Son güncellenme :02.01.2020 16:01

Anasayfa > Muğla > KÜFÜR, REALİTEYİ, HAKİKATİ ÇARPITMAKTIR

02.01.2020 Per, 16:01

KÜFÜR, REALİTEYİ, HAKİKATİ ÇARPITMAKTIR

 

2019’u Hakk’ın yolunda, O’nun razı olduğu şekliyle geçiren ve 2020 yılında da Hakk’ın istediği şekilde insanlığa faydalı olmayı hedefleyenlere; itaat, ibadet ve kulluğunu ilerletme gayretinde olanlara müjdeler olsun.

Allah’ın istediği gibi geçirilmeyen zamanın ve O’nun emrettiği gibi yaşanmayan hayatın Hak katında bir değeri olmadığını biliyoruz. Mevla geçen yıllarımızdaki pişmanlıklarımızı, gelecek yıllarda yaşatmasın. Geçmiş yıllarda işlediğimiz günahları, gelecek yıllarda işlememek için bizlere akıl, fikir, anlayış ve kavrayış nasip eylesin.

 

Bir önceki yazımızda Mü’min yani inanan şahsiyete ve onun bazı özelliklerine değinmiştik. Bu yazımızda küfür ve kâfirle ilgili birkaç hususu anlamaya çalışacağız.

Küfür, realiteyi, hakikati çarpıtmaktır. Küfrü benimseyene “fıtrî yeteneğini köreltip örten” anlamında kâfir denilir. Kâfir kişi de Allah’ın nimetlerini veya hükümlerini görmezlikten, bilmezlikten gelip inkâra gittiğinden bu ismi almıştır. Kâfir, gerçeği örten, nimeti görmezlikten gelendir. Tohumu toprağa eken ve böylece onu örtüp gizleyen çiftçiye küffar denildiği gibi, kılıcı örttüğü için kınına, karanlığı örttüğü için geceye, yıldızları örttüğü için buluta da kâfir denir. Bazı ibadetler ve tevbe de bir takım günahları örttüğü için bunlara da keffare(t) denilmiştir.

 

Küfür 4 Çeşittir

İslâm âlimleri küfrü meydana geliş şekli ve sebepleri açısından dörde ayırmışlardır.

  1. Küfr-i inkârî. Allah’ı, peygamberleri ve onların Allah’tan alıp getirdikleri esasları kişinin kalbiyle tasdik, diliyle ikrar etmemesi yani söylememesidir.
  2. Küfr-i cühûd. Kişinin bildiği halde iman etmemesi, inkârı tercih etmesidir.
  3. Küfr-i inâdî. Kişinin kalben Allah’ı bilip bazen diliyle de ikrar ettiği halde haset, şöhret ve makam düşkünlüğü, kavmiyetçilik gibi sebeplerle İslâm’ı bir din olarak kabullenmemesidir.
  4. Küfr-i nifâk. Kişinin inanılması gereken hususları diliyle söylediği halde kalben tasdik etmemesidir (Lisânü’l-ʿArab, “cḥd”, “kfr” md.leri).

 

Her ne sebeple olursa olsun, Mevlânın indirdiği, önderimiz Hz. Rasulüllah’ın (sav) tebliğ ettiği emir ve yasakları kabul etmemek, onları hafife almak; işimize gelmeyenleri gizlemek; kimi emirleri (içki, kumar, şans oyunları, zina, şehvete hitap eden şeytanî eğlenceler vb.) gençliğimizde hatta yaşlılığımızda görmezlikten gelmek, kurtuluşu uman bir mümin için oldukça tehlikeli davranışlardır.

Bir mümin elbette Allah’ın dinini, Kur’an’daki hakikatleri, Hz. Rasulün sahih sünnetini alenen inkâr etmez, etmemelidir. Çünkü bu akıllı bir insan işi değildir.

Aklını kullanan kendini ihmal etmez, etmemelidir. Dünyasını güzelleştirmeye çalışan her insan, ebedî hayatını ihmal edemez. Kariyer planlamasına mutlaka ebedi hayatı dâhil etmelidir. Ölümle biten bir kariyer planlaması hiç de akıllıca olmasa gerek.

Kariyerin en karizmatik olanı ve zirvesi, ebedi olarak yaşanacak bir hayatta kurtuluşa ermek ve Allah’ın seçtiği kullardan olmaktır. Allah’ın razı olacağı bir zirve, planlanmış en iyi kariyerdir.

Kariyerini hak ve hakikatle planlayan, Allah’a itaatle zirveleştiren, Hakkın razı olduğu şekliyle insanlığa hizmet eden müminlere ne mutlu.

Cumamız mübarek olsun.

 

 

 

 

 

İçki Kötülüklerin Anahtarıdır

 

 

“Sakın içki içme! Çünkü o bütün şerlerin anahtarıdır.”

İçki, hem fert hem de toplum için büyük bir fesat sebebidir. İçki içmek aklî melekelere menfî yönde tesir eder. Hâlbuki dünya ve âhirete yönelik bütün maslahatlar ancak akılla gerçekleşir. Akıl gidince insan, akla hayâle gelmez günahlara dalar.

İşlenen günahlara bakıldığında, hep gaflet ânında yapıldıkları görülür. Günahlara düşme hususunda gaflet bu kadar tesirli olursa, ondan daha ileri olan sarhoşluğun insanı ne büyük günahlara sevk edeceğini tahmin etmek hiç de zor değildir.

İçki, kumar, şans oyunları gibi insana maddî ve mânevî sarhoşluk veren şeyler, insanlığın ebedî düşmanı şeytanın elindeki en tesirli silâhlardır. İnsan bunlardan uzak durmadıkça felâha ermesi mümkün değildir. Şeytan, içki ve kumar yoluyla insanlar arasına kin, husûmet ve düşmanlık sokar, onları birbirine düşürür. Onları Allah’ın zikrinden, namazdan ve ibadetlerden alıkoyarak âhiret fukarâları hâline getirir. Kısacası hem dünyalarını hem de âhiretlerini berbâd eder. Dolayısıyla iki cihanda da perişân olmaktan kurtulmanın yolu, Allah’ın yasakladığı günahları terk etmekten geçer. (Mâide 5/90-91)

 

 

Dua Vakti

 

 

Allah’ım!
2019 yılımızı senin yolunda ve sana kulluk ederek geçirmeye gayret ettik. Zaman zaman günahlar işledik, razı olmadığın işler yaptık, senin belirlediğin sınırları aştık, taşkınlıklar yaptık. Bizlere acı, bizleri affeyle.

2020 yılımızı hakkımızda hayırlı eyle. Senin razı olduğun işleri yapmayı, sana yönelmeyi, namazlarımızı dosdoğru ve eksiksiz kılmayı nasip eyle.

İçki, kumar ve azgınlıktan sana sığınıyoruz, bizleri kötülüklerden ve çirkin davranışlardan muhafaza eyle. Umduklarımıza nail, korktuklarımızdan emin eyle.

Senin razı olduğun ve emrettiğin şekilde yeni yılımızı geçirmeyi nasip eyle.

Amin.

 

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.