Son güncellenme :26.04.2016 16:37

Anasayfa > Yazarlar > ŞENOL GÜNEŞ, ŞENER ERZİK VE ŞİKE

26.04.2016 Sal, 16:37

ŞENOL GÜNEŞ, ŞENER ERZİK VE ŞİKE

1989-90 sezonu sonunda Malatyaspor Türkiye Futbol 1. Ligi’nden 2. Lig’ e düştü. Ancak ardından Adanademirspor Boluspor maçında şike yapıldığı ve bu müsabakanın sonucu ile Malatyaspor’ un 2. Lig’ e düştüğü Malatyaspor tarafından iddia edilerek dava açıldı. Malatyaspor’ un açtığı davayı kazanmasına rağmen, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Malatyaspor’ u yeniden TFF 1. Lig’ ine almadı. Türk futbol tarihindeki en büyük şike skandallarının ikincisi 26 yıl önce, Şenes Erzik’ in TFF başkanı olduğu dönemde yaşanmıştır.

Milli Takımımızın kötü sonuçlar alması nedeni ile TFF Milli Takım hazırlıklarına daha çok yer verilmesi için 1989-90 futbol sezonunda 1. Ligi 16 takımla oynatmayı kararlaştırmıştı. Bununla birlikte ligden beş takımın düşecek olması kulüpleri endişelendirmekteydi. Malatyaspor da düşme korkusu yaşayan takımlardan biriydi. Ligin ilk yarısındaki başarılı bir grafik çizen Malatyaspor Ligin 31. Haftasında 41 puanla 9. sıradaydı. Anavatan Partisi hükümetinin iktidarda olduğu o yıllarda, Malatyalı olan rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ ın hemşerilerine olan düşkünlüğü bilindiğinden hiç kimse Malatyaspor’ un kümeye düşeceğine inanmıyordu.

Ancak Lig’ in son haftasında şampiyon olan Beşiktaş’ı yenmesine rağmen Malatyaspor küme düştü. Beşiktaş’tan 10 gol yiyen Adanademirspor ise 1.ligde kalmıştı.

Malatyaspor küme düşme şokunu yaşarken, birkaç gün sonra Malatyaspor Kulüp Başkanı Metin Kaya Çağlayan basına şike yapıldığına dair ses kaydı dinletti. Kasetteki ses kayıtlarına göre, Boluspor Kulüp Başkanı, Boluspor’ un deplasmanda Adana Demirspor’u 2-0 yendiği maç öncesi, maçın hakemi ve Adanademirsporlu yöneticiler pazarlık yapmaktaydı.

Bunun üzerine Malatyaspor yönetimi elindeki belgelerle Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu’na gider. Tahkim Kurulu birkaç aylık incelemeden sonra şike yapıldığına karar verir. Ancak Futbol Federasyonu Başkanı Şenes Erzik, Tahkim Kurulu’nun bu kararını tanımaz.

TFF Başkanı Şenes Erzik yeni bir Tahkim Kurulu oluşturur ve yeni Tahkim Kurulu “şike yoktur” şeklinde birinci kararın akis yönde skandal ikinci bir karar alır. Bu kurul şike kararını geçersiz sayınca Malatyaspor konuyu Yargıtay’a taşır.

Malatyaspor eski Başkanı Metin Kaya Çağlayan o günler için “Türkiye`de hukuk arayışımız tıkanınca UEFA’ya gitmeye karar verdik. Bunun için de Galataaray’ ın, Neuchatel Xamax davasında avukatlığını yapan Alman avukatı tuttuk ve kendisine 25 bin mark ödedik. TFF’ den “sakın UEFA’ ya gitmeyin, size 25 milyar verelim. Bir sene 2. Lig’ de oynar, sonra biz sizi çıkartırız” şeklinde teklifler geldiğini ve kendisinin kabul etmeyerek istifa ettiğini” söyler.

Bu arada, Tahkim Kurulunun soruşturması sırasında Adanademirspor’ un şike yaptığını söyleyen kulübün eski basın sözcüsü İsmet Çakmak evinin önünde bacağından bıçaklanarak “Adanademirspor’ a yaptıklarının hesabını vereceksin” şeklinde tehdit edilir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin kararı ile Adanademirspor Boluspor maçında şike yapıldığı yolunda Tahkim Kurulu’nun aldığı karar kesinlik kazanır.

İstifa eden Malatyaspor Kulüp Başkanı Metin Kaya Çağlayan’ın yerine kulüp başkanı olan Nurettin Soykan bir süre görev yaptıktan sonra Yargıtay kararına rağmen hiçbir ilerleme gösterilmemesi üzerine 21.07.1991 tarihide kulüp avukatının yaptığı basın açıklaması ile ligden çekildiklerini bildirirler.

Ancak 17 gün sonra TFF Başkanı Şenes Erzik ile Malatyaspor Başkanı Nurettin Soykan, Malatyaspor’ a verilecek tazminat konusunda el sıkışarak anlaşırlar. Böylece şike de yapanın yanına kar kalır.

Malatyaspor’ a tazminat olarak ödenen 3 milyar liranın 2 milyar lirasının Türk Sporunu Teşvik Fonu’ ndan karşılandığı anlaşıldı. 1991 erken genel seçimlerinin ardından DYP ve SHP ortaklığıyla 30 Kasım 1991 tarihinde kurulan hükümetin Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali Yılmaz “borç kimin ise o öder” diyerek Futbol Federasyonu’ nun Spor-Toto ve Spor Loto’dan alacağı olan 1 milyar 700 milyon lirasına el koydurdu.

Malatyaspor’ un şike ile küme düşürülmesi, tahkim ve Yargıtay kararlarına rağmen lige alınmayışı, nihayetinde formüle edilerek mağduriyetin giderilmeye çalışılması bir başka hesaplaşmayla karşı karşıyaydı. Artık ANAP dönemi sona ermiştir.

Her dönemin farklı bir “paraleli” mi var acaba? “Kumpas” filmi o zaman çekilmişte kimse anlamamış mı acaba? Ülkemizde iş yapmak kolay mı sandınız? Geniş geniş yollar yapmak istersiniz, uçak mı inecek derler. Köprü, havaalanı yapmak istersiniz hep bir engel çıkarırlar. Bu sizce kimin zihniyetidir? Nasıl bir zihniyettir? Kimdir bunlar? Ama artık bunların zihniyeti de kim oldukları da bilinmektedir. Cumhurbaşkanı’nın Malatyalı olması Malatyaspor’ u ne kadar mağdur etmiştir işte o bence bilinmez.

Şahsım tarafından kötü olarak nitelendirdiğim konulardan birisi eğitimci bir kimlik sahibi Şenol Güneş’in şike yaptığı kanıtlanan Boluspor’ un o dönemdeki teknik direktörü olmasıdır. Haberi dahi olmayabilir, suçlanamaz, ancak 1990 sezonunda tahkim kurulu kararı ile şikenin yapıldığı karara bağlanırken Şenol Güneş 1992 sezonuna kadar Boluspor da teknik direktörlük görevine devam etmiştir. Keşke başka biri devam etmiş olsaydı.

Bu makalenin konusu olan şike olayına karışan iki takım Adana Demirspor ve Boluspor bir sonraki 1991-92 sezonunda birlikte küme düştüler, bu sezon ise Malatyaspor ile PTT 1. Lig’inde birlikte yer almaktadır.

Paralel ve kumpas filmini izledikten sonra, bir spor adamı olarak Türk spor kamuoyuna, Malatyalılara ve şikecilere hatırlatmak istedim. Türk futbolunda şikenin tarihine ilişkin bu olay ile bu tür çirkin hadiselerin üzerinden 26 yıl da geçse karşınıza çıkacağının bilinmesini istedim.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.