Muğla Haber Gazetesi

ACI BLANÇO

ACI BLANÇO
İsmail Atasever
İsmail Atasever( [email protected] )
25 Kasım 2017 - 9:52

Ülkemiz Türkiye ve Muğla olarak bir asrı geçen süre içerisinde birçok depremlere maruz kalınca, ister istemez tedirgin olduk ve oluyoruz.
Özellikle Muğla olarak, önemli deprem kuşağı üzerinde bulunan yerleşim birimlerinden olduğumuzu bilsek de, sık aralıklarla gözlenen sarsıntılar üzerine, tedirginlik ve korkuyu üzerimizden atamıyoruz.
Bu durum yadırganamazdı.
Sonuçta yüz yüze gelinen, yer sarsıntısıydı.
Depremin şakası olmadığı gerçeği üzerine korku ve paniğe kapılmak olağandı.
Dolayısıyla Muğla genelinde zaman zaman etkisini gösteren, son olarak Ula-Arıcılar Mahallesinde daha bir hissedilen deprem, bir kez daha tedirginlik yarattı.
Buna karşın can ve mal kaybının olmaması en büyük sevincimizdi.
Ne var ki, depremin şakası olmadığı gerçeği üzerine yine de tedirginliği uzun süre üzerimizden atamıyoruz.
***
Deprem ve etkileşimi genel anlamda irdelediğimizde, dünyada konuşlanan ülkeler arasında yer sarsıntısı bağlamında öncelik alanlardan birinin ülkemiz olduğuna kuşku.
Zaten, geçmişten günümüze yüz yüze gelen olaylar her şeyi açıklıyor.
Hem de rakam rakam.
Rakamlar gerçeği yansıttığına göre ister istemez Türkiye’nin yer sarsıntılarına maruz kalan ülke olduğu tescilleniyor.
Hal böyle olunca, ülkemizin önemli deprem kuşağı üzerinde yer aldığını yadsımak mümkün değil.
***
Bu arada, deprem bağlamında realite o ki Türkiye, kısa süre içerisinde depreme maruz kalan bir ülke değil.
Neresinden bakarsanız bakınız yaklaşık bir asrı geçen sürede, değişik ölçekli sarsıntılarla yüz yüze geldi.
Hem de tahminlerin üzerinde kayıplar vererek.
Aradan geçen 110 yıllık süreçte 81.637 vatandaşımızın hayatını kaybetmesi gösteriyor ki Türkiye, yer sarsıntılarının sıkça görüldüğü ülkelerden biri.
***
Kabul edilmesi gerekir ki, deprem gerçeğinin bilinmesi bağlamında bir asrı geçen sürede depremlerin ortaya çıkardığı bilanço, her şeyi ortaya koyuyor.
Buna göre bir asırlık zaman diliminde Türkiye, 56 kez büyük ölçekli sarsıntılara maruz kalıyor.
Bu bağlamda önemli bir ayrıntı var.
Depremin nerelerde etkisini gösterdiğini baktığımızda, ülkemizin sadece belirli bölgelerde değil, her kesimde gözlendiği gerçeği ortaya çıkıyor.
Buna ilişkin dağılım her şeyi açıklıyor.
***
Ülkemiz adına gözlenen deprem gerçeğini baktığımızda karşımıza çıkan tablo, her bölgemizde sarsıntıların olduğunu gösteriyor.
İlişkin olarak, Richter ölçeğine göre 6 ve üzerindeki depremlerin ülkemiz genelindeki dağılımına göre, etkilenmeyen yerleşim birimi olmadığı gerçeğiyle karşılaşıyoruz.
İşte tablo.
1903 yılı Muş Malazgirt 6.6 şiddetinde 600 ölü,1912 Tekirdağ 7.3 şiddetinde 216 ölü,1914 Burdur 6.9 şiddetinde 300 ölü,
1924 Erzurum Horasan 6.8 şiddetinde 60 ölü, 1926 Kars-Ermenistan 6 şiddetinde 355 ölü,1928 İzmir-Torbalı 6.5 şiddetinde 50 ölü, 1919 Sivas-Suşehri 6.1 şiddetinde 64 ölü,
1930 Türkiye-İran sınırında 7.2 şiddetinde 2.514 ölü, 1935 Balıkesir-Erdek 6.4 şiddetinde 5 ölü, 1938 Kırşehir 6.6 şiddetinde 160 ölü,
1939 İzmir-Dikili 6.6 şiddetinde 60 ölü, 1939 Erzincan 7.9 Şiddetinde 32.968 ölü, 1941 Muğla 6 şiddetinde, 1942 Balıkesir-Bigadiç 6.1 şiddetinde 16 ölü, 1942 Tokat/Erbaa 7 şiddetinde 3 bin ölü,
1943 Adapazarı Hendek 6.6 şiddetinde 336 ölü, 1943 Samsun/Ladik 7.2 şiddetinde 4 bin ölü, 1944 Bolu-Gerede-Çerkeş 7.2 şiddetinde 3959 ölü, 1944 Balıkesir-Ayvalık 6.8 şiddetinde 30 ölü,
1949 Bingöl/ Karlıova 6.7 şiddetinde 450 ölü, 1951 Çankırı/Kurşunlu 6.9 şiddetinde 50 ölü, 1955 Aydın-Söke 6.8 şiddetinde 23 ölü, 1957 Muğla Fethiye-Rodos 71.1 şiddetinde 67 ölü, 1957 Bolu-Abant 7.1 şiddetinde 52 ölü, 1964 Malatya ve Balıkesir-Manyas 7 şiddetinde30 ölü,
1966 Van /Varto 6.9 şiddetinde 2.396 ölü, 1967 Adapazarı/Mudurnu 6.8 şiddetinde 89 ölü, 1968 Bartın 6.5 şiddetinde 29 ölü, 1968 Manisa/Alaşehir 6.5 şiddetinde 53 ölü, Kütahya/Gediz 7.2 şiddetinde 86 ölü, 1971 Bingöl 6.8 şiddetinde878 ölü,
1975 Diyarbakır/Lice 6.6 şiddetinde 2385 ölü, 1976 Van/Muradiye 7.5 şiddetinde 3840 ölü, 1983 Erzurum/Kars 6.9 Şiddetinde 155 ölü, 1992 Erzincan 6.8 şiddetinde 653 ölü, 1995 Afyon/Dinar 6.1 şiddetinde 90 ölü,
1998 Adana/Ceyhan 6.2 şiddetinde 146 ölü, 1999 Marmara Depremi 7.8 şiddetinde 17.480 ölü, 1999 Düzce 7.5 şiddetinde 763 ölü, 2003 Afyon-Çay-Sultandağı 6.4 şiddetinde 41 ölü, 2003 Bingöl 6.4 şiddetinde 176 ölü,
2010 Elazığ-Karakoçan 6.1 şiddetinde 42 ölü ve 2011 Van 7.2 şiddetinde 644 ölü.
Bu acı blanço üzerine ülkemiz ve yaşadığımız kent Muğla adına ne söyleyebiliriz ki!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Mugla Haber Gazetesi - Atilla Taha