Son güncellenme :20.11.2017 10:47

Anasayfa > Yazarlar > Zaman…

20.11.2017 Pts, 10:47

Zaman… - Mustafa Karadağ

Zaman…

Eskiden sık sık dile getirilen bir zamanlama tarifi vardı. Belki o zamanlarda saat taşımak çok yaygın değildi. Bazı yaşlılarda zincire bağlı cepte taşınan “köstekli” saatler vardı sadece. Belki de evlerin duvarına asılı saatler de bulunurdu varlıklı ailelerde.
Zamanlama tarifi şuydu;
“…bir sigara içimlik zaman”
Bu tarif kısa bir süreyi anlatır ve insana bir fikir verir zaman hakkında. Öyle ya bir sigara ne kadar zamanda içilir, kolay bir tahmindir bu.
Hayla zamandan beri akşamları dışarı çıkmıyorum. Zaman zaman arkadaş toplantıları olur o kadar. Yani vaktimi evde geçiririm yatana kadar.
Ancak evimizde bahçeye çıkarım çok sık olmasa da. O da “ bir sigara içimlik” zamandır. Çoğunlukla taburede oturarak geçer bu zaman. Akşam ve sonrasında sokaktan gelip-geçenler olur, önce ayak sesleri duyulur, ardından bir insan silüeti geçer gider kapımızın önünden. Her ne kadar bahçemizi ve yolu sokak lambası aydınlatıyor olsa da net değildir görünen çok şey.
Zaman denen şey gece yarısına doğru ilerledikçe bahçeye çıkma sayım da artar doğal olarak. Sokak lambasının ışığı bir huzme şeklindedir. Elbette ışık huzmesinin dışındaki görüntü karanlıktır. Bu saatlerde ortaya bir ıssızlık çöker, el ayak kesilir neredeyse. Görünen şudur karanlık dışında; komşuların yanan sobalarından veya ocaklarından çıkan baca dumanları rüzgarın yönüne göre kuzeye veya güneye hareket halindedir ve hava çiğliyse bahçedeki güllerin yaprakları parlamaktadır. Bir de (güz günü ya şimdiler) ağaçtan düşen yapraklar, önüme, arkama, oraya, buraya.
Aynı zamanda uzak yakın bir çok yerden köpek havlamaları duyulur, bu ise devamlıdır hiç susmaz sanki bir çok köpek. İşte bu tablo çok hüzünlüdür mevsim gibi.
Zaman zaman çok düşünürüm bu köpek havlamaları neden insanı farklı duygulara sürükler..? Öyle ya bahçede gecenin yarısı ve ben ve de düşün yapraklar ve ışık huzmesinde geçip giden duman.
Köpek havlamaları galiba insana yalnızlık duygusu dışında bir aidiyet duygusu veriyor. Yani köpek havlayan yerde yaşam var, insan var ve bir toplum var sonuçta.
“…bir sigara içimlik zaman”ın sonuna gelinir. Artık herkes gibi çekilip, yatıp uyumak zamanı gelmiştir, gece kendi haline bırakılarak…
Bir de Mustafa Kemal Atatürk’ümüzü kendi haline bırakabilsek..! diye düşünmek gelmez mi insanın aklına…

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.