“Barış kadına, kadın barışa yakışır”
1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Cumhuriyet Kadınları Derneği Başkanı Jale Eren bir basın açıklaması yaptı. Başkan Eren, açıklamasında şu görüş ve düşüncelere yer verdi :“ Bugün, 1 Eylül “Dünya Barış...
1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Cumhuriyet Kadınları Derneği Başkanı Jale Eren bir basın açıklaması yaptı. Başkan Eren, açıklamasında şu görüş ve düşüncelere yer verdi :“ Bugün, 1 Eylül “Dünya Barış Günü”. Bugün II. Dünya Savaşı’nın başladığı gün. 28 milyon kişi öldü II. Dünya Savaşında. Sözde “barış” dönemi olan 1945-1992 yılları arasındaki irili ufaklı savaşlarda bu sayı 60 milyon oldu. 1992 den günümüze dek ise savaşlarda yaşamını yitirenlerin sayısı ikiye katlandı.
Biz kadınlar ve çocuklarımız için daha korkunç rakamlar da var; Geçtiğimiz yüzyıllarda savaşlarda yaşamını yitiren ya da sakat kalan insanların çoğunluğunu askerler, diğer bir ifade ile erişkin erkekler oluştururken son yüzyılda etkilenen insanların niteliği ve niceliği değişmiştir. Örneğin askerler, 1. Dünya Savaşı’ndaki ölümlerin %80’ni, 2. Dünya Savaşı’nda %50’sini ve Vietnam Savaşında ise %20’sini oluşturmuştur.. 1990 yılından itibaren savaşlarda yaşamını kaybeden insanların %90’nını kadın ve çocuklar oluşturmaktadır. Ayrıca savaşın etkileri ile yaşadıkları yerden ayrılarak mülteci durumuna düşen savaş zedelerin de %80’i kadın ve çocuklardan oluşmaktadır.
Savaş yol açtığı doğrudan acıların yanında insanlığın geleceğine ilişkin olumsuz gelişmelerin de hazırlayıcısıdır. Yapılan çeşitli araştırmalar göstermiştir ki; savaşa katılan toplumlarda, savaştan sonra şiddet ve insan öldürme davranışında ciddi bir artış meydana gelmektedir. Örneğin ABD’de Vietnam savaşı sırasında cinayet ve saldırı olaylarında iki kat artış olmuş, 100.000 kişi başına 4,5’ten 9,3’e çıkmıştır. Savaşa giren toplumlarda şiddet ve saldırı olayları savaştan sonra en az %10 artarken, girmeyenlerde en az % 10 azalma olmuştur. Savaş sonrası cinayetlerde görülen artış, savaşın sonu ya da niteliğinden bağımsızdır. Savaşta kaybedilen insan sayısı ile savaş sonrasındaki cinayet artışı arasında paralellik saptanmıştır.
Toplumdaki şiddet ve cinayet olaylarının en büyük mağdurunun biz kadınlar ve çocuklarımız olduğu da bilinen bir gerçektir. Ülkemizde, 30 yılı aşkın süredir sürmekte olan terör eylemlerinde
onbinler yaşamını yitirdi. Analar evlatlarını kaybetti, en çok kadınların yüreği yandı, en çok kadınlar ağladı.
Sayın Cumhurbaşkanı’nın başını çektiği, daha da acı ve dehşet veren bir politika son aylarda uygulamaya konuldu. HDP oy yitirebilir, bu yolla AKP oylarını yükseltebilir, başkanlık sistemi getirilebilir diye, terörün yeniden tırmanmasından, yeniden ana yüreklerinin yanmasından, gencecik vatan evlatlarının toprağa düşmesinden, kan dökülmesinden medet umuluyor.
AK Parti iktidarı, komşumuz Suriye ile savaşma histerisine tutuldu. ABD emperyalizminin Ortadoğu Halklarının zenginliklerini yağmalama emellerini gerçekleştirmesinin tetikçisi olma hevesine kapıldı.
Terörist paralı askerleri eğitme, örgütleme, silah ve para yardımı yapma yarışında emperyalistlerin ve dinci diktatörlüklerin önüne geçti. Milletvekillerimizin bile girmesinin yasak olduğu vatan
topraklarımız, “mülteci” adı altında teröristlerin kullanımına sunuldu. Türkiye, gerçek bir insanlık dramı olan, yine en çok kadın ve onların evlatlarının öldüğü insan kaçakçılığının baş ülkesi oldu. Ölümden kaçan milyonlarca yoksul insan kentlerimizi doldurdu, kitlesel çocuk ölümlerine neden olabilecek” aşısız çocuklar” sorunu önümüze geldi. Bunlar büyük suçtur. Asla kabul edilemez ve ergeç
hesabı sorulacaktır.
Biz Cumhuriyet Kadınları Derneği Üyeleri, Biz Mustafa Kemal’in Kadınları, Biz bu yurdun geleceği demek olan evlatları yetiştiren analar.
“Yurtta Barış Dünyada Barış” sözünün değerini, erdemini, anlamını ve biz kadınlar için önemini çok iyi biliyoruz. Ve söz veriyoruz: Barış isteyeceğiz, barışı savunacağız, barışın düşmanlarıyla mücadele etmekten yılmayacağız.”
Bu haber toplam 177 defa okunmuştur
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.