Son güncellenme :14.09.2018 12:59

Anasayfa > Yazarlar > ÜVEY EVLAT

14.09.2018 Cum, 12:59

ÜVEY EVLAT - İsmail Atasever

ÜVEY EVLAT

Dünyanın hangi ülkesi, yanı sıra kendi memleketimiz Türkiye için olmazsa olmaz sektörlerden biri, basın kuruluşları yani gazetelerdir.
İlişkin olarak sonradan hayatımıza giren görsel yayın organları.
Öyle hal aldılar ki, vazgeçilmesi mümkün değil.
Dünyanın neresinde olursa olsun, ekmek kadar su kadar önemli hale geldiler.
Nasıl gelmesin?
İnsanoğlunun en temel ihtiyaçlarından biri yakınında, ülkede ve de dünyada neler olup bittiğinden haberdar olmasıdır.
Değilse yaşamın ne anlamı kalır ki!
Bu yüzden günümüz koşullarında yazılı ve görsel basının yaşam üzerindeki etkisi, göz ardı edilemeyecek kadar önemlidir.
Bunu teyit eden de yasama, yürütme ve yargı erkinden sonra gelmesidir.
***
Hal böyle, ister istemez bir takım sorular cevap arıyor.
Ülkemiz koşullarında basına gerektiği şekilde önem veriliyor mu?
Özellikle, geçmişten günümüze ülke yönetiminde bulunanlar, “halkın haber alma ve bilgi edinme hakkını” birinci derecede sağlayan sektör diyerek, gereğini yerine getirdiler, getiriyorlar mı?
Yoksa her biri, tabir yerindeyse kulağının üzerine mi yattılar?
Ne yazık ki bu sorulara iyimser yaklaşamıyoruz.
Aradan geçen bunca süre içerisinde, özellikle yönetim kademelerinin istenen düzeyde destek vermemesi, gelecek adına endişe yaratıyor.
Buna karşın aksini söylemek mümkün değil.
Değilse her geçen gün özellikle yazılı basın organları bir bir piyasadan çekilmezlerdi.
Demek bir sıkıntı var ki, ne zamandır sürdürdükleri faaliyetlerden, zorunlu olarak kendilerini alıkoydular.
Üstelik şimdilik.
Bir takım iyileştirmeler yapılmazsa, basın sektörünün daha da açmaza gireceği kaçınılmazdır.
***
Peki gelinen nokada, özellikle yazılı basın kuruluşlarının karşılaştıkları sorunlar giderilecek miydi?
Yoksa, kaderine terk mi edileceklerdi?
Bu ve benzer sorular güncelliğini korurken Türkiye Gazeteciler Federasyonundan yapılan bir açıklama, yürekleri su serper nitelikte olsa da asıl olan, gereğinin yerine getirilmesi.
Özellikle yazılı basın organlarının karşılaştığı sorunların giderilmesi.
Bunun üzerine Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Karaca bir açıklama yapıyor.
Daha ziyade beklentilerin karşılanmasına yönelik talepler.
“TGF’den Yerel Basına Can Suyu Öneriler” başlığı altında;
Ülke ekonomisinde daha çok dış kaynaklı müdahalelerle yaşanan gelgitler basın sektörünü de derinden etkilemektedir.
En önemlisi, son dönemlerde yaşanan kağıt krizidir.
Dövizdeki anormal dalgalanmaların sarstığı gazete kuruluşlarının pek çoğu kapanma aşamasına gelmiştir.
Basın sektöründe konuşlananların karşılaştığı bu zorluklarda abartı yoktur.
Kaldı ki son zamanlarda, özellikle dolarda gözlenen anormal artış, tüm dengeleri altüst etmiştir.
***
Böylesine sıkıntılı bir sürecin gözlendiğini vurgulayan Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Karaca, ister istemez bir takım tedbirlerin alınması gerektiğinin altını çiziyor.
*Basın kuruluşlarının SKK primlerinde en az % 50 indirime gidilmeli, en önemli girdi olan kağıt, kalıp ve mürekkep fiyatlarında KDV oranı, olabilecek en alt limite indirilmelidir.
*Ülkemiz ithal kağıt sendromundan kurtarılmalı, kağıtta dışa bağımlılık yerini mutlaka yerli üretime bırakmalıdır.
Basın kuruluşlarının da ortak olabileceği devlet öncülüğünde kurulabilecek geniş katılımlı bir konsorsiyumun kağıttaki döviz hegemonyasının bitmesi mutlaka temin edilmelidir.
Bu duruma itiraz edileceğini sanmıyorum. Özellikle ülkemiz imkanlarının buna cevap verebilecek durumda olduğu göz önüne alınırsa.
*Gazete işletmelerinin vergi ve SGK yapılandırmaları dahil tüm borçları 31 Aralık 2020 tarihine kadar ertelenmelidir.
*Tam 3 yıldır sürüncemede bırakıldıktan sonra ancak bu yıl küçük bir artışla yürürlüğe giren BİK resmi kurum tarifesi, en az yüzde 50 oranında artırılmalıdır.
*Basın ilan kurumunun halen uygulanmakta olan yüzde 15 oranındaki komisyon oranı % 5’e çekilmelidir.
*Basın İlan Kurumu tarafından İstanbul, Ankara, İzmir gazete işletmelerine sağlanan kredi imkanının, Anadolu basınına aynen uygulanması.
Kısaca, günümüz koşullarında çok güç şartlar içerisinde işlevlerini sürdüren yerel basın organlarının desteklenmesi, demokratik bir ülkede olmazsa olmaz kriterlerin başında gelmektedir,.
Özellikle halkın haber alma ve bilgi edinmesi ilkesinin yerine getirilmesi gerekir noktasından bakıldığında.
Bu nedenle ast olan, demokratik bir ülkede olmazsa olmaz kuruluşlardan yerel basının üvey evlat gözüyle bakılmamasıdır.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.