Muğla Haber Gazetesi

Basının gör dediği…

Basının gör dediği…
Hüseyin Atılgan
Hüseyin Atılgan( [email protected] )
20 Aralık 2012 - 17:57

ATATÜRK İLE İLGİLİ

Atatürk’e Yeni Bir Yat Alınması Fikri Nasıl Doğmuştur?

Atatürk’ün İstanbul’daki mutluluklarından en önemlisi Florya’yı keşfetmesi oldu. Birkaç kez gidip gelmeden sonra buradaki plajı canlandırmaya karar vermişti. Deniz köşkü, alaturka deniz hamamı gibi bir şeydi. Atatürk denize o kadar ihtiraslı bir şekilde bağlanmıştı ki yıllarca yaz aylarını adeta su içinde geçirdi. Yüzme ve kürek idmanları yapar ve burada da halktan ayrılmazdı. İlk projeye göre, Atatürk Köşkü kumsalın sonundaki bir tepecik üstüne yapılacaktı, aşağıda da bir banyo yeri hazırlanacaktı. Kalabalıktan uzaklaşmayı istemedi. Yine ilk projeye göre demir yolu geri alınacaktı: Canım, dedi: “Ankara’da dağ başında yaşıyorum, İstanbul’da saraya hapsoluyorum; bırakın burada gelenleri gidenleri göreyim, hiç olmazsa, tren gürültüsünü duyayım.”
Büyükçe tekne olarak emrinde Ertuğrul Yatı vardı. Marmara için yapılmış bu yatla bir defa Karadeniz’e çıkmıştı. Sert havada yat, az daha batıyordu. Memleket kıyılarını dolaşmak üzere İstanbul’dan uzaklaşınca Denizyolları’nın bir yolcu gemisini seferden alıkoymak gerekiyordu. İşte Atatürk’e yeni bir yat alınması bu gereksinimden doğmuştu.

TEBRİK

Fethiye’ye yaptığı ziyaret sırasında Marmaris ile Fethiye arasında başta turizm olmak üzere ekonomik ve çeşitli alanlarda işbirliğini sağlamak amacıyla köprü kurulması önerisinde bulunan Marmaris Kaymakamı Ali Galip Saral ve Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar’a.

ELEŞTİRİ

Yatağan’da yıllarca bir çok ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı kazaların oluşmasından sonra yapılan kavşağın daha henüz  birkaç yıl bile geçmeden yapısında çatlaklar oluşacak şekilde yapan firmaya ve bunu teslim alan yetkililere.

GÜNÜN SÖZÜ

“Marmaris’te bulunan yanardağ ileride Türkiye ile Yunanistan arasında krize neden olabilir.”

(Prof. Dr. Ahmet Ercan)

BU KİTABI

Adı: Ya Sev Ya Sevr

Yazarı: Hulki Cevizoğlu

Yayınevi: Cevizkabuğu Yayınları

MUTLAKA OKUYUN

GÜZEL SÖZ

Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır.

(Hadis-i Şerif)

ATATÜRK DİYOR Kİ

Gelecek için hazırlanan vatan çocuklarına, hiçbir güçlük karşısında baş eğmemelerini; sabır ve metanet ile çalışmalarını; çocuklarımızın anne ve babalarına da yavrularının öğrenimlerini tamamlamaları için her fedakarlığı göze almalarını tavsiye ederim. Büyük tehlikeler önünde uyanan milletlerin ne kadar sebatkar olduklarını tarih doğrulamaktadı r. Silahıyla olduğu gibi aklıyla da mücadele etmek zorunda olan milletimizin birincisinde gösterdiği kudreti ikincisinde de göstereceğine asla şüphem yoktur.

Okullarda öğretim vazifesinin güvenilebilir ellere teslimini, memleket evladının, o vazifeyi kendine hem bir meslek, hem bir ideal sayacak üstün ve saygıdeğer öğretmenler tarafından yetiştirilmesini sağlamak için öğretmenlik, diğer serbest ve yüksek meslekler gibi, aşama aşama ilerlemeye ve her halde refah sağlamaya uygun bir meslek haline getirilmelidir. Dünyanın her tarafında öğretmenler insan toplumunun en fedakar ve saygı değer unsurlarıdır.

BEN

Marmaris Kaymakamı Ali Galip Saral ve Belediye Başkanı Ali Acar’ın Fethiye’yi ziyaretleri sırasında Marmaris ve Fethiye arasında turizm köprüsü kurulması yönündeki önerisini takdirle karşılmamanın ötesinde Muğla’nın ilçelerinin başta turizm olmak üzere tarım ve diğer alanlarda karşılıklı ekonomik işbirliklerini sağlamaları durumunda hem ilçelerin hem de Muğla’nın ekonomisinin ve istihdamının artacağı düşüncesini taşıyorum.

YA SİZ

Devlet yönetimine dair güzel bir örnek:

ATATÜRK’ten Çanakkale Valisine Açık Telgraf…
Lozan Barışından sonrasıydı, bir akşam Atatürk’ün sofrasına Özel Kalem Müdürü telaşla yaklaştı ve bir şifreyi okudu. Çanakkale Valiliği’nden geliyordu. Çanakkale’nin bazı yerlerine (mezarlıklarına olabilir) kendi bayraklarını asacaklarını bildirmişlerdi. Vali de bunu haber veriyor ve ne yapması emredileceğini soruyordu.
Mesele mühimdi. Türk topraklarına yabancı milletlerin bayrakları asılacaktı.
Atatürk telgrafın mahiyetini öğrendikten sonra:
-Acelesi yok, cevabını verdi ve Özel Kalem Müdürü’nü savdı.
Bundan daha ecele ne olabilirdi? Vali, şifreyi çok acele kaydıyla çekmişti. Öbür gün öğle olmadan yabancı devlet mümessilleri bayraklarını çekeceklerdi. Valinin alacağı tedbir ancak alacağı emre bağlıydı.
Özel Kalem Müdürü yarım saat sonra tekrar Atatürk’ün huzurundaydı.
Atatürk kaşlarını çattı:
-Veririz dedik ya, ne acele ediyorsun?
Tekrar sofradan ayrılan müdür, öte yandan da sıkıştırılıyor, çok acele olan telgrafa cevap verilmeyişi Çanakkale Valisi’ni de güç duruma düşürüyordu.
Saat ondu. Atatürk’ün fikri alınmadan cevap verilemeyeceğine göre bu cevabı bir an evvel almak lazımdı.
Saat on birde Çanakkale Valisi ikinci bir telgrafla şifreye cevap istiyordu. Özel Kalem Müdürü yine Atatürk’ün sofrasına yaklaştı, Atatürk inanılmaz bir soğukkanlılıkla:
-Nedir bu aceleniz ve telaşınız, dedi. Elbette cevap veririz. Bırakın da biraz rahat edelim.
Özel Kalem Müdürü tekrar uzaklaştı. Arka odalarda ilgili memurların telaşı devam ediyor, Atatürk’ün bu haline bir türlü akıl ermiyor, o da sofradan kalkma zamanını geciktiriyordu. Çanakkale Valisi’nin telgrafına mutlaka cevap verme lüzumunu şiddetle duyanlar da neticeyi merak ve endişe ile beklemekteydiler. Atatürk’ün mutlaka bir cevap vereceğini biliyorlardı. Yalnız bu, nasıl bir cevap olacaktı ki, bu nazik durumu halledebilsin.
Gün ağarmak üzereydi; Atatürk, Özel Kalem Müdürü’nü çağırdı:
-Şifreye cevap verdiniz mi?
Özel Kalem Müdürü görevini savsaklamış insanlara mahsusu bir korku ile:
-Hayır, dedi. Zâtıâlileri…
Atatürk sözünü kesti:
-Yazınız öyleyse…
”Çanakkale Valiliği’ne,
Çanakkale topraklarına yabancı bayrağı çekmeye yeltenenleri, kim olurlarsa olsunlar, derhal ellerine kelepçe takarak Ankara’ya sevkediniz.”
Ve sordu:
-Ne yapacaksınız şimdi?
-Şifreye şifre ile cevap vereceğiz efendim.
-Hayır, dedi; şifre ile değil, bu telgrafı açık çekeceksiniz.
Telgraf derhal çekildi. Bahsettikleri saatte Çanakkale’de yabancı devletlerin bayrakları şöyle dursun, temsilcileri de ortalarda gözükmüyorlardı…
(Atatürk Ansiklopedisi cilt:3 sf:8-9)

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Mugla Haber Gazetesi - Atilla Taha