Son güncellenme :11.11.2017 10:30

Anasayfa > Yazarlar > Rodos – Simi İzlenimlerim 3

11.11.2017 Cts, 10:30

Rodos’ta ki ikinci güne erkenden kalkıp kahvaltı ile başlıyorum. Kahvaltıda peynir çeşitleri, pasta çeşitleri, tatlı çeşitleri neredeyse damak zevkimiz bire bir. Rodos Zeytin bölgesi olmasına rağmen içersinde az miktarda iki çeşit zeytin bulunan bir küçük kâseden ibaretti. Diğer bir husus kahvaltıda Kuru fasulye dikkatimi çekti. Olduğundan daha şekerli özel İngiliz fasulyesi olduğunu, sabahları şeker dengelemesine sahip oluşu, ada halkının vazgeçilmez yemeklerinden olduğu grup üyelerimizden öğreniyorum.
Kahvaltıdan sonra Otel dışına çıkıyorum. Hava durgun, grup toplanma saatine kadar etrafı tanımak adına sokakta yürüyüşe çıktım. Yürüdüğüm güzergâh üzerinde ağaçlar arasında ayrılmış alanda Pazar kurulduğunu gördüm. Satışa sunulan ürünlerin Muğla Merkezde kurulan üretici pazarına bire bir benzerliği dikkatimi çekti.
Bu günkü gezimizi bir gün önceki diğer gruplardan ayrı olarak kiraladığımız araçla sürdürmeyi karar verdik. Bizler için akşama kadar direksiyon sallayacak olan ve grubun gülen yüzü Buket hanımın adını gündüzleri Salih, akşamları Salihi şoförlüğünde Rodos un gözdesi LİNDOSA doğru hareket ediyoruz. 50 km lik yolculuğumuz boyunca grubumuzun Rehberi olan Suzan Hanımın anlatımı; Rodos adasında da Kelebekler Vadisi olduğunu, başından geçen bir olayı anlattı. Daha önceki gelişinde Kelebekler Vadisinde rastgele bir taş attığı, Kelebeklere ürküttüğü gerekçesiyle de çok büyük tepki almış, neredeyse ceza keseceklermiş. Taş atmanın yasak olduğunu bilmediğini, yabancı olduğunu, büyük ikna çabaların ardından affetmişler. Bizim gezi programımızda yer olmadığı için gitmedik.
Rotamız ilk olarak Lindos. LİNDOS; Dik bir yamaca kurulu bembeyaz bakımlı evleri ve daracık sokaklarıyla Rodos un incisi adeta.Rodosun en büyük nüfusuna sahip LİNDOS, doğal iki limanla çevrili deniz ve plajına sahip. Lindosu cazip kılan yerlerden biride şehrin tepesindeki Akropol harabe kalıntıları. Buraya yürüyerek yada kiraladığınız bir eşek sırtında da çıkabilirsiniz. Akropole çıkan dar sokaklarda pek çok turistik eşya satan dükkanlar mevcut,özellikle renk renk kıyafet ve yöreye has hediyelik eşyalar cezbediyor. Rodos çarşısında da dikkatimi çekmişti. Kaldırım ve yerlerde motifli kusursuz olarak tek tek elle döşenmiş beyaz ve siyah taşlar aynı galıbın parçaları gibi.
Dönüş yolumuz üzerinde olan sırasıyla, Falırakı, Anthony QUEEN KOYU, Kallithea;
FALIRAKI; Adanın en ünlü plajlarından birine sahip bir belde. Açı deniz olması itibarıyla çok rüzgâr alıyormuş, hava sakin olduğu gün her türlü ihtiyaca cevap verecek işletmeleriyle keyifli bir gün geçirebilirsiniz.
ANTHONY QEEN KOYU; Anlatılanlara göre Anthony QEEN film çekiminde çok beğenmiş olduğu bu koyu satın alır ve onun ismiyle anılmaya başlanır.Oldukça küçük olan koyun tepesinde küçük bir kafeterya bulunmaktadır.
KALİTHEA; Anthon QEEN Koyunun yakınında güzel bir plaj ve Termal sularıyla ünlü bir yer.Kaynak suyunun bazı hastalıklara iyi geldiği söyleniyor.Tam ortasında kubbeli bir yapı mevcut üst bölgede resimler ve heykeller sergileniyor.Ziyaretimiz sırasında restorasyon çalışması yapılıyordu.
Kallithea dan ayrıldıktan sonra doğruca otele gidiyoruz. Biraz dilendikten sonra akşam yemeği için tekrar dışarı çıkıyoruz. Rodos’ta Yeni yerleşim bölgesinde dolaşırken şemsiye dükkanları dikkatimi çekti. Bir dükkan düşününki içersinde renk renk türlü şemsiyelerin olduğunu ve sadece şemsiye satışının yapıldığını. İlgimizi bu sefer 1 milyoncu dükkanı çekiyor. Ne alırsan 1 milyon, grup olarak hediyelerimizi aldıktan sonra tekrar sokaklardayız. Rodos’ta ticari araçlar genel olarak Mercedes taksilerden oluşmakta, sürücülerin yayalara karşı çok saygıları var adımını atar atmaz tereddütsüz duruyorlar. Yürüyüşümüz Nikosun yerinde son buluyor. Rodos’a gelip de Nikosun yerinde akşamlamamak olmaz fikri hâsıl oldu. Tecrübeli Kerem Beyin hepimizin adına yapmış olduğu yöreye özgü siparişler yine aynı mükemmel tatlarda yerini buldu. Esprilerin havada uçuştuğu,Güzel sohbetlerin yapıldığı keyifli bir akşamın sonunda, İşletmenin yolluk niteliğinde Destinin içersinde ikram ettikleri sıcak Rakomelo Rum içkisini tattıktan sonra Nikosun yerinden ayrılıyoruz. Yolumuzun üzerinde bulunan Türk Kahvehanesinde birer çay içtik ve ardından Oteldeyiz.
Gecenin Esprisi; Aslen Tireli olan Grubun gülen yüzü Buket Hanım Tireden bahsederken “ Tirenin Erkekleri ölügen Kadınları görgen olur” Bizim oranın kadınları daha kırkı çıkmadan ikincisinin arayışını başlarlar esprisine karşılık “ ben 52.cisini beklerim “ diyen Nurten Hanım esprisiyle geceyi damgasını vurdu. Gezimiz yarınki Simi ile son bulacak.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.