Son güncellenme :23.02.2018 9:59

Anasayfa > Yazarlar > Ne olacak bu halimiz..?

23.02.2018 Cum, 9:59

Ne olacak bu halimiz..? - Mustafa Karadağ

Ne olacak bu halimiz..?

Yaklaşık yediyüz (700) mt. Kotta yayla sayılacak bir coğrafya (Yerkesik).
Geçmiş yıllarda eksi 7 dereceleri görmüş bir Şubat ayı ve beklenenden az yağmurlar. Esasen mevsimsel olarak beklenen yağışların görülmediği bir yıl. Belki ülke geneli böyle, haberler ve durum bunu gösteriyor.
Oysa bilinir ki geçmiş yıllarda, Ocak ayında Şubat’ta ve hatta Aralık sonuna kadar yeterli yağışlar olur ve beklenen gerçekleşirdi.
Isı değerleri de çok değişken bu yıl. Henüz bu coğrafyada soğuklar yaşanmış değil. Ama Şubat ayı Şubatlığını yapar mıydı..?
Eskilerin bir sözü vardır (soğuk ve kış bakımından) ; “Mart ya dokuz (9) çeker ya otuz (30). Bu şu demektir; Eski Mart diye bir tabir var. Mart ayının onüç (13) leri eski Mart’ın biri (1). Yani 13 Mart’tan sonra “kış olguları (soğuk, yağış v.s.) ya 9 gün sürer ya da 30 gün.
Bekleyip göreceğiz. Şimdilik kış koşulları bakımından daha çok eksik var, bu yaşanıyor, görülüyor.
Bütün bunlardan söz ederken bir de HÜZÜN denilen bir şey var. Bu insana özgü bir duygu, duyarlılık. Hüzün daha çok HAZANLA anılan kelime. (Hazan mevsimi ve hüzün gibi v.s.)
Biliniyor ki hazan mevsimi bu dönem için gelip geçti. O halde bu HÜZÜN neyin nesi..?
Bahçemizdeki “bahardalı” pembe çiçeklerinden bir adet açmış her gün gözümüzün önünde epey zaman durdu, durdu…bekledi…
Öbür yandan erikler, armutlar ve özellikle erikler çiçeklenmeye hazırlandılar. 700 kotta bademler çoktan beri beyaza büründüler, sanki Datça ile yarışıyorlar.
Bu koşullarda insan ne düşünüyor biliyor musunuz? Bütün erkenci davranışlar ALDINIYOR mu…? Aldandıkları için mi erkenciler yoksa..?
Bir de ne olmasın; Bahar gecelerinde alışık olduğumuz “Cunk kuşlarının ötüşü” tam da bu günlerde duyulmaya başladı…Gündüzlerde karatavuklar…
Neyin habercisi bütün bunlar..?
Sonuçta ALDANMA beklentisi doğa adına! (Özellikle) akşamlarda karışık duygular ve HÜZÜN..!
Ne olacak bu halimiz…?
Usta yazar Yılmaz Özdil’in dediği gibi; “ Bir çaş kaşığı dut pekmeziyle, taze asma yaprağını kaynatıp…” içsek mi..?

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.