Muğla Haber Gazetesi

Bağımsızlıkta Milli Misak-ı İktisat

Bağımsızlıkta Milli Misak-ı İktisat
Cenap Özsoy
Cenap Özsoy( [email protected] )
20 Şubat 2016 - 9:24

İnciraltı Tarih Cemiyeti’nden Mert Gezici’nin incelemesi tam bugünlere uyarlanmış sanki. İnceleme, Türkiye Cumhuriyeti yönetimi iktisat tarihi özeti. Bağlantıyı bugünün tekamülü ile eşleştirerek netice almak mümkün.

“Siyasi ve askeri muzafferiyetler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadi muzafferiyetler ile taçlandırılmazsa husule gelen zaferler payidar olamaz. Az samanda söner. Bu itibarla en kuvvetli ve parlak zaferimizin dahi temin edebileceği ve daha edebileceği faydalı semereleri tespit için iktisadiyatımızın, iktisadi hakimiyetimizin temini ve sağlamlaştırılması  ve genişletilmesi lazımdır.” (M.Kemal Atatürk)

Milli Kurtuluş Mücadelesi hem bir sonu hem de bir başlangıcı ifade eder. Sen ve başlangıç birbirinin içindeydi. Osmanlı’nın sonu aynı zamanda Türkiye’nin başlangıcını yaratıyordu. Esas damgasını vuracak nokta İzmir İktisat Kongresi ile işin hem bundan önceki devirdeki vehamet hem de kurtuluş gününün başlangıcı olarak tevsiz edilir.

17 Şubat 1923 saltanatın kaldırılmasından tam 4 ay geçmişti. Bütün dünyanın tam bağımsız bir devlet olarak tanınacağı Lozan görüşmesinin ilk turu sonuçsuz sona ermişti. Fakat buna rağmen ilk turda alınan kararlar içinde yabancı sermaye konusu, bazı konularda da serbestlik tanınması gibi hususlar zamanın esintileri idi. Lozan’ın en mühim çarpıcı mesele tam bağımsızlık kavranmış ve bütün işler bunun etrafında şekillendirilmişti.

Osmanlının mirası borçlar, içerde yabancılara ait işletmelerdi. Bankacılık, demiryolları, belediye işletmeleri kısaca iç ve dış pazarın büyük bölümü yabancıların elindeydi. Ermeni ve Rum sermayedarlar Milli Kurtuluş Savaşı sırasında işgalci Yunan ordusuna maddi destekte bulunuyordu. Kalkınmayı sağlamak için devlet sermayesinin yeterli olmadığı yerde, yerli ve bağımsızlıktan yana olan sermayeyi destekledi.

Mühim bir nokta; Atatürk hiçbir zaman sermayeye güvenmedi bel bağlamadı baştan beri. Devletçi bir program izledi.

1925 yılında Reji İdaresi devletleştirildi. Sanayi ve maden bankası kuruldu. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde ulusal savunma sanayi kurulması için büyük yatırımlar yapıldı. Tekel tarafından Elmadağ barut fabrikası kuruldu. 1924 yılında demiryolları devletleştirilmesi kararı alındı. 1928’de bitirildi.

14 Nisan 1925 günü Limanlar Kanunu ile devlet sorumluluğu altına veriliyordu. Yine iktisat kongresi kararlarında 95 maddelik tarım sorunlarına ait karar alındı. Aşar vergisinin ilgası ile Ziraat Bankasının kurulması kararlaştırıldı. 1925 yılında Aşar vergisi kaldırıldı.

Hülasa; Misak-ı İktisadın özü tam bağımsızlık ve kalkınmış Türkiye’dir. Tam bu aşamada düşünülen yol Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli’ne çıkmıyor mu???

 

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Mugla Haber Gazetesi - Atilla Taha