Son güncellenme :20.01.2017 9:23

Anasayfa > Yazarlar > Muğla Mükemmel Yönetiliyor, Gaziantep de Öyle!

20.01.2017 Cum, 9:23

Muğla Mükemmel Yönetiliyor, Gaziantep de Öyle!

“Hadi ülen ordan” dediğinizi duyar gibi oluyorum.
Ayıp oluyor bakın! Önce bi okuyun.
Gaziantep’in kısa hikayesi şöyledir:
5. Kasım 1919 ‘da Antep’i,10 Ay süre ile işgal eden Fransızlar, Anteplilerin verdiği; Şahinbey, Karayılan ve Akbaba Savaşlarından sonra ağır yenilgiye uğrayarak Antep’i terk etmişler fakat çekilirken şehri yakıp yıkmışlar, taş üstünde taş bırakmamışlardır.
Kurtuluş savaşının hemen ardından çoluk, çocuk, genç, yaşlı demeden tüm Antepliler şehrin yeniden imarına girişerek bugünkü Gaziantep’in temelini atmışlardır.
Günümüzde 5 Organize sanayiye, 4 Üniversiteye sahip olan Gazianteplilerin çalışma ve üretme azmi artarak devam etmektedir.
Bu nedenledir ki;
Gaziantep’te yavaş yürüyen insan göremezsiniz, çünkü herkesin acelesi var ve zaman çok değerli!
Gaziantep’te boş oturan insan göremezsiniz, çünkü herkes çalışıyor, herkes üretiyor.
Gaziantep’te adım başı kahvehaneye, ganyan bayiine rastlayamazsınız, çünkü işinde gücünde herkes.
Başta mutfağı ve baklavası olmak üzere birçok ürünü markalaşmış olan Güneydoğu’muzun Paris’i Gaziantep’in kısa hikâyesi böyle.
Gelelim Muğla’ya:
Muğla da, şehrin geleceği ve gelişimi için elini taşın altına uzatmayan, her hangi bir risk almadan yaşayan, hiçbir alana yatırım yapmayan ve fakat hemen her şeyi devletten ve yönetenlerden bekleyen, beklentileri gerçekleşmeyince de ha bire eleştiren tuhaf bir anlayışa sahip olan çoğunluğun hâkimiyeti söz konusu.
Bu tuhaf çoğunluk içerisinde zaman, zaman biz de yer almaktayız ne yazık ki.
Oysa Muğla, mevcut sosyolojik ve coğrafi yapısıyla yönetilmesi zor şehirlerden biridir.
Bu zorluklar başlıca;
Otopark sorunu: Neredeyse her ailede iki ya da üç otomobil var ve herkes her yere mutlaka araba ile gitmek alışkanlığına sahip.
İşsizlik sorunu: Muğla’da daha yakın bir zamana kadar “memur” olmayana kız dahi verilmezdi.
Gençler iş kurmak için değil, iş bulmak için okutulurlar genelde. İş kavramı; mutlaka bir kamu kuruluşuna kapağı atmakla eş değerdir. Bu nedenle kahvehaneler, parklar, bahçeler, cafeler gün boyu boş oturan, boş gezen insanlarla dolu. Buna rağmen kalkıp bir fabrika kursanız çalıştıracak insan bulamazsınız.
Konut, Kira ve Barınma sorunu:
Muğla’da yaşanan konut ve kira sorununun birden fazla sebepleri vardır:
Coğrafi koşullar, Şehir Merkezine konuşlanmış Kamu Binaları, SİT Sorunu, Yüzde yetmişi bulan yeşil alanlar, Muğla Ovasının dikine tam ortasından geçen büyük fay hattı ve mevcut imar yasası. Üstüne üstlük hemen herkes şehir merkezinde ikamet etmek istiyor. Azcık uzağa gitmek kimsenin işine gelmiyor!
Ulaşım sorunu: Şehrimizin yıllar boyunca geri kalmışlığına yol açan yegâne sebeplerden biri zorlu coğrafya koşullarına bağlı olarak yerleşim yerleri arasındaki yol ve ulaşım sorunudur.
Ancak, Büyükşehir Belediyemizin dağlık alanlardaki mahalleler arasında son zamanlarda yaptığı yol ve ulaşım çalışmaları takdire şayan olup bu sorunun üstesinden gelinecek gibi görünüyor.
***
Yerel Yönetimler ve beklentiler:
İnsanlar çoğunlukla yerel yönetimlerin hizmetlerini değerlendirirken kendi bakış açıları ve beklentilerine göre puan vermekteler.
Oysa yerel yönetimlerin karakterlerini kişisel beklentiler değil, toplumsal talepler belirler.
Gaziantep, Kayseri, Denizli, Kocaeli, Bursa ve daha birçok ilimiz örneğinde olduğu gibi toplumsal talepler; çalışmak, üretmek, gelişmek, kalkınmak ve pastadan daha çok pay almak yönündedir daima.
Muğla’daki toplumsal talep ise gelişmeye, kalkınmaya tamamen karşı olup çalışmadan, üretmeden, sadece hazır tüketerek zahmetsiz ve lüks yaşamak arzusu yönündedir.
Hal böyle olunca bu memleket bundan iyi daha nasıl yönetilir?
İşin doğrusu Muğla mükemmel yönetiliyor, Gaziantep’ de öyle.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.