Son güncellenme :01.03.2018 10:45

Anasayfa > Manşet > “Muğla kıyılarına kimse göz koyamaz”

01.03.2018 Per, 10:45

Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) tarafından yapılan açıklamada, İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan’ın koy ve kıyılarla ilgili açıklamalarının gerçekleri yansıtmadığı ileri sürülerek; “ Kalkavan’ın patronu olduğu şirket artık belli sayıda değil tüm koy ve kıyılarımıza göz koymuş. Fakat, Muğla’nın koy, kıyı ve deniz alanlarına kimse göz koyamaz. Bugüne kadar olduğu gibi bütün yanlış uygulamaları takibe alacağız, her türlü adli ve idari mücadelemizi sürdüreceğiz.” Denildi.

Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) tarafından İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavan’ın açıklamalarının gerçekleri yansıtmadığı ileri sürülerek, kurulan şirket tarafından kıyı ve koyların pazarlanacağı iddia edildi.
Kalkavan’ın, Bodrum’da denizcilerle yaptığı toplantı sırasında yaptığı açıklamaların samimi olmadığı ifade edilen açıklamada; “Bilindiği gibi Sayın Metin Kalkavan, Türkiye’nin kıyı ve deniz alanlarını yönetmek için 2017’nin Mayıs ayında bir şirket kurmuştu. Dediğine göre, Bodrum’da birileri tarafından internet ortamına bu şirketi karalayan bir yazı atılmış; bu yazı Datça’ya kadar yayılıp yalan habere dönüşmüş; tüm bu karalamalar yüzünden de kurdukları şirketin tüm iş ve planları bozuluvermiş. Evet. Sayın Metin Kalkavan’ın bahsettiği o birileri biziz. Yani, MUÇEP.
Anlattığı olayın esası ise şudur: Muğlalılar olarak ciddi bir tehditle karşı karşıyayız. Belli sayıdaki kıyılarımız zaten MUÇEV adında bir şirket tarafından pazarlanmaktayken, varlık sebebi olan kıyı tahsislerinin hukuksuzluğu yargı tarafından tescillenmiş olan bu şirketi ikame etmek üzere kurulan, Sayın Metin Kalkavan ’ın patronu olduğu şirket artık belli sayıda değil, tüm kıyılarımıza göz koymuş.
Şirketin ne yapmak istediği gayet açık. Sözleşmelerinde yeralan deniz kirliliğini önleyici hizmet niteliğindeki kutsal amaçlarını şirket kurmadan da gerçekleştirebilirler. Biz yurttaşlar bu hizmetlerini alkışlarız; hatta yardım bile ederiz. Ama, bu işin ticaret olduğunu, devletten 3 yıl süreli 32 milyon TL’lik hizmet işi aldıklarını söyleyerek gerçeği ifşa ve itiraf etmişler zaten.
Başka bir şirket yetkilisi de şöyle demiş; “Devlet, Muğla’daki 12 adet koruma alanı, plaj ve kıyıyı temizlememiz için ihalesiz olarak bize verdi. Projeyi kucağımızda bulmuş olduk. Dünyanın heryerinde bu işler böyle yürüyor zaten. Deniz temizleme işlerini özel şirketler yapıyor artık. Ancak, birileri malı götürüyormuşuz gibi haber yayınca, son anda bu küçük olay tüm işi bozdu. Devlet ağız değiştirdi; bakanlık sözleşmeden vazgeçip ihalesiz olmaz dedi.”
Şirketin dedikleri biz yurttaşları, MUÇEP’i bağlamaz, ilgilendirmez, ikna etmez. Anayasal hak olarak tanınmış kıyıları kullanma hakkımıza el koyup, bize parayla satma projesinin ikna edici bir yanı da yok! Asıl amaçlarının kıyılarımızı talan etmede ayrıcalıklı bir şirket olmak, tekel konumuna gelmek olduğu açıkça belli.
“Anayasaya aykırı davranıyorlar”
Son yıllarda Muğla’nın koy ve kıyılarının turizm-ticari maksatlı kullanılmasının yönetimini yapan MUÇEV adındaki şirket (MUÇEV Turizm Ticaret Ltd. Şti.), adının vakıf gibi gösterilmesine bakılmasın, ticari bir şirkettir ve işini doğru dürüst yapmamaktadır. Sahilleri kiraya verdikleri işletmeciler, özel mülk sahibiymiş gibi davranıyor. Anayasaya aykırı biçimde kamusal alanlardan halkın geçişini bile engelliyorlar. Denizin içine yapılmış yığınla turizm tesisi var. Kıyıya yakın özel mülk sahiplerinin denizden yararlanmasını bile yasaklıyorlar. Biz kıyıları kiraladık, buradan geçemezsin davranışları yüzünden açılmış sayısız dava var.Uygulamada gördük ki, özelleştirmeci, yap-işletçi anlayış, halka da doğal varlıklarımıza da zarar veriyor. Öte yandan, arzu edilen maksat da hasıl olmamış. Koy ve kıyıların rezil yönetimi devlete ciddi gelir getirse bari! O da yok.Bu yaşanan gerçeklerin farkında olan bürokratlar, belli ki şimdi yeniden İMEAK-DTO’yu devreye sokmak istiyor. Koy ve kıyıların ticari olarak profesyonel biçimde yönetilmesi ve kullanılması isteniyor. Yerli ve milli sermaye üzerinden ve işbirliği ile küresel sermayeyi çekmek, bu işe sokmak istiyorlar. GSMH, Milli Gelir, Cari Açık, Merkez Bankası döviz rezervleri gibi gerçekler var arka planda.”denildi.
“Senaryonun farkındayız”
Muğla’daki kıyı, koy ve deniz alanlarında anayasaya aykırı bütkün çalışma ve faaliyetlerin MUÇEP tarafından yakından takip edildiği ve buna karşı her türlü adli ve idari mücadelenin yapılacağının vurgulandığı açıklamada şunlar ilave edildi: “Şirket, doğal varlıklarımızın özelleştirilmesi, sermayeye dönüştürülmesi sürecinde aktif rol oynamak, ortaya çıkacak ranttan aslan payını almak istiyor. Senaryonun, asıl projenin farkındayız. Yıllardır süren bütünleşik kıyı alanları yönetim planı çalışması tamamlanıp, kıyılarımızın korunmasına ve kullanılmasına ilişkin temel veriler ve stratejik hedefler belirlenip, bunlar her düzeydeki mekânsal planda somutlaşmadan ortaya çıkan ‘biz yönetelim’ talebi, olsa olsa, kıyılarda yaratılan ranttan biz de payımızı alalım talebidir.
Kirliliğin asıl nedeni kara kaynaklıdır. Plansız, denetimsiz, yoğun yapılaşma kıyı ve deniz alanlarımıza aşırı yük bindirmiştir. Deniz ve kara biyo-çeşitliliğimiz yapılaşma, kirletme gibi insan faaliyetleri yüzünden risk altındadır. Anayasa’da ve Kıyı Kanunu’nda yer alan kıyıların herkesin kullanımına açık olduğu temel ilkesini dikkate almayan her girişim, hukuk dışı ve kamunun ortak menfaatlerine karşı bir girişim olacaktır.MUÇEP (Muğla Çevre Platformu) olarak; bu gibi şirketlerin kıyılarımızı temelde kâr kaynağı olarak gören faaliyetlerini takibe alacağımızı, yanlış iş ve işlemlerine karşı idari-adli her türlü mücadeleyi yürüteceğimizi, kamuoyunun bilmesini isteriz.”

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.