Son güncellenme :23.04.2019 11:17

Anasayfa > Muğla, Yazarlar > TÜKENMİŞLİK SENDROMU

23.04.2019 Sal, 11:17

TÜKENMİŞLİK SENDROMU - Doç. Dr. Ethem Acar

Doç. dr. Ethem Acar
Sabah uyanıyorsunuz, ama işe gitmek istemiyorsunuz. Hâlbuki ne de seviyordunuz işinizi, insanlara yardım etmeye bayılıyordunuz ama artık kimseye yardım etmek istemiyorsunuz. Hep yorgunsunuz, belki rapor alıp dinlenseniz iyi gelecek diye düşünüyorsunuz, çünkü evde kalmak, iş yerindeki o ortama gitmek istemiyorsunuz. Depresyona girdim galiba diye düşünüyorsunuz veya havalar hep kapalı ondan mı oldu acaba diye düşünüyorsunuz. Belki depresyona girmiş olabilirsiniz ama belki de bunun sebebi tükenmişlik sendromudur. Biz sağlıkçılarda çok sık görülür. Aslında sadece bizde değil birçok iş kolunun ortak sorunudur. Bu hafta tükenmişlik sendromunu anlatmak istiyorum. Umarım sıkılmazsınız, iyi okumalar.
Tükenmişlik sendromu kişinin fazla çalışması sonucunda ortaya çıkan ve duygusal yorgunluk neticesinde yapması gereken iş ve sorumlulukları yerine getirememesidir. Ev hanımları da dâhil olmak üzere herkeste görülebilirken, daha çok insanlarla iletişim halinde, yaptığı hizmetle başkalarını memnun etmek durumda olan kişilerde daha çok görülür ama yaşamsal öneme sahip işler yapanlarda, zaman baskısı altında çalışanlarda, dikkat gereken işlerde çalışanlarda tükenmişlik sendromunu daha çok görüyoruz. İşinden bağımsız olarak eğer kişi her işini kusursuz yapmak istiyorsa, aşırı görev duygusuna sahipse, aşırı kontrolcü veya karamsarsa ve kimseye hayır diyemeyen biriyse daha fazla risk altında olduğunun bilmesi gerekir.
Tükenmişlik sendromunun dört evresi vardır. Birinci evrede kişi enerji doludur ve karşılaştığı tüm zorlukları yenmeye çalışır. Yorulsa da durmak bilmez. İkinci evrede kişi çabalarının boşa olduğunu düşünmeye başlayarak durağanlaşır. Üçüncü evrede kişi engellendiğini ve çaresiz kaldığını düşünürken son evrede artık tepkisizdir. Yaptığı işin verimi iyice düşmüştür. Kişi işe gitmek istemez, hatta istifa etmeyi bile düşünebilir. Bu durum depresyonla karıştırılabilir çoğu zaman, depresyon olarak yorumlanabilir ama aralarında hem tanı hem de tedavi açısından önemli farklar vardır. Depresyondan kaynaklanan olumsuz duygular hayatın tümüne yayılmışken (iş, aile, sosyal ilişkiler, diğer aktiviteler vs.), tükenmişlik sendromu sadece yapılan işle ilgilidir ki bu bizim için ayırıcı olabilir.
Peki, neden tükenmişlik sendromuna gireriz. Bunun birçok sebebi vardır ve kişiden kişiye veya çalışma ortamına göre değişebilir. Profesyonel olmayan bir yönetim anlayışı önemli bir sebep olabilir. Yöneticiler çalışanlardan gerçekçi olmayan beklentiler içine girebilirler. Bir de dostça olmayan, rekabete dayalı çalışma ortamı mevcut olması, işin mola vermeye pek uygun olmaması, nöbetli bir iş olması gibi sıkıntılarda eklenirse tükenmişlik sendromuna zemin hazırlanması kaçınılmaz bir hal alabilir. Tükenmişlik sendromu yaşayan bir kişide işe yönelik motivasyon kaybı, değersizlik hissi, özgüveninin kaybetme, huzursuzluk, ciddi kaygılar, konsantrasyon kaybı gibi duygusal belirtiler görülürken bu duygusal tepkilerin işe gitmeme, rapor alma, iş yerinde sinirlilik, tahammülsüzlük ve kurallara uymama gibi davranışsal belirtilere yol açtığı görülecektir. Kişi bedensel olarak, yorgun, uykusuz, mide problemleri yaşayabilir. Artık işinden tatmin olmaz, işini ve hayatında birçok durumu sorgular bir hale gelebilir.
Peki, nasıl çözeceğiz bu tükenmişlik sendromunu, öncelikle sevdiğimiz insanlarla daha çok zaman ayırmaya çalışacağız, hayır demeyi öğreneceğiz, kendimize işimiz haricinde hobiler bulacağız, yani işkolik olmamaya çalışacağız, egzersizler yapacağız, uyku düzenimize mümkün olduğu kadar dikkat edeceğiz, stresle başa çıkma teknikleri öğrenmeye çalışacağız. Bunlarla sorunumuz çözülmezse profesyonel destek alacağız. Bu konuda işverenler/ yöneticilerde uyanık olmalı bence. Hatta sık geri bildirimlerle çalışanları hem gözlemlemeli, hem de motive etmeli ve çalışanların tükenmişlik sendromu yaşamamaları için önlemler almalı. İş ortamını rekabetçi bir ortamdan, beraber hareket eden, mutlu çalışanlardan oluşan bir ortama dönüştürmeye çalışmalı. Çünkü bilmeli ki hizmet veren mutlu olmadan hizmet alanın memnun olması mümkün değil. Bu şekilde önlemler hem insanca yaşamak, hem de daha fazla iş verimliliği almak için önemli bence. Sağlıklı, mutlu ve huzurlu kalın inşallah.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.