Son güncellenme :15.11.2018 10:49

Anasayfa > Yazarlar >  SESSİZLİĞİN ESBAB-I MUCİBESİ 

15.11.2018 Per, 10:49

 SESSİZLİĞİN ESBAB-I MUCİBESİ 

2019 yılı Mart ayında yapılacak Yerel Yönetimler Seçimleri için bakıyoruz, siyasi teşekküller bazında henüz bir hareketlilik yok.

Üstelik sadece Muğla’da değil.

Türkiye genelinde konuşlanan tüm illerde aşağı yukarı durum aynı…

Dense ki yok birbirinden farkları.

Aynısıyla vaki.

Değilse, şunun şurasında çok fazla bir zaman kalmadığı halde bir hareketlilik gözlenir.

Önceki yıllar seçimlerinde olduğu gibi siyasi teşekküller, bir adım öne geçmek için kolları sıvarlardı.

Yanı sıra rakip gördüğü parti, ilişkin olarak adaya yönelik birbirlerine bir takım göndermelerde bulunurlardı.

Dedim ya şu aşamada pek yok.

Dolayısıyla başlarını kuma gömen Huma Kuşları gibi bir sessizlik hakim.

Hal böyle olunca ister istemez bu sessizliğin esbabı mucibe’ si ne? demekten kendimizi alamıyoruz.

***

Buna karşın tek bir gerekçe olabilirdi.

Henüz erken.

Seçimlere daha uzunca bir süre var.

Şimdiden yola koyulmak, yorulmaya neden olduğu gibi adayların bir şekilde yıpranmasına neden olabilir.

Bu yüzden zamanlama çok önemli.

Dolayısıyla zamanı geldiğinde var gücümüzle yerel yönetim seçimlerine yönelik çalışmalarımız sergileriz.

Kabul edelim ki bir görüştür.

Siyasi teşekküllerin bazıları bu şekilde düşünebilirler.

Nitekim gözlendiği kadarıyla aynı yaklaşım içerisindeler.

Bu yüzden şimdilik kulağının üzerine yatmış vaziyetteler.

Bu demektir ki, kendilerine göre zamanı geldiğinde topyekûn harekete geçecekler.

***

Birde farklı düşünenler var.

Hem ait olduğu parti hem de kişisel olarak.

Onlara göre genel eğilim “erken kalkan yol alır”

Bu yüzden, ne denli seçmenle öncelikli olarak erkenden teşrik-i mesaide bulunuldu.

Özellikle adaylar, nasıl bir başkan profili çizeceğini ayrıntılarıyla anlattı.

Kabul etmek gerekir ki belirli bir avantajın sahibi olabilirler.

Hele birde kabul edilebilir, inandırıcı yaklaşımlarda bulunulmuş ise…

***

Şu aşamada gözlenen sessizlik, bu şekilde sürüp gitmeyecektir.

Hepimiz göreceğiz ki tam anlamıyla seçim sath-ı mailine girildiğinde, seçimin doğası gereği partiler ve de adaylar topyekûn ayağa kalkacaklardır.

İlişkin olarak önemli bir ayrıntı var.

Ümit edilir ki görüntü ve gürültü bağlamında aşırıya kaçılmaz.

Hangi siyasi teşekkül olursa olsun, kendilerine yakışan tutum ve davranışlar sergiler.

Değilse önceki yıllar seçimlerinde görüldüğü gibi her yönden bir kirlilik hakim olur ki, vatandaşın tepkisini çektiği unutulmamalı.

Özellikle siyasi teşekküllerin ilgili ve de yetkilileri bu tür yaklaşımlardan azami ölçüde kaçınmak için gereğini yerine getirmeliler.

***

Aslında benzer gelişmelere yönelik, basın kuruluşları ve mensupları olarak bu tür seçimlerde gözlemlediğimiz önemli ayrıntılar yok değil.

Görüldü ki, bugüne değin aynı içerikli seçimlerde gözlenen aşırı davranış ve propaganda yöntemlerinin siyasi teşekküllere kazandırdığı artı değerler yok.

Üstelik;

“Şu partiye oy verecektim.

Onların aşırıya kaçan propaganda yöntemlerini gördükten sonra oy vermeyeceğim” diyenler az değildi..

Kabul etmek gerekir ki bu yaklaşımlarda abartı yoktu.

Gözlemler, aşırıya kaçan yaklaşımlar, ilgili siyasi teşekküller ve adaylara faydadan ziyade zarar verdiğini göstermektedir.

Bu nedenle ümit edilir ki bu kez, hangi parti ve başkan adayı olursa olsun, dozajı aşmayan bir yöntemle vatandaşa ulaşmanın yollarını dener.

Yok eğer yine bildiklerini okurlarsa, bilsinler ki gelinen noktada bu tür propaganda yöntemlerinin kazandırdığı çok fazla artı değerler yok.

Dense ki faydadan çok zarar vermektedir.

Gözlemler kesinlikle abartı olmadığını göstermektedir.

***

Neticede belirttiğim şekilde bir değişiklik olmazsa, 2019 yılı Mart ayı sonunda Yerel Yönetimler Seçimleri gerçekleştirilecek.

Böylelikle, Anayasanın Amir Hükmü ve Seçim Kanunu gereğince vatandaşın hür iradesi sandığa yansıyacak.

Ümidimiz o ki, şu aşamada ülke genelinde bir sessizlik hakim olsa da aynı seçimde, halkımıza yakışan bir tutum ve tavır sergilenir.

Dolayısıyla her kim olursa olsun rahatça demokratik hakkını kullanır.

Zaten bize yakışan başkası olamazdı.

Özellikle tüm gözlerin Türkiye’ye çevrildiği süreçte…

Belirttiğim şekilde bir sessizliğin gözlenmesi, halkın siyasi teşekküller nezdinde gelişmeleri değerlendirmesinden.

 

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.