Son güncellenme :17.01.2020 10:47

Anasayfa > Muğla, Yazarlar > MÜSLÜMANLAR İÇİN CUMA GÜNÜN ÖNEMİ

17.01.2020 Cum, 10:47

 

 Bizleri ve bütün mevcudatı yoktan var eden varlığından haberdar eden, lütfettiği İslam nimetinden dolayı alemlerin Rabbine sonsuz hamd eder, Allah’ın selamı rahmeti, bereketi, ihsanı ve ikramı siz okurlarımızın ve tüm inananların üzerinize olsun, Cumanız Mübarek olsun.                                                                                                                                 

 

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla                                                                                         

Cuma; cem olmak, toplanmak demektir. Bu günde Müslümanlar camide toplanıp birlikte Cuma namazını kılarlar. Cuma namazının en önemli özelliği devletin izni ve görevlisi tarafından herkese açık cami ve mescitlerde mutlaka cemaatle kılınmasıdır. Topluca yapılan bu ibadet, o günü bayram günü değerine yükseltir. Bu sebeble Cuma gününe Seyyidü`l-eyyam, yani, günlerin itibarlısı, efendisi de denir. Bütün hayırlı işlerin Cuma günü meydana geldiği; tarih boyunca pek çok önemli hâdiselerin hep Cuma günü zuhur ettiği rivayet edilir. Bu günün Önemi ve faziletiyle ilgili olarak hadis-i şerifte Hz. Peygamber şöyle buyurmıştur. “Güneşin doğduğu en hayırlı gün cumadır. Âdem o gün yaratılmış, o gün cennete girmiş ve o gün cennetten çıkarıl­mıştır. Kıyamet de cuma günü kopacaktır” (Müslim, “Cum’a”, 18)

 

 

CUMA GÜNÜNÜN DİNDEKİ YERİ VE HÜKMÜ

Cuma gününün kutsallığı hakkında Cenab-ı Allah Kur’an‘ı Kerimde Cuma suresini indirmiştir. Cuma suresi Mushaftaki sıralamada altmış ikinci, iniş sırasına göre yüz onuncu suredir. Saf sûresinden sonra, Fetih sûresinden önce Medine’de nazil olmuştur.  Cuma namazı farz-ı ayındır. Farz olduğu, Kitap, Sünnet ve icmâ ile sabittir. (Diyanet vakfı İslam ilmihali I. Cilt,)

Bu sûrenin 9,10,11. ayetlerinde yüce Allah şöyle buyurmuştur: Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında Allah’ı anmaya koşunuz ve alışverişi bırakınız. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok ha­yırlıdır. (9)

Namaz kılındı mı artık yeryüzüne dağıtınız ve Allah’ın lütfundan nasip arayınız. Allah’ı da çok anın ki kurtuluşa eresiniz. (10)

Ama onlar bir ti­caret veya eğlence gördüklerinde ona yönetip seni ayakta bırakıverdiler. De ki: “Allah’ın nezdinde olan, eğlenceden de ticaretten de üstündür. Allah nzık verenlerin en hayırlısıdır.” (11)

Hadis kitaplarında gerek cuma namazının fazileti, gerekse kuvvetli bir farz olduğu ve bu namazı özürsüz olarak terketmenin büyük günah sayıldığı konusunda sahih hadisler bulunmaktadır. “Allah, önemsemediği için üç cumayı terkeden kimsenin kalbini mühürler.” (Tirmizî, “Cum‘a”, 7; Nesâî, “Cum‘a”,2)

“Birtakım kimseler, ya cuma namazını terketmekten vazgeçerler ya da Allah onların kalplerini mühürler ve artık onlar gafillerden olurlar.” (Müslim, “Cum‘a”, 12; Nesâî, “Cum‘a”, 2).

İLK CUMA NAMAZI

Hz. Peygamber’in ilk defa cuma namazını kıldırması Miladi 622 hicret esnasında olmuştur. Resûlullah Medine’ye bir saat mesafede bulunan Küba’ya va­rınca orada konaklamış ve pazartesiden perşembeye kadar ashabı ile beraber çalı­şarak İslâm’ın ilk mescidini inşa etmiştir. Cuma günü buradan hareket edip Medi­ne yakınlarında Rânûna vadisine ulaştığında buradaki Salim b. Avf kabilesine mi­safir olmuş ve o sırada cuma vakti girdiğinden anılan vadideki namazgahta cuma namazını kıldırmıştır. (Kur’an Yolu: Cilt.V/ D.İ.B.)

 

 

İSLAM TOPLUMU AÇISINDAN CUMA NAMAZI

Cuma her bir ferdi toplum içinde cemiyete; cemiyeti de Müslümanları bir birlerine bağlayan ve toplum arasında düşünce, inanç, amaç ve hizmet birliğini sağlayan bir gündür. Cuma namazının bir ibadet oluşunun yanında sosyal ve ahlâkî yönleri de bulunmaktadır. Camide Cemaatle eda edilmesi, Müslümanların birlik ve beraberliklerinin, maddî ve manevî dayanışmalarının açık göstergesidir.
Bu namaz sayesinde, zengin-fakir, amir-memur, işçi-işveren, güçlü-güçsüz, genç-ihtiyar aynı safta yer alır. Böylece Yüce Allah’ın huzurunda; herkesin eşit olduğu gerçeği tezahür etmiş olur.
Cuma namazının, toplumu eğitmede büyük rolü vardır. Cuma günü yapılan vaazlarda, okunan hutbelerde; iyiliklerin yaygınlaşması, kötülüklerin önlenmesi, insan haklarına saygı, çevre temizliği, birlik ve beraberlik içinde olmanın önemi, anne ve babaya hürmet, akraba ve komşulara iyilik, doğruluk ve dürüstlük gibi değerler anlatılmaktadır. Bunun yanında Cuma namazı, camiye ve beş vakit namaza alışmanın da ilk adımıdır. Ayrıca yavrularımızın dinî ve ahlâkî değerlerle yetişmeleri için Cuma namazı çok önemli bir eğitimdir.

Haftada bir gün bir mekânda toplanmış olan mü‘minlerin, başta dinî konular olmak üzere, onların hayatlarını kolaylaştıracak, ilişkilerini uyumlu hale getirecek her konuda aydınlatılması için Cuma namazında okunan hutbe bir vesile ve önemli bir fırsattır. Müslümanların yetişmesine, kültürel seviyelerini yükseltmesine, bilgili ve bilinçli olmalarına, örnek ve olgun insan mertebesine ulaşmalarına önemli katkıda bulunur.

Sohbetimizi Peygamber Efendimizin şu hadisi bitirelim: “Cuma günü öyle bir an vardır ki kul o anda Allah’tan bir şey dilerse, Allah ona isteğini mutlaka verir.” ( Tirmizî, Cum’a, 2.)

 

Selam ve dua ile…

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.