Muğla Haber Gazetesi

basının gör dediği

basının gör dediği
Hüseyin Atılgan
Hüseyin Atılgan( [email protected] )
07 Aralık 2012 - 10:52

ATATÜRK İLE İLGİLİ

Atatürk, gençlerle de yakından ilgilenirdi. Özellikle askeri okulların
öğrencileri en çok ilgilendiği kişilerdendi. 1929 yılının bir sonbaharı trenle İstanbul’dan Ankara’ya dönüyordu. Özel tren Hereke istasyonunda kısa bir süreliğine durmuştu, birden Ata’nın gözü istasyon alanında silah çatmış dinlenen erlere ilişti. Bunları bir el imiyle (işaretiyle) yanına çağırdı. Erler koşuştular, trenin bir adım yakınında çakılıp kaldılar. Gözleri Ata’larındaydı. Bir buyruk bekliyor gibiydiler. Atatürk’ün;
“Siz kimsiniz, ne yapıyorsunuz burada?” sorusuna ;
“Harbiye stajyeriyiz Paşam, manevraya gidiyoruz,” yanıtı geldi.
Bu kısa duraklamadan yararlanarak;
“Size kimi şeyler söylemek isterim!” diyen Atatürk, bir an gözlerini onların üzerlerinde gezdirerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mademki subay olacaksınız, mesleğinizin size yüklediği sorumluluğu algılamış olarak çalışın. Kendinizi geleceğe ona göre hazırlayın. Türk tarihini incelerseniz göreceksiniz ki, bu ulus ne zaman yükseldiyse Türk subaylarının omuzlarında yükselmiş; ne zaman düşmüşse subaylarının çizmeleri altında düşmüştür.”

 

TEBRİK

Kadına Seçme ve Seçilme Hakkının verilmesinin yıldönümü olan 5 Aralık tarihinde Belediye Başkanlığı makamını Kadın Meclis Üyesi Dilek Dinçer’e veren ve bu tutumunu bir gelenek haline getirerek anlamlı bir mesaj veren Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı’ya.

 

ELEŞTİRİ

Başta seçime dönemlerinden olmak üzere her özel günde ve her platformda yeri geldikçe kadınların siyasette daha fazla oranda yer alması gerektiğini söylemelerine rağmen bu imkanı kadınlara bir türlü vermeyen siyasi parti liderlerine ve partilere.

 

GÜNÜN SÖZÜ

“Kriptonun aslı Erbakan’daydı. Darbelerin hepsini ABD yapmıştır diye çok açık söylemiştim. AK Parti’nin fikri temeli de 20 Temmuz 1996’da Washington Enstitüsü’nde düzenlenen bir panelde atıldı.”

(Dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan)

 

BU KİTABI

Adı: Atatürk’ün Yol Haritası

Yazarı: Arslan Bulut

Yayınevi: Bilgi Yayınları

MUTLAKA OKUYUN

 

GÜZEL SÖZ

Emniyette olduğun zaman birçok dostların olacaktır. Yaşantın bulanık olur olmaz , dünyada yalnız kalırsın.

(Ovid)

ATATÜRK DİYOR Kİ

“Kadının en büyük vazifesi evlattır. İlk terbiye verilen yerin ana kucağı olduğu düşünülürse bu vazifenin ehemmiyeti layıkıyla anlaşılır. Milletimizin kuvvetli bir millet olmaya karar vermiştir.. Bugünün gereklerinden biride, kadınlarımızın her hususta yükselmesini. temindir. Bu sebeple kadınlarımızda ilim ve teknik bilgi sahibi olacaklar ve erkeklerin seçtikleri Bütün tahsil derecelerinden seçeceklerdir. Sonra kadınlar sosyal hayatta erkeklerle beraber yürüyecek ve birbirinin yardımcısı ve koruyucusu olacaktır.”

Milli ahlakımız uygar esaslarla ve özgür fikirlerle beslenmeli ve sağlamlaştırılmalıdır. Bu çok önemlidir; özellikle dikkatinizi çekerim. Korkutma esasına dayanan ahlâk bir erdem olmadıktan başka güvene de lâyık değildir.(1924 -M.E.İ.S.D. 1 s. 19) 

 

BEN

Muğla Belediyesi tarafından Düğerek mahallesine yapılacak olan Sosyal Tesislerin bu mahallenin sosyal ve kültürel hayatına yeni bir canlılık getireceğini ve Muğla kent merkezi ile bütünleşme anlamında önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum.

YA SİZ

 KIYAMET TOHUM DEPOSU

Norveç’in kuzeyindeki Spitsbergen adasında “Svalbard Küresel Tohum Deposu” adı verilen tohum ambarı, daha Mart 2008 tarihinde resmen faaliyete başlamıştı. Donmuş bir dağın 130 metre altına inşa edilen ambarda, şu anda dünyanın dört bir yanından yaklaşık 3 milyon farklı tohum özel ambalajlarda saklanıyor!
Kuzey Kutbu’na 1100 kilometre uzaklıkta olan buzdağı ambarında, bazı dayanıklı tohumlar 1000 yıl kadar bozulmadan kalabilecek. Her türlü nükleer saldırıya, patlamaya ve depreme dayanıklı olan bu tohum deposuna “kıyamet tohum deposu” da deniyor.
Dünya üzerindeki tüm tohum çeşitlerini biraraya getirmeyi hedefleyen ambarın amacı, gelecekte dünyanın başına gelebilecek nükleer savaş, meteor düşmesi veya iklim değişimi gibi bir felaket durumunda, tohum çeşitliliğinin korunmasını sağlamak. İşin ilginç yanı, bu projenin finansörleri, genetiği değiştirilmiş tohumları az gelişmiş ülkelere yayarak, tarlalardan orijinal tohumların kökünü kazıyan küresel şirketler olarak karşımıza çıkıyor.
Ve şimdi bunlar, dünya üzerindeki tüm orijinal tohumları olası bir kıyamet günü için kutuplarda buzdan bir adaya saklıyor.
Konuya dikkat çeken Alman asıllı Amerikalı araştırmacı-gazeteci F. William Engdahl, tarım sektörünü elinde tutan GDO devlerinin insanlık için gerçek bir kıyamet yaratacağını söylüyor. İddiaları son derece ürkütücü. Norveç’teki küresel tohum deposuyla amaçlanan ari üstün ırk yaratmak mı yoksa istenmeyen ırkları yiyeceklerle kısırlaştırmak mı?
“Kıyamet tohum deposu” olarak da bilinen Svalbard hariç dünyadaki diğer tohum depolarını bekleyen kıyameti kim koparacak?
Engdahl’ın iddialarına göre, tekel olma arzusunun temelinde yatan tek sebep ekonomik değil. Bunu açıklamak için önce kıyamet muhafızlarının kimliklerinden ve geçmişte neler yaptıklarından biraz söz edelim:
Rockefeller, 1971′de Uluslararası Tarım Araştırmalarında Küresel Danışmanlık Grubu olan CGIAR’ı kurdu. CGIAR, üçüncü dünya ülkelerinin bilim adamlarının ve agronomistlerinin (tarım uzmanı) “modern tarım ürünü” kavramlarında uzmanlaşmaları ve ABD’de öğrendiklerini ülkelerine götürmeleri ile yakından ilgilendi.
GDO’lu “Gen Devrimi”nin yaygınlaşması için paha biçilmez bir etki şebekesi oluşturdular. CGIAR, daha etkin olabilmek için BM Gıda ve Tarım Örgütü’nü (FAO), BM İlerleme Programı’nı ve Dünya Bankası’nı da işin içine dâhil etti.
Engdahl’a göre örgüt, tarım üzerinden üstün ırk yaratmaktan daha öte bir şeyi amaçlıyor!
Rockefeller, Carnegie, Harriman ve diğer zengin elit aileler tarafından fonlanan öjenik (üstün ırk yaratma) lobisinin, 1920′den beri biricik amacı “negatif öjenik”tir.
“Negatif ojenik” istenmeyen soyların sistemli bir şekilde yok edilmesidir. Aile Planlaması Enternasyonali’nin kurucusu, koyu öjenikçi ve Rockefeller ailesinin yakın dostu Margaret Sanger, 1939′da Harlem’de “Negro (Zenci) Projesi” adı altında bir proje başlattı. Bu projenin ne olduğunu bir arkadaşına yazdığı mektupta açıkça dile getiriyordu: “Zenci nüfusu, ortadan kaldırmak istiyoruz.”

 

 

 

 

 

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Mugla Haber Gazetesi - Atilla Taha