Son güncellenme :23.10.2017 11:05

Anasayfa > Yazarlar > NE YAPSANIZ YERİDİR

23.10.2017 Pts, 11:05

NE YAPSANIZ YERİDİR - İsmail Atasever

NE YAPSANIZ YERİDİR

Yaklaşık 10 seneye geçen süreçte, gözlemlemekten öte bizatihi birebir tanık olduğumuz kadarıyla bir müstesna usta adına etkinlik düzenleniyor.
Daha ziyade bir aht-e vefa örneği gösteriliyor.
Hem de tanısın tanımasın ve de onu anlayanlar tarafından.
Bu demektir ki, sevenleri ve takdir edenlerce her yıl yad edilmekten öte adına paneller düzenlenen kişi, yaşamı süresince silinmeyecek izler bırakmıştır.
Bu öyle bir iz ki, aradan bunca zaman geçmesine karşın gelip geçenler ve de görenler hayranlığını gizleyemiyor.
Onun için silinmesin isteniyor.
Nasıl ki, özellikle imparatorluk döneminin eserleri günümüzde dahi hayranlıkla izleniyor.
Sebep olan ve yapanlar takdirle yad ediliyor.
“Tabi elimizde kaldığı ölçüde!
Biliyoruz ki aynı eserlerin birçoğu başka ülkelere kaçırılmışlardı!”
İsteniyor ki, dünya cenneti Gökova-Akyaka’yı yeniden yaratan bir mümtaz insan da ilelebet gönüllerde yaşasın.
Ortaya koyduğu sayısız eserler, yeni kuşaklara anlatıldığı gibi bizatihi yerinde gösterilsin.
Özellikle yeniden yarattığı Akyaka Beldesinde..
Daha da öte müstesna insan, rahmetli Nail Çakırhan’ın ortaya koyduğu mimari ekol, farklı bir sanat dalı olarak yerini alsın.
***
Kabul ediliyor ki, Nail Çakırhan’ın ortaya koyduğu yapıtlar sıradan eserler olmanın çok ötesindedir.
Her şeyden önce mimari ayrıntılar bir yana çevreyle birebir örtüşen yapılar olması, başlı başına bir ekol.
Ayrıcalıklı kılan özellik..
İşte bu nedenle bir müstesna insan Nail Çakırhan, hakkın rahmetine kavuştuğu 2006 yılından bu yana sevenleri, özellikle takdir edenler tarafından her yıl minnet ve şükranla yad ediliyor.
Adına paneller düzenlenmenin ötesinde, yaşamı süresince yakınında olanlar hatıralarını anlatıyor.
Hiç şüphe yok ki bu yaklaşımlar, ona olan sevginin bir göstergesiydi.
Sanatına duyulan hayranlığın nişanesi..
Daha da öte, Yüce Yaratan’ın özene bezene yarattığı Akyaka’yı, ortaya koyduğu eserlerle daha bir taçlandıran mimari dehaya minnet borcudur.
***
Dedim ya rahmetli Nail Çakırhan, gerçekten müstesna bir insandı.
Özellikle Akyakaýıdaha farklı bir konuma kavuşturduğu için.
Zaten aramızdan ayrıldığı yıldan bu yana sevenleri ve yakınları tarafından minnet ve şükranla yad edilmesi, nasıl bir iz bıraktığının belirgin göstergesidir.
Bu nedenle kısa bir süre öncesinde de bir kez daha yad ediliyor.
Tarihi kişiliği ve meydana getirdiği eserler gündeme getiriliyor.
Nasıl getirilmesin?
Vurguladığım gibi Nail Çakırhan, rutin işler yapan, bir takım plan ve projeler çizen birisi değildi.
Ortaya koyduğuözzellikle mimari yapı, aradan yüzyıllar geçse de özelliğini koruyacaktır.
Sonra onu ayrıcalıklı kılan bir başka ayrıntı, Ağahan Mimarlık Ödülünün sahibi olmasıdır.
Özellikle bu ödülün sıradan bir paye olmadığı düşünülürse,Çakırhan’ın nasıl bir sanatın öncülerinden olduğu açıktır.
***
Akyaka’ya çok daha farklı bir anlam kazandırdığı için sevenler ve takdir edenlerin sergilediği etkinliklerin sınırı yoktu.
Nasıl ki yıllardan bu yana, her ölüm yıl dönümünde yad edilmişti.
Bu sene de unutulmuyor.
Her yıl olduğu gibi önce mezarı ziyaret ediliyor.
Ardından adına bir takım etkinlikler ve paneller yanında anma töreni düzenleniyor.
Aslında, aynı etkinliklerin her yıl Akyaka Yücelen Otelde düzenlenmesinin bir anlamı vardı.
Yücelen Otel ve Şirketler Grubununsahibi Hamdi Yücel Gürsoy, rahmetle Nail Çakırhan’ın yakın dostlarından biriydi.
Sağlığı süresince aşağı yukarı her an birlikte olmaları, aynı dostluğu pekiştiren yaklaşımdı.
Nail Çakırhan büstünün Akyaka Yücel Otel bahçesinde konuşlanmasının nedeni bu olsa gerek.
Belli ki Hamdi Yücel Gürsoy, onun hatırası ve yakın dostluğuna hürmeten böyle bir yaklaşım içerisinde olmuştu.
***
Gözlemlediğimiz kadarıyla bu sene, rahmetli Akyaka aşığı Nail Çakırhan adına düzenlenen tören ve etkinliklere farklılık kazandırılıyor.
Önceki yıllardan farklı olarak, anma töreninde bir belgesel ortaya konuyor.
Hazırlayan, belgesel yapımının öncü isimlerinden Nebil Özgentürk.
Belgeselin ismi;
”Bir yudum insan-Kırık bir aşk hikayesi”
Bu kadarda değil.
Bu kez Çakırhan ailesinin yakın dostlarından Yüksek Mimar- Restorasyon Uzmanı Melih Güneş anılarını paylaşıyor.
Kuşkusuz rahmet Çakırhan adına düzenlenen anma töreni etkinliği birkaç ayrıntıyla sınırlı değildi.
Olamazdı.
O gerçekten mimari sanata çok farklı boyut kazandıran bir ustaydı.
Yanı sıra eşi Halet Çambel.
Çambel’in özellik içeren çalışma yöntemi, çalıştığı alanlarda yaptığı yenilikler, alanların korunması adına yürüttüğü mücadele Sıtkı Koçman Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof.Dr: Adnan Diler anlatıyor.
Rahmetli Çakırhan’ı gündeme getirenler birkaç kişiyle sınırlı olamazdı.
Nitekim öylede oluyor.
Doç.Dr.Zühre Sözeri Yıldırım ve Yücelen Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Yücel Gürsoy’da anılarını anlatıyor.
Hiç kuşku yok ki bir müstesna insan Çakırhan, ölümünün üzerinden epey süre geçmesine karşın unutulmamıştı.
Her bir konuşması, hayranlıklarını gizleyemeyen yaklaşımlar içerisinde olunca, tek şey söylenebilir.
Akyaka’yı yeniden yaratan Nail Çakırhan için ne söylense, ne yapılsa yeridir.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.