Muğla Haber Gazetesi

AŞURE DEYİP GEÇME /YASEMİN EVREN

AŞURE DEYİP GEÇME /YASEMİN EVREN
16 Şubat 2021 - 13:08

“Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım” diye başlayalım söze. Aşure yaptık bugün apartmanca biz. Aslında Muharrem ayının 10. günü Aşure günüdür, o gün pişip dağıtılan aşure makbuldür, biliriz de bu yıl bir türlü toparlanamadık komşularla Aşure gününde. Hepimizin bir mazereti vardı. Hepsinden önce, ben evde değildim. Her neyse, biz canımız çektiğinde tatlı niyetine yapar, birlikte yeriz güle oynaya.

“Muharrem ayı, dört haram aydan biridir” derdi rahmetli babaannem. Merak edip araştırdım, ‘hangi aylarmış bu haram aylar ve neden haram ay denmiş?’ diye. Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları haram aylarmış. Bu dört ay boyunca savaş yapmak yasaklanmış cahiliye döneminde. Kutsal ve özel zamanlar olarak kabul edilirmiş bu aylar. Güzel ahlâkın kazanılması, ibadetlerin artması, kişinin kulluğunu hatırlaması, kendi özüne yönelmesi ve şükretmesi açısından da değerli zamanlarmış bu aylar. Aşure günü oruç tutmak gerekliymiş. Şimdi kaçımız tutuyoruz ki?

 

Bu ayın faziletlerini tam anlamayanlar “Kerbelâ şehitlerini anıyoruz” diye matem tutar, kendilerine işkence eder, şişler batırırlar vücutlarına. Bu davranışların dinimizde yeri yoktur. Araştırmadan, bilinçsizce yapar bunları çoğu. Kulaktan dolma, ne duyduysa, büyüklerinden ne gördüyse işte.

 

Aşure, paylaşmaktı özünde. Helal kazançtı, el sürmemekti harama. Kerbelâ şehitlerini, Hz. Hüseyin’i dualarla anma, sevenlerinin onun yolundan gitmeleri demekti Aşure ayı. Birlik ve beraberliğin, kardeşliğin ve ikramın kutlu günüdür Aşure günü.

Yardımlaşma ve bereket ayıydı ayni zamanda. Bazı hadisler bile vardır bu ayın faziletlerini anlatan:

“Her kim ki Aşura gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder. ( et Tergib ve’t Terhib)

“Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur. (İbni Mace, Sıyam:43)

Aşure, sabırdır, emektir. Her ‘benim’ diyen de pişiremez ha! Şekeri dengeli olacak, buğdayı güzel pişecek, kıvamı yerinde olacak… Cak da cak yani. Oldukça zahmetli bir iştir aşure pişirmek. O nedenle sağırdır. Evdeki malzemelerle yapılabildiği gibi istenir ve biraz paraya kırılırsa, fındığı, fıstığı, cevizi, inciri, kayısısı eklenebilir.

 

Başka acılarla hatırlamamak, hep güzel kurtuluşlar ve müjdelerle yaşamak dileğiyle nice aşure günlerine sağlıkla dostlar.

Bilmeyenler için bir Aşure tarifi de konduruverelim dip not olarak…

 

AŞURE:

1 su bardağı buğday

3 su bardağı şeker

1 çay bardağı nohut

1 çay bardağı kuru fasulye

8-10 tane kuru kayısı

1 çay bardağı kuru üzüm

Yarım çay bardağı kuş üzümü

7-8 karanfil

1 bütün çubuk tarçın.

1 tatlı elma

1 portakalın kabuğu ve içi

Yarım çay kaşığı tuz

ÜZERİNİ SÜSLEMEK İÇİN:

– Fındık, fıstık, susam, badem, nar, vs….

 

YAPILIŞI:

-Buğdayı akşamdan ova ova yıka. Suyu çeşme suyu olana kadar 4-5 su yıka

-Nohutu ve fasulyeyi akşamdan ıslat. Mümkünse ayrı kaplarda…

-Buğdaya 5 su bardağı su koy. Kaynadıktan sonra 15 dakika fokurdasın. Ocağı kapat. Tencerenin kapağını kapat. Sabaha kadar buğday kabarsın.

SABAH:

-Sabahleyin buğday tenceresinin altını yak. Muhtemelen suyunu çekmiş olacak. Veya suyu azalmıştır. İki su bardağı kaynar su ekle.( DİKKAT: PİŞMİŞ BUĞDAYA HİÇBİR MALZEMEYİ SOĞUK KOYMA)

-Nohutun ve fasulyenin suyunu süz. Pişir ama ezilmesinler. Hafif diri kalsın. Çünkü buğday ile kaynayacak.

– Yarım çay kaşığı tuz ekle.

-Elmayı soy. Küçük küçük ve ince doğra. Üstünü bir parmak geçene kadar su koy. Pişir.

-Portakal kabuklarını küçük küçük doğra. Onları da ayrı bir kapta pişir. Portakal dilimlerini de küçük doğra. Pişirme.

-Üzümü ve kuş üzümünü kaynar suyla ıslat. Aşureye koyarken bu suyu süzeceksin.

-Kayısıyı minik doğra. Üstünü örtene dek sıcak su koy. Bir taşım kaynat.

– Kabuk tarçını, tane karabiberleri, karanfilleri ayrı ayrı çay bardaklarına kaynar suyla ıslat.

– Sen bunları yaparken buğday kaynıyor. Arada karıştır. Dibini tutmasın. Ve sırayla malzemeleri katıyoruz. Unutma hepsi sıcak olacak.

-Şekeri koy, eriyinceye kadar karıştır.

– Önce kayısıyı haşladığın suyuyla koy.

-Sırasıyla nohutu, fasulyeyi, haşlama sularını süzüp koy.

– Elmaları haşlama suyuyla birlikte ekle.

– Bardağa ıslattığın tarçın, karanfil ve tane karabiberin sularını aşurenin içine bir süzgeçle süz. Posalarını çöpe at.

-Üzümlerin suyunu lavaboya süz. Yalnız üzümleri aşureye ekle.

-Bırak hepsi kaynasın, kıvam alsın. Sık sık karıştırmayı unutma. Dibini tutuverir.

-Kaselere doldur. Üzerini fındık, fıstık, susam, badem, nar vs…ile süsle.

Not: Nar mevsimi değildi. Nar bulup süsleyemedim ama yine de yiyenlere

AFİYET OLSUN !

 

 

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Mugla Haber Gazetesi - Atilla Taha