Son güncellenme :12.05.2018 13:22

Anasayfa > Yazarlar > Sakin Kent Kastamonu

12.05.2018 Cts, 13:22

Sakin Kent Kastamonu - Yüksel Ercan

Sakin Kent Kastamonu

Türkiye’de bir taraftan herkes 24 Haziran tarihinde yapılacak olan seçime kilitlenmişken diğer taraftan da hayat her zamanki gibi devam ediyor, Çalışanlar işyerinde, Çocuklar okullarında, emekliler park bahçede,işsiz vatandaşlarımızda müdavimi oldukları kahvehanelerde günü geçirmeye çalışıyorlar.
Kocaeli’de geniş bir kesim tarafından tanınan ve işyeri Gebze’de olan Kastamonulu arkadaşımız Niyazi Güner’i yakından tanıyanlar onun fırsat bulduğu her an Memleketi olan Kastamonu’nun Bozkurt ilçesine gittiğini ve orada kaldığı günler boyunca kendisine lazım olan oksijeni biriktirdiğini çok iyi bilirler.
Geçtiğimiz hafta Cuma günü yine Kastamonu/ Bozkurt’a doğru yola çıkan Niyazi Güner’e telefonda “Neredesin” diye sorduğumuzda “ yarım saat sonra Bozkurt’ta olacağım, eğer zaman varsa senide bekliyorum” dediğinde “bakacağız duruma” cevabını verdik.
Cumartesi günü sabah saatlerinden Avukat Kadir Büyükgöz ile araca binip Kastamonu’ya doğru yola çıkarken daha önce Türk Dünyası günleri çerçevesinde belki 15 kez gittiğimiz Kastamonu’yu yol arkadaşımız Avukat Kadir Büyükgöz’e de anlatmaya başladık bir taraftan da Niyazi Güner’e “akşam yemeğini ve kalacağımız yeri ayarla geliyoruz” ricasında bulunduk.
Kadir Büyükgöz yönetimindeki aracımız sessiz ve sakin bir şekilde Düzce ve Bolu ‘ya doğru yol alırken birden nereden aklımıza geldiyse Yavuz Bülent Bakiler’in “Bizim Türkümüz” isimli şiirindeki “Bir uçtan bir uca Türkistan toprakları/Beyaz altın dediğimiz pamuk tarlalarına/Çöreklenir yedi başlı kızıl yılan/Baş kaldırsa esarete yeni bir Osman Batur Han/Bebekler bile vurulur beşiklerinde/Kana boyanır Türkistan.” mısralarının dudaklarımızdan döküldüğüne şahit olduk.
Yemyeşil ağaçların gölgesinde ilerlerken sağımızdan solumuzdan İYİ Partinin amblemini taşıyan araçlardan “İYİ Parti Genel başkanı Meral Akşener bugün saat 13.00’te Zonguldak Karaelmas meydanında Zonguldaklılar ile buluşacak” anonsunu duyunca “yol bir iş iki” diyerek direksiyonu Zonguldak’a doğru çevirdik.
İYİ Parti Genel başkanı Meral Akşener’in gelmesine saatler olmasına rağmen Karaelmas meydanında büyük bir heyecan var, Meydanda o kalabalıkta İYİ Parti için kente gelen Musavvat Dervişoğlu’nu, Cumali Durmuş’u, Reşat Erdoğan’ı, Sinan İnce’yi görüp sohbete başlamıştı ki ki Madenci Bareti ile seçim otobüsünün üzerinde Meral Akşener belirince zaten var olan heyecan iki katına çıkmış oldu.
Meral Akşener’in konuşması bittiğinde Kadir Büyükgöz’ün bir yakınından aldığı tavsiye ile son derece leziz yemekler yapan bir lokantaya girip yemek yedikten sonra tekrar yeşilin her tonunun bulunduğu ve her insanı şair yapacak ağaçların gölgesinde tekrar Kastamonu için yola koyulduk.
Geçişte Karabük, Safranbolu, Bartın derken yukarıda belirttiğimiz gibi Türk dünyası günleri için defalarca misafir olduğumuz Kastamonu sınırları içerisine girdiğimizde heyecanımız ile birlikte keyfimizde tavan yaptı, Her taşı toprağı tarih kokan Kastamonu’nun içerisinden geçerken kendimizi evimizde gibi hissettiğimizin bir kez daha farkına vardık.
Kastamonu’dan çıkıp Bozkurt ilçesine doğru yol almaya başladığımızda biz tablo gibi görünen muhteşem tabiatı seyretmek ve oksijeni olabildiğince ciğerlerimize çekmenin mücadelesini verirken bir taraftan da Niyazi Güner’in artık beş dakikalık zaman dilimine indirdiği “Nerede kaldınız, şuradan gelin bu yolu takip edin” şeklindeki talimatlarına ayak uydurmaya çalışıyorduk.
Akşam serinliğinin kendisini her dakika biraz daha hissettirdiği ve havanında yavaş yavaş kararmaya başladığı anlarda tam Bozkurt ilçesinin sınırına yaklaşmıştı ki Niyazi Güner’den “Bozkurt’u geçin Abana Limanına gelin” şeklinde yeni bir talimatına uyunca kendimizi 10 dakika sonra Allah’ın yarattığı en güzel koylardan birisi ile karşı karşıya geldik.
Biz limana indiğimizde Niyazi Güner ile birlikte daha önceki ziyaretlerimizde beraber tanıştığımız arkadaşlarımızın da Kasımpaşa-Fenerbahçe karşılaşmasını seyrettiklerini görünce kendilerine “Hatırlıyormusunuz buraya en son geldiğimizde Süper lig başlamış ve ilk hafta İstanbul’da Konyaspor Fenerbahçe’yi 2-1 yenmişti inşallah yine böyle bir yol kazasına uğramayız” ikazını yaptık ancak ilerleyen dakikalarda Fenerbahçe maçı 4-1 kazanınca keyfimiz iyiden iyiye yerine geldi.
Bölgenin müthiş manzarasına Niyazi Güner tarafından hazırlattırılan yemekler de katılınca ortaya “yemede yanında yat” misali bir ortam oluştu, yoldan gelmiş ve acıktığı her halinden belli olan Avukat Kadir Büyükgöz ile birlikte “Bu güzel manzaraya daha fazla dayanabilmek mümkün değil” dedikten sonra “Ya Allah bismilah Allah-u Ekber” nidaları ile sofrada ne var ne yok halini hatırını sormakta gecikmedik.
Gece yarısına doğru yemek sonlanınca Niyazi Güner tarafından bölgeye kazandırılan “Bozkurt Pansiyon’un” yolunu tutarken MHP’li Bozkurt Ekeş’in başkanı olduğu Bozkurt ilçesinin düzenine, temizliğine ve sessizliğine bir kez daha hayran olduk.
Niyazi Güner’in “biraz geç oldu ama bir çay daha içelim” teklifine anında “Niyazi bey sana hayırlı geceler olsun, erken yatalım erken kalkalım bir yumurtayı sütle çırpalım sabah erkenden kahvaltımızı yapıp yola revan olalım” cevabını verdikten sonra oksijeni bol bir memlekette son dönemlerin en rahat uykusuna daldık.
Sabah kalktığımızda saat henüz 07.00 olmamıştı, Niyazi Güner ve Kadir Büyükgöz’ün henüz uyanmadıklarına inancımız tam olduğundan yataktan çıkar çıkmaz yaklaşık 40 dakika Bozkurt ilçesini dolaştık, Bozkurt Pansiyona geri döndük, ertesi günün köşe yazısını yazmak için bilgisayarın başına geçmiştik ki önce Kadir Büyükgöz sonrada Niyazi Güner “Günaydın” dediler.
Güzel bir kahvaltı sonrası Niyazi Güner’in “Size Bozkurt’u gezdireyim de Belediye başkanı Bozkurt Ekeş’in ne güzel çalışmalar yaptığını yerinde görün” dediğinde İlçe merkezini dolaşmaya başladık, araç ile dolaşırken Niyazi Güner Belediye başkanı Bozkurt Ekeş başkan ile telefon görüşmesi yaparken bize telefonda kendisine “merhaba” dedik, İlçeye kazandırdıkları için teşekkür ettikten ve imkan bulduğumuz ilk fırsatta da kendisine misafir olacağımızı belirttikten sonra sahile indik.
“Artık veda zamanıdır” dedikten ve Niyazi Güner ile bizi hep birlikte ağırlayan arkadaşlar ile vedalaştıktan sonra eve gitmek üzere İnebolu sahil yolunun o muhteşem manzarası ve yeşilin her tonu ile bizi büyüleyen ağaçların gölgesinde yola çıktık.
Yazımızın başında da belirtmiştik, Herkes seçime endekslenmiş ancak Anadolu’da başka bir hayat var, son derece dingin, son derece rahat ve insana huzur veren bir hayat var, Fazla nüfus kalabalığı olmayınca o alıştığımız ve bir türlü kendimizi dışına atamadığımız koşuşturmacadan da eser kalmıyor, böylesi bir noktada da hayat insanlar için daha keyifli bir hale geliyor.
Biz uzun yıllardır imkan bulduğumuz her fırsatta arkadaşlarımız ile birlikte Anadolu’yu dolaşıyoruz, bundan sonrada imkanlar dahilinde ziyaretlere devam edeceğiz, Büyükşehirlerin sıkışıklığından kendimizi bir –iki gün bile olsa kurtarmanın mücadelesini vereceğiz.
Kastamonu ziyaretimizde bizi bir an bile yalnız bırakmayan ve ağırlayan Niyazi Güner’e ve yol boyunca kahrımızı çeken Avukat Kadir Büyükgöze’de teşekkür ediyoruz, Bozkurt ilçesini yaşanabilir bir hale getirmek için çaba gösteren Belediye başkanı Bozkurt Ekeş’e de “Allah güç kuvvet versin” temennilerinde bulunuyoruz.
Bu kadar güzel bir yolculuktan sonra gökten üç elma düştü diyelim üç elmanın ikisini biz alalım kalan bir elmanın yarısını Niyazi Güner’e diğer yarısını da Avukat Kadir Büyükgöze’e verelim ve bir dahaki seyahate kadar bütün Türk milletine “Allah sağlık sıhhat dolu günler versin” temennisinde bulunalım.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.