Son güncellenme :17.10.2018 12:13

Anasayfa > Yazarlar > ORTAK AKILLA YÖNETECEĞİZ

17.10.2018 Çar, 12:13

ORTAK AKILLA YÖNETECEĞİZ - İsmail Atasever

ORTAK AKILLA YÖNETECEĞİZ

Gözlemlendiği kadarıyla, 2019 yılı Mart ayı içerisinde yapılması düşünülen Yerel Yönetim Seçimlerine yönelik olarak adaylar, birer ikişer ortaya çıkmaya başladı.
Kuşkusuz bu sayı, zaman ilerledikçe daha bir artacaktır.
Tabi burada asıl olan kimlerin aday olacağı.
Bir başka yaklaşımla siyasi teşekküllerin kimleri aday göstereceği..
Ancak o zaman partileri adına yola çıkanlar belli olur.
Dolayısıyla bizlerde gelişmeleri kamuoyu adına gazete sayfaları ve kendi köşemizden aksettiririz.
***
Gelinen nokta itibariyle aynı seçimlere yönelik açıklamalar, sadece CHP adına adaylığını koyanlardan geldi.
İlişkin olarak ilk açıklamayı, Marmaris için mevcut başkan Ali Acar ve Ortaca ilçesi için Mehmet Sertkaya yapmıştı.
Birde 2 dönem Muğla CHP milletvekili olarak görev yapan Prof.Dr. Nurettin Demir, Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday olduğunu açıkladı.
Belli ki diğer partiler ya ince eleyip sık dokuyor.
Ya da bir takım tereddütler olduğu için zamana bırakılmış.
Ama ne olursa olsun siyasi teşekküller, aynı seçime yönelik belirlenen takvim doğrultusunda, kimlerin aday olduğunu açıklayacaklardır.
***
Büyükşehir Belediye Başkanlığı için geniş kapsamlı açıklama yapan Prof.Dr: Nurettin Demir oldu.
Partililer ve basın mensuplarının katıldığı adaylık açıklamasında gördük ki Demir, gayet rahat ve sakin.
Her halde 2 dönem milletvekilliği yapmanın verdiği tecrübe ve güven egemendi.
Ve ilk sözü, Muğla’yı ortak akılla yöneteceğiz.
Her ne kadar klasik bir söylem olsa da önemliydi.
En azından herkesin ortak görüşü geçerlilik kazanacak diye düşünüldüğünde.
AK Partinin adaletsiz politikaları devam edip gidiyor.
Bu nedenle halkın mutsuzluğunu görüyorum.
Ardından Muğla’ya yöneliyor.
Muğla’da halkın % 51’i kırsal kesimde yaşıyor ve de adil yaşamı hak ediyor.
***
Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adaylığı koyan, aynı zamanda akademisyen olan Demir, “yiğidi öldür hakkını yeme” yaklaşımı içerisinde belediye olarak çok büyük çalışmalar yapıldığının altını çizmişti.
Belediye başkanlığına seçilmesi halinde, ortak aklın egemen olacağı yönetim anlayışı içerisinde görev yapılacağını vurguluyor.
Bunu söylerken, milletvekilliği sürecinde adil ve tarafsız bir şekilde en büyük aşkım olarak gördüğüm Muğla için çalıştığını belirtiyordu.
Bu kez milletvekilliği sürecine dönüyor.
7 ayrı komisyonun üyeliğini yaptım.
Kuşkusuz Prof.Dr: Nurettin Demir için çeşitli komisyonlarda görev yapmak bir avantajdı.
Özellikle komisyonların çeşitli dalları kapsadığı düşünülürse..
***
Gözlemlendiği kadarıyla Demir, çalışmayı kendisine şiar edine birisiydi.
Yıllarca akademisyen olarak görev yapmanın yanında 2 dönem parlamentoda yer almasına karşın yetinmiyordu.
Sonra yakından tanıdığım, özellikle çeşitli kez TV programlarında söyleşi gerçekleştirdiğimiz Demir, toplum yararına daha da bir şeyler üretmek istiyordu.
Kendine has yaptığı küçük çaplı çiftçilik yanında, şimdi de gerçekten zor bir görev olarak kabul edilen yerel yönetim adına yola çıkmak istemesinin başkaca karşılığı olmazdı.
Tarım ve hayvancılığın daha bir gelişmesi için kırsal kalkınma ve kooperatifçiliği benimsiyorum diyordu.
Belli ki hep üretmek, topluma yararlı olmaktan yanaydı.
Yanı sıra Muğla’nın, birçok yönden sahip olduğu avantajları kullanması gerektiği inancıyla hareket etmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguluyordu.
***
Muğla’yı bir bütün olarak ele almak gerektiği inancındaki Prof.Dr: Nurettin Demir, her türlü avantajı kullanmak durumundayız diyerek turizme yöneliyor.
Turizmde ne yapıp edip Antalya’yı yakalamalıyız.
Bu bağlamda sahip olduğumuz kaynaklar çok çeşitli.
Muğla, mevcut turizm kriterleri yanında doğa sporları, rafting ve yayla turizmi bağlamında biçilmiş kaftan.
Jeotermal kaynaklarımız da var.
Muğla’nın sahip olduğu her türlü avantajı sonuna kadar kullanmak durumunda diyerek, mutlak surette harekete geçilmesi gerektiği inancında..
Bütün bunları gerçekleştirirken mutlak surette üniversiteden yararlanmalı. Halkın katılımını sağlamalıyız.
Kısa, orta ve uzun vadeli projelerle 50 yılın planlaması yapılmalı dedikten sonra son noktayı koyuyor.
Demokrasinin işlerlik kazanması için her türlü seçimlerde belirleyici halk olmalıdır.
Bunun anlamı yönetimde ORTAK AKLIN EGEMEN OLMASI gerektiğidir.
Yanı sıra adayların belirlenmesinde ön seçimi, olmazsa olmaz koşul olarak görüyorum.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.