Son güncellenme :12.03.2020 10:59

Anasayfa > Muğla, Yazarlar > 18 MART ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ VE ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİNİN YIL DÖNÜMÜ

12.03.2020 Per, 10:59

 

 

Bizleri ve bütün mevcudatı yoktan var eden varlığından haberdar eden, lütfettiği İslam nimetinden dolayı alemlerin Rabbine sonsuz hamd eder, Allah’ın selamı rahmeti, bereketi, ihsanı ve ikramı siz okurlarımızın ve tüm inananların üzerinize olsun, Cumanız Mübarek olsun. 

 

  Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla !        

   

      Müslüman Türk milletinin mazisi birçok şanlı zaferlerle doludur. Bu zaferlerin en sonuncusu, ecdadımızın 250 bin şehit verdiği Çanakkale geçilmez diye dünyaya ilan ettiği Çanakkale zaferidir. Tarihin önemli dönüm noktalarından olan Çanakkale Savaşı inanmış insanların gösterdiği büyük bir başarı ve tarihe mal olan destanlardan biridir.

 

Tarihe baktığımızda Çanakkale zaferi bir benzerine çok az rastlanan bir zaferdir. Çünkü 1. dünya savaşında maddi yönden çok gelişmiş, topları-tüfekleri, sayıca çok çok fazla olan askerleri, zırhlı gemileri ile teknolojik olarak çok gülcü olan itilaf devletleri, Osmanlı topraklarına saldırmış İstanbul’u ele geçirmek için Çanakkale boğazı, Saroz körfezi, Gelibolu yarımadası ve Trakya’yı işgale başlamışlardı.

 

Buna karşı bu cennet vatanı savunmak için cephede savaşan Osmanlı askerlerinin düşmanla savaşabilecek savaş şartlarına uygun doğru dürüst cephanesi, topu- tüfeği yoktu. Ancak bu yokluk ve imkansızlıklar içindeki kahraman Mehmetçik yek vücut olarak imanlı göğüslerini siper edip düşmanı Çanakkale’de yenilgiye uğratarak büyük bir destan yazmışlardır.

 

Çanakkale zaferi sıradan bir başarı değil, yedi düvelin dize geldiği bir destandır. Bundan dolayıdır ki, Çanakkale’de yokluk ve imkansızlıklara rağmen Türk milletinin, büyük bir inanç ve sabırla savaşarak “Ölürsem şehit, kalırsam gazi!” dedirten iman, Mehmetçiği kahramanlaştırmıştır.

Çanakkale zaferi Allah’ın yardımıyla kahraman ecdadımızın düşmana galip geldiği bir zaferdir.

 

Cenab-ı Allah kendisine inanan ve sabredenleri zafere ulaştıracağını Bakara, 249. ayette bildirmiş ve şöyle buyurmuştur: “Allah’ın izniyle büyük bir topluluğa galip gelen nice küçük topluluklar vardır. Allah sabredenlerle beraberdir.”

 

Bir milleti ayakta tutan ana unsur vatan sevgisidir. Vatanı sevmek ve onu düşmanlardan korumak dini ve milli bir görevdir.  Yüce dinimiz İslam, dini uğruna, vatanı uğruna can verenleri şehit saymış, Bakara, 154. ayetinde Rabbimiz şöyle buyurmuştur: “Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyin. Hayır onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.”

 

Bundan dolayıdır ki, Çanakkale’de bu vatan için savaşan ve düşmana geçit vermeyen, etnik kimlikleri farklı; Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkez’i ile vatan evlatları kucak kucağa şehit olmuşlardır. Bir toprak parçasının vatan olması, bağımsızlığın simgesi olan albayrağın dalgalanması için bu uğurda her bir vatan evladının canını feda etmesi üzerine bir borçtur.

İstiklal şairi merhum Mehmet Akif Ersoy’ un Çanakkale Boğaz harbinde şehit olan aziz şehitlerimiz için yazdığı şu mısralar vatan,  şehitlik ve Çanakkale ruhunu çok veciz biçimde anlatmaktadır.

 

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. …

Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.

 

“ Bayrakları Bayrak Yapan Üstündeki Kandır.

 Toprak, Eğer Uğrunda Ölen Varsa Vatandır.” dizesinde M. Cemal Kutay’ın ifade ettiği gibi Çanakkale zaferi tarihe altın harflerle yazılmış bir destandır.

 

Dün Çanakkale’de topla-tüfekle istediklerini elde edemeyen güçler, bu gün Müslüman Türk insanının bizi biz yapan kimliğini; maneviyatını zayıflatmak, ahlaki değerlerini yozlaştırmak, Türk toplumu arasında etnik ayrımcılık yaparak fitne çıkarıp, Türk-Kürt, alevi-Sünni, sağ-sol çatışması çıkarıp bu topraklarda yaşayan insanları bir birine düşürüp yok etmek istemektedirler.

 

Bu vatanda yaşayan her bir fert,  basiret ve feraset sahibi hepimiz Ülkemizin birlik beraberlik ve bütünlüğü için bu tür oyunlara gelmemeli uyanık olmalıyız.

 

Devletler kuvvetli olduğu oranda yaşarlar. Müslüman Türk milleti de varlığını koruması ve devam ettirmesi için, kendi değerlerimize bağlı kalarak,  hem manevi açıdan hem de teknoloji, fen ve ilimde güçlü olması ile mümkündür. Bu gün bizler geçmişten ders alıp çocuklarımızı ve gençlerimizi vatan sevgisi, bayrak sevgisi, ezan sevgisiyle yetiştirip Çanakkale ruhunu onlara kazandırmalıyız.

 

 

Bu vesileyle, 250 bin şehit verdiğimiz Çanakkale zaferinin 105. yılını kutlarken, bu cennet vatanı bizlere armağan eden vatan için, i‘lâ-yi kelimetullah için canlarını feda eden bütün aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle minnetle anıyoruz.

Dualarımız tüm şehitlerimiz için…

 Ruhları şad olsun!

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.