Son güncellenme :14.11.2018 12:47

Anasayfa > Yazarlar > NABIZ YOKLUYORLAR 

14.11.2018 Çar, 12:47

NABIZ YOKLUYORLAR  - İsmail Atasever

NABIZ YOKLUYORLAR 

Olağanüstü bir gelişme olmazsa 2019 yılı Mart ayı sonunda Yerel Yönetimler Seçimleri yapılacak.

Böylelikle aynı süreçte siyasi teşekküller ve bağımsız olarak adaylığını koyanlar, ait oldukları yerleşim birimleri için her alanda çaba gösterecekler demektir.

Dolayısıyla halkın iradesinin yansıması sonucu kimileri, kendilerine göre mutlu sona ulaşacaktır.

Bunun anlamı, beklentilerin karşılık bulmasıdır.

Aynı yarışa katılmasına karşın ipi göğüslemeyenler de sonuca katlanıp, ya buraya kadar diyecekler.

Ya da şimdi olmadı ama bir sonraki seçimde inşallah üstesinden gelirim yaklaşımı içerisinde olacaktır.

Kabul etmek gerekir ki siyasi teşekküller ve kendi adına yola çıkan tüm adaylar için durum başkası değildir.

***

Ancak!..

Söz konusu yerel yönetim seçimlerine yönelik dikkat çeken önemli bir ayrıntı var.

Gözlemlediğimiz kadarıyla birkaç aday adayı dışında sessizlik hakim.

“Her ne kadar daha erken…

Seçimlere neresinden baksanız 5 aya yakın süre var” dense de, bugüne değin pek tanık olmadığımız bir durum.

Buna karşın farklı bir yaklaşımda bulunanlar vardır.

Erken yol alanlar, belirli mesafe kat edebilirler.

Tabir yerindeyse bazı kaleler zaptedilir.

Tersi de olabilir.

Aynı süre içerisinde bir şekilde yıpranma söz konusudur.

Hal böyle olunca ortaya yadsınmaz bir durum çıkar.

Zamanlama.

Adaylar öyle bir zamanda ortaya çıkmalılar ki, durumu lehlerine çevirsinler.

Bu yüzden tekrar vurgulamak gerekirse, özellikle seçimin kritik olduğu yerleşim birimlerinde zamanlama, önemli bir avantajdır.

Dolayısıyla bir takım gözlemler neticesinde, ne erken ne de geç ortaya çıkmanın en akılcı yöntem olduğu görülür.

***

Anlaşıldığı kadarıyla, 2019 Mart ayı sonunda gerçekleştirilecek olan yerel yönetim seçimlerine yönelik olarak şu anki gözlemler bu doğrultuda.

Kuşkusuz bu durum Türkiye geneli için olduğu kadar Muğla için de geçerli.

Görüldüğü kadarıyla bazı siyasi teşekküller adına ortaya çıkanlar, parmakla gösterilecek sayıda.

Bu demektir ki süresi içerisinde, özellikle adaylara göre zamanı geldiğinde birer ikişer ortaya çıkacaklardır.

Şimdilik bir sessizlik hakim olsa da zaman yaklaştığında, birer ikişer bende varım diyecekler.

Buna karşın karar merci partiler genel merkezi olduğu için tüm gözler buraya çevrilecektir.

***

Gözler, siyasi teşekküllerin bağlı olduğu genel merkeze çevrilecek derken, asıl olan adayların belirlenmesiydi.

Genelde partiler ön seçimle aday belirlemeyi, demokrasiye ters bir eğilim! olmasına karşın genel merkezi yetkili kıldıkları için karar merci, partilerin yetkili kurullarıydı.

Bir yerde bunun anlamı, adaylar ne denli çabalasalar da son sözü genel merkezlerin söylemesidir.

Her ne kadar yıllardır partilerin bu eğilimi;

“Parti içi olduğu kadar genel anlamda halkın iradesine terstir.

Dolayısıyla asla demokrasiyle bağdaşmaz” yaklaşımı içerisinde olunmasına karşın değişen bir şey yok.

Yine son sözü genel merkez söyleyecektir.

Yıllardır parti içi demokrasinin uygulanması bağlamında takdire şayan yaklaşımlar gösteren CHP kanadı da yakın süreçte diğer partilerin dümen suyuna girince, parti içi demokrasi hak getire oldu.

Bunun anlamı, aynı partinin sergilediği örnek davranışın rafa kaldırıldığıdır.

Her şeye karşın 2019 Mart ayında yapılacak yerel yönetimler seçimlerinde demokratik teamüller işletilecek mi?

Yoksa son yıllarda olduğu gibi asıl karar merci CHP Genel Merkezi mi olacaktır?

Bekleyip göreceğiz.

                                                            ***

Gözlendiği kadarıyla Ak Parti ve MHP için değişen bir şey yok.

Yine önceki yıllar seçimlerinde görüldüğü gibi halkın iradesi yerine, genel merkez yetkili kılınacaktır.

Bir bilen genel başkan ve çevresinde yer alanlar olacaktır.

Tersi olurda, şahsen yanılmış olur muyum?

Keşke diyorum keşke!

Biz yanılalım.

Yeter ki halk iradesi egemen olsun.

Neticede dense ki partiler adaylar bağlamında NABIZ YOKLUYORLAR.

Yalan değil.

 

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.