdir (İbnu’l-Humam, Feth, II, 59; Nevevi, el-Mecmu’, IV, 483-484; İbn Kudame, el-Muğni, III, 216). Cuma namazının kadınlara farz kılınmamış olması, onlar hakkında bir mahrumiyet değil, muafiyettir. Diledikleri takdirde, camiye gidip cemaatle cuma namazı kılmalarında dinen bir engel yoktur. Hatta hutbe ve vaazlardan istifade etmeleri için cuma namazlarına devam etmeleri tavsiye edilebilir. (Türkiye diyanet vakfı İslam ilmihali cilt.1)

 

Zuhr-i âhir namazı nedir? Bu namazı kılmak gerekir mi?

Zuhr-i âhir, son öğle namazı demektir. Bazı İslam bilginleri, bir yerleşim biriminde birden fazla yerde cuma namazı kılınmasının sahih olmayacağı ihtimaline binaen, o günkü öğle namazının ihtiyaten kılınmasını önermişlerdir. Zuhr-i âhir adıyla dört rekât olarak kılınan bu namaz, cuma namazına dâhil değildir. Hz. Peygamber’den (s.a.s.) ve ilk dönemlerden gelen rivayetler arasında bu isimle kılınmış bir namaz yoktur.

Zuhr-i âhir, İslam coğrafyasının genişlemesi ve şehirlerde nüfusun kalabalıklaşması sonucu, cuma namazının, Hz. Peygamber (s.a.s.) döneminde olduğu gibi, bir şehirde bir tek camide kılınmasının mümkün olmaması, birden fazla camide cuma namazının kılınması zorunluluğunun ortaya çıkması ile gündeme gelmiş bir namazdır.

Gerekçesi de, birden fazla camide kılınan cuma namazlarından ilk önce kılınanın geçerli olacağı, diğer camilerde kılınan namazın ise geçersiz olabileceği varsayımıdır.

İşte bu şüpheli durumdan kurtulmak için, içinde bulunulan cuma vakti kastedilerek ihtiyaten, zuhr-i âhir yani “vaktine ulaşılıp da eda edilemeyen son öğle namazı” niyeti ile dört rekâtlık bir namaz kılınması bazı âlimlerce uygun görülmüştür (İbn Abidin, Reddu’l-muhtar, III, 16-18; Karafi, ez-Zehira, II, 354-355; İbn Kudame, el-Muğni, III, 212; Şirbini, Muğni’l-muhtac, I, 420-422).

 

Fakat böyle bir varsayıma mahal yoktur. Çünkü cuma namazının tek camide kılınması, cumanın anlamına uygun olmakla birlikte, nüfusu milyonlara ulaşan büyük şehirlerin ortaya çıktığı günümüzde bunun yerine getirilmesi mümkün değildir. Zaten Hanefî mezhebinde fetvaya asıl olan görüşe göre, herhangi bir kayıt olmaksızın bir şehirde birden çok camide cuma namazı kılınabilir (İbn Abidin, Reddu’l-muhtar, III, 15-16).

İmam Şâfiî de Bağdat’a gittiğinde cuma namazının birden fazla yerde kılındığını görmüş ve buna karşı çıkmamıştır (Nevevi, el-Mecmu’, IV, 585; Şirbini, Muğni’l-muhtac, I, 420-422).

 

Böyle olunca, her bir camide kılınan cuma namazının ayrı ayrı geçerli olması, bu yönden aralarında bir fark gözetilmemesi esas olup cuma namazı kılanların ayrıca zuhr-i âhir (son öğle namazı) kılmaları gerekmez. Ancak cuma namazına dâhil olmadığını bilerek, bu namazı kılmak isteyenler için de bir sakınca söz konusu değildir. (Din işleri yüksek kurulu fetvaları)

 

Sohbetimizi burada son verirken biz Müslümanlar için günlerin en hayırlısı olan Cuma günün hayırlara vesile olması ve bir hafta sonraki Cumaya Tüm Müslüman kardeşlerimize, okurlarımıza sağlık, afiyet, huzur içinde kavuşmayı Rabbim nasip eylesin.  Selam ve dua ile…

 

 

 

 

 

 

 

 

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Mugla Haber Gazetesi - Atilla Taha