Muğla Haber Gazetesi

Böbrek ve İdrar Yolu Taş Hastalıklarına dikkat

Böbrek ve İdrar Yolu Taş Hastalıklarına dikkat
27 Haziran 2013 - 12:04

İdrar yolu taş hastalıkları doğumdan ölüme kadar her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Ancak, en sık olarak 30-60 yaşları arasında görülüyor.. Hem erkeklerde hem de kadınlarda görülmekle birlikte erkeklerde kadınlara oranla en az 2 kat daha fazla görülüyor.  Muğla Devlet Hastanesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi doktorlarından Prof. Dr. Hayrettin Şahin’e böbrek ve idrar yolu hastalıklarının belirtileri ve tedavisi konusunda önemli bilgiler verdi.

İdrar yolu taşlarının nasıl oluştuğunu özetleyen Şahin:”Tıp’daki ve teknolojideki tüm ilerlemelere karşın idrar yollarında taşların neden ve nasıl oluştuğu tam olarak anlaşılmamıştır. Ancak taş oluşumunda rolü olduğu tespit edilen bazı durumlar bilinmektedir. Bunlar;  Bazı ailelerde taş hastalığı daha fazla görülmektedir. Bu durum taş oluşumunu kolaylaştıran genetik bir bozukluğa bağlıdır. O nedenle taş hastası olan kişilerle birinci derece akraba olanlar (çocuklar, kardeşler) şikayetleri olmasa bile yılda bir kez kontrol yaptırmalıdır. Sıcak iklimlerde yaşayanlarda biraz daha sık görülmektedir. Yazları oldukça sıcak geçen bölgemizde de terle su kaybı artmaktadır. O nedenle özellikle yaz mevsimlerinde yeterli su tüketimine dikkat edilmelidir. Su tüketme alışkanlığı da taş oluşumunda önemlidir. Özellikle terleme ile aşırı su kaybının oluştuğu iş kollarında çalışanlar normalden daha fazla su tüketmelidirler. Suyun az içilmesi idrar oluşumunu azaltmaktadır. Bunun sonucunda da hem daha kolay taş oluşmakta hem de oluşan bu taş parçacıkları dışarı atılmamaktadırlar. Az hareketli büro işlerinde ya da yüksek sıcaklıkta çalışma gerektiren işlerde çalışanlarda daha fazla taş görülmektedir. O nedenle hareketsiz işlerde çalışanların çalışma dışı zamanlarda spor yapmaları, yüksek ısıda çalışanlarında sıvı alımlarını arttırmaları önemlidir. Beslenme şeklinin de taş oluşumunda rolü bilinmektedir. Dengeli beslenme önemlidir. Tuz, taş oluşumunu kolaylaştırdığından mümkün olduğunca az tüketilmelidir. Tekrar belirtmek gerekirse en önemlisi yeterli su tüketilmesidir. İdrar yolunda doğuştan veya sonradan oluşmuş bozukluk olanlarda taş daha kolay oluşmaktadır. O nedenle herhangi bir nedenle idrar yollarında anormallik saptananlar (özellikle idrar akışını engel olan bozukluklar) en az yılda bir kontrole gitmelidirler.  İdrar yapmayı zorlaştıran nörolojik sorunları olanlarda da taş kolay oluşmaktadır. Bu hastaların mutlaka ürologlarca da takip edilmeleri gerekmektedir.” Dedi.

Prof. Dr. Şahin, idrar yolu taşlarının belirtileri ve tedavisi hakkında da şunları söyledi: “ idrar yolu taşlarının belirtileri nelerdir?:Taş hastalığının en önemli belirtisi ağrıdır. Ağrının yeri taşın idrar yolunda bulunduğu yere göre değişmektedir. Ancak genellikle kıvrandırıcı, bıçak saplanır tarzda çok şiddetli ağrı şeklindedir. Özellikle böbrek ile idrar torbası arasındaki kanalda bulunan taşlar bu derece şiddetli ağrılara yol açmaktadır. Bu ağrılar bazen diğer hastalık ağrılarıyla (özellikle apandisit ile ) karışabilmektedir. O nedenle hekim tarafından önerilmediği sürece ağrı kesicilerin kullanılmaması önemlidir. Aksi taktirde ağrının kesilmesi acil müdahale gerektiren apandisit gibi bir hastalığın erken tanı konmasını güçleştirmektedir. Taş hastalarında idrarda kanama görülebilir. Ancak bu kanama nadiren gözle görülecek kadar yoğundur. Genellikle idrar tahlillerinde kanama saptanmaktadır. Özellikle aşırı ağrının olduğu dönemlerde bulantı, kusma görülebilir. Taşı olan kişilerde idrar yolu enfeksiyonları  daha kolay gelişebilmektedir. O nedenle yenileyen idrar yolu enfeksiyonu geçiren hastaların idrar yolu taşı yönünden araştırılması gerekir. İdrar torbası ya da işeme kanalındaki taşlarda işeme zorlukları hatta bazen hiç idrar yapamama gibi bulgular olabilir. Bazen taş hastalığı böbreklerin çalışmasını bozabilmektedir. İki böbreğin de bozulduğu durumlarda hasta doktora böbrek yetmezliğine bağlı bulgularla başvurabilir. Tüm belirtilerin bazen birisi bazen hepsi birden bulunabileceği gibi idrar yolunda taş olup da hiçbir yakınması olmayan hastalarda vardır. Bunlarda tanı genellikle tesadüfen konur. O nedenle özellikle yukarı da sayılan ve taş oluşumunu kolaylaştıran sebeplere sahip olanlar en az yılda bir üroloji hekimince kontrol edilmelidir.

İdrar yolu taşlarının tanısı nasıl konmaktadır: İlk muayene sonrasında öncelikle idrar tetkiki istenmektedir. Muayene bulguları ve idrar tetkikleri sonucunda taştan şüphelenirse öncelikle ultrosonografi ve röntgen istenir.

Tedavi  taşın yeri, taşın büyüklüğü hastanın yaşı böbreklerin durumu, hastanın yakınmalarının şiddetine göre değişebilir.

Tedaviden sonra taşın tekrar oluşmasını önlemek mümkün mü?: maalesef günümüzde tekrar taş oluşumunu kesin olarak önleyen bir tedavi yöntemi bilinmemektedir. Sadece taş oluşma olasılığını azaltmak için yukarıda sayılan önerilere dikkat edilmelidir. “

HABER:  Şafak Turgut

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Mugla Haber Gazetesi - Atilla Taha