Muğla Haber Gazetesi

Basının gör dediği

Basının gör dediği
Hüseyin Atılgan
Hüseyin Atılgan( [email protected] )
09 Ocak 2013 - 11:32

ATATÜRK İLE İLGİLİ

Şerefimle Ölmeye Hazırım – Her vatanın temelinde sıkıntı, yokluk, acı, gözyaşı ve ölüm vardır. Bütün bunlara daha iyi, daha onurlu ve daha özgür bir yaşam için razı olunmuştur. Onun içindir ki, vatan toprakları üzerinde yaşayanlar onun değerini bilmek ve sahip çıkmak sorumluluğuyla yükümlüdürler. Mehmet Akif Ersoy’un aşağıdaki dizelerinde bakınız bu gerçek nasıl dile getiriliyor.“Sahipsiz kalan bir vatanın batması haktır / Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.”Aşağıda yer alan anı, vatan gerçeğini en iyi anlayan ve onun gereğini yapmaktan çekinmeyen insanların başında Atatürk’ün yer aldığını yansıtması açısından önemlidir.Mustafa Kemal’in Samsun ve çevresindeki faaliyetlerinden korkan İstanbul Hükümeti, İçişleri Bakanı Ali Kemal’in bir genelgesi ile O’nu görevden alıyor. Bu sıralarda, Ali Galip adında birisi de, Erzurum Valiliği’ne atanmak maskesi altında Mustafa Kemal’i tutuklamakla görevlendiriliyor. Ve Sivas’ta bazı tertiplere başvuruyor. Bu komployu Amasya’da haber alan Mustafa Kemal, bir atlı birlik oluşturarak habersizce Tokat’a gidiyor. Kendileriyle sohbet etmek üzere şehrin ileri gelenlerini topluyor. Bu toplantıda bulunan avukat Ali Bey, gözlemini şöyle anlatıyor:“Yirmi kişi kadar vardık. Atatürk, etrafında bazı kişilerle birlikte geldi. Köşede bir sandalye vardı. Selam verip oraya oturdular ve bize memleketin kurtuluş yolu hakkında hiçbir şekilde unutamayacağım şu açıklamada bulundular:
– Hiçbir koruma aracına sahip olmasak bile, dişimiz tırnağımızla, zayıf ve dermansız kolumuzla mücadele ederek şeref ve haysiyetimizi, namusumuzu korumayı kaçınılmaz görüyorum. Tarih, bize vatan uğrunda canını, malını esirgemeyen milletlerin asla ölmediklerini göstermektedir. Ben hayatımı, hiçbir zaman milletimizden üstün görmedim ve görmeyeceğim. Her an memleket için şerefimle ölmeye hazırım.”
(N.A. BANOĞLU, Nükte ve Fıkralarla Atatürk, s.370-371)

 

TEBRİK

Çeşitli tartışmalara sebep olan Yatağan GELİ’ye alınacak olan 16 işçi için yapılan mülakat sınavlarındaki şüphelerin ortadan kaldırılması için meclise soru önergesi veren CHP Muğla Milletvekili Tolga Çandar’a.

 

ELEŞTİRİ

Kamu kurumlarına elaman alımlarında yetenek, yeterlilik ve eşit yarış ilkelerini çiğneyerek her dönem kurumlara kendi yandaşlarını yerleştirerek işi ehline vermeyen gelmiş geçmiş bütün iktidarlara.

 

GÜNÜN SÖZÜ

“Teröre karşı birlikte savaşmış, birlik ve beraberlik duygularıyla yaşamı omuzlayan Anadolu’nun bu gencecik evlatlarını “bizdensin, bizden değilsin!” şeklinde bölmek  insanlık mıdır? Nasıl bir siyasi anlayıştır?”

(CHP Muğla Milletvekili Tolga Çandar)

 

 

BU KİTABI

Adı: Ulus Devletin Dinamikleri

Yazarı: Naci Yengen

Yayınevi: Birharf Yayınları

MUTLAKA OKUYUN

 

GÜZEL SÖZ

Felaket içindeyken cesaret, size mantıktan daha çok yardım eder.

(Napolyon)

 

ATATÜRK DİYOR Kİ

“Biz milliyet fikirlerini tatbikte çok gecikmiş ve çok ilgisizlik göstermiş bir milletiz. Bunun zararlarını fazla faaliyetle telafiye çalışmalıyız… Çünkü tarihi hadiseler ve müşahedeler insanlar ve milletler arasında hep milliyetin hakim olduğunu göstermiştir.”
“Harp muharebe hele meydan muharebesi yalnız karşı karşıya gelen iki ordunun çarpışması değildir ulusların çarpışmasıdır. Ulusların bütün varlıkları ile bilim ve teknik alandaki seviyeleri ile başarıları ile ahlakları ile kültürleri ile faziletleri ile kısaca göz ile görülür bütün güçleri ve varlıkları ile her türlü araçları ve olanakları ile çarpıştığı bir sınav alanıdır.” 

BEN

Bugüne kadar gelmiş geçmiş kamu kurumlarına yapılan bütün alımlarda dönemlerinin iktidarı tarafından müdahale edildiğini düşünmekle birlikte bu yöntemin bürokraside ve kurumların işleyişinde işin ehline verilmeyişinden dolayı hep zaman ve maddi kaynak israfına neden olduğunu, bu tür alımların ve sınavların tamamen halkın, ilgili kurumların ve dahi yeminli kuruluşların (Noter vs) huzurunda açık seçik yapılması gerektiğine inanıyorum.

YA SİZ

 

 

THK Havacılık ve Uzay Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünsal Ban’ın verdiği bilgiler, tüyler ürpertici!..Bugün yerli otomobil yapıp yapamayacağı tartışılan bu ülke, 1930’dan 1950’ye kadar uçak üretti.Hem de 15 farklı modelde. Yetmedi, bunları Danimarka ve Hollanda gibi ülkelere de ihraç etti. Çizdi, üretti ve sattı! Bu ülke, 1948’de “uçan kanat” yaptı. Yani, Körfez Savaşı sırasında ortaya çıktığında hepimizi hayran bırakan ABD yapımı “hayalet uçakların” projesi bize ait. Üstelik, bunlar sadece kağıt üzerinde kalmadı, “uçan kanatlar” Etimesgut’ta denenip uçuruldu da. Bakın fotoğraflarına, aralarında hiçbir fark yok. 1946-1947’de bizim düşünüp 1948’de gerçekleştirdiğimizi, Amerika 33 yıl geçtikten sonra 1981’de hayata geçirebildi! Sonra, Marshall Planı devreye sokuldu. Bize, “Siz neden uçak üretmekle uğraşıyorsunuz” dediler: – Gerek yok. Bırakın bu işleri. Biz üretir, size yardım olarak veririz. Biz fabrikaların kapısına kilit vurduk. Onlar da gönderdiler hurdaları, sattılar yedek parçalarını. Frenlediler, durdurdular, sömürdüler! Yıllar boyunca ülkeyi yönetenlerden bir Allah’ın kulu da çıkıp bu ihanete “dur” demedi! Dile kolay; aradan tam 64 yıl geçtikten sonra açığı kapatmaya çalışıyoruz.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Mugla Haber Gazetesi - Atilla Taha