Son güncellenme :07.03.2018 12:26

Anasayfa > Yazarlar > KOLAYI TERCİH ETMEK

07.03.2018 Çar, 12:26

KOLAYI TERCİH ETMEK - Nuri Durusoy

KOLAYI TERCİH ETMEK

Sanırım çoğumuz hep zoru değil kolayı, pahalıyı değil ucuzu, külfeti değil az masrafı, yokuşu değil inişi, yapmayı değil yıkmayı, onarmayı değil bozmayı v.s. tercih ederiz değil mi? Nedense işin hep kolayına kaçarız. Hele hep hazıra konmak ise düşünceme göre hiç tercih edilmemesi gereken bir olgudur. Çok sevdiğim bir sözdür ve yeri gelmişken yazayım. Bir düşünür demiş ki; Yükselmenin en kötüsü birilerinin omuzlarına basarak yükselmektir. Oysa insanı çok daha mutlu eden zor olanın üstesinden gelmektir.Asıl olan kendi yetenek ve imkânları, kişisel çabaları ölçüsünde başarılar elde etmek, mutluluk ve huzuru yakalamaktır. Hiçbir zaman unutulmamalıdır ki ödenemeyen tek borç, Ömer Seyfettin’in diyet hikâyesinde anlatmaya çalıştığı minnet borcudur. Merdivenler beşer onar basamak atlanarak değil birer birer çıkılır. Yunus der ki; “Gönül Çalabın tahtı, Çalap gönüle baktı, İki cihan bedbahtı, Bir gönül yıktın ise”. Ben de bu yazımda konuyla ilgili düşündüklerimi sizlerle paylaşmak istedim. Kendi kendimize sormamız gerekir acaba niye böyle yaparız? Denilebilir ki efendim bazılarında aklın emri öyledir de onun için! Bertrand Russell; Bilim bildiklerimiz, felsefe ise bilmediklerimizdir demiş. Yine Russell’in anlatımıyla istediğimiz bazı şeylere sahip olamamak ta mutluluğun bir parçasıdır. Bu düşünceden yola çıkarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim; Akıl, bildiklerimizi tekrar etmekle değil, bilmediklerimize yönelip onları araştırmakla olgunlaşır.

Geçtiğimiz 1 Mart günü Konak altı Kültür Merkezi’ndebaşta Menteşe Belediye Başkanımız Sayın Bahattin Gümüş olmak üzere yoğun bir katılımla, benim de yıllarca Millî Eğitim Müdürlüğü görevinde bulunduğum Yatağan’ımızın yetiştirmiş olduğu değerlerden Prof. Dr. Ayhan Çıkın’ı andık. Anma etkinliği esnasında bir afiş dikkatimi çekti. Şöyle; Bir el, beş parmak açık vaziyette ve her bir parmakta şu kelimeler yer alıyor. Türkiye Tarımsız, Tarım Kooperatifsiz Kalkınamaz. Bazı lüzumsuz anlatımlar, bir çay kaşığı tatlı için bir çuval keçiboynuzu yemek şeklinde ifade olunmaya çalışılır ya, tam da yeri işte. Bir çuval keçiboynuzu yemek zorunda bırakılmadan en önemli ve mutlaka üstesinden gelinmesi gereken ulusal sorunumuz beş parmak üzerine yazılı beş kelime ile özetlenmişti. Kalkınmamız için tarım vazgeçilmezimizdir.

Ben, MUSANDER’in değerli başkanı Sadettin Özbek koordinatörlüğündeki anma etkinliğinin akışı içerisinde bir şiirini takdim etmeden önce dedim ki; adımızın önüne bazı kelimeler ekleyebilmek öyle kolay olmuyor maalesef. Bilim insanı, şair, Prof. Dr. Ayhan Çıkın gibi… Toplumdan ne aldığımızı, daha neler alacağımızın hesabını yaparak değil, topluma ne verdiğimizi daha neler verebileceğimizi düşünerek çalışmamız, didinmemiz, uğraşmamız ve faydalı bir şeyler üretmemiz gerekir. Mesela Zihni Derin, Ayhan Çıkın gibi. Esasen sayılı olan ve bütününe ömür denilen günlerimizi bu anlayış içerisinde yaşamalıyız. Havuç misali, değerli kısmı toprağın altında kalmış bir toplum haline gelmek, çağı yakalama, Atatürk’ün ifadesiyle muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma azminin başarıya ulaşmasında sanırım en büyük engellerden biridir. Kaybolan değerlerimizin yerini, hiç boşluk hissettirilmeden yetişen yeni değerlerin almaları gerekir. Kolayı değil, zoru, zor olanı başarmak azmi, kişisel ve toplumsal mutluluğu elde etmemizin sihirli bir anahtarı olacaktır. Şu hususu samimiyetle belirteyim öyle büyük işler başardığım iddiasında değilim – keşke imkânlarım elverse de olabilseydim! – ancak hayatımda hiçbir şeyi hazır bir halde bulmadım. Ağzıma hiçbir zaman pişmiş armutlar düşmedi. Öylesine güçlüklerle karşılaştım ki nadiren de olsa hayatımda kolaya hiç rastlamadım. Çok sevdiğim bir öğretmenim bundan tam elli yıl öncesi öğretmen okulu son sınıf öğrencisi iken – eyvah yaşım ortaya çıktı – hatıra defterime şunları yazmıştı; “ Nuri, ben arkadaşların gibi sana taşsız, dikensiz dümdüz yollar dilemeyeceğim. Çünkü onlar zaten hayatın kendisidir. Üstelik öyle yollar can sıkıcıdır da…” Öğretmenimin bu tespiti hayatım boyunca bana hep yol göstermiş ve umutlarımı hep tazelemiştir.Bütün öğretmenlerim gibi Müeddep öğretmenime de çok şey borçluyum.

Bilinen bütün büyük insanlarımızı şöyle mercek altına alıp incelediğimizde hep şunu görürüz. Kişisel tespit ve kanaatim o ki, bu insanlarımızdan hiçbiri kolayı tercih etmemiş, hep zor olanı başarma, üstesinden gelme çabası içerisinde olmuşlardır. Birer örnek olması ve örnek alınması bakımından Prof. Dr. Aziz Sancar’ın, Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu’nun öz geçmişini bir okuyun lütfen. Sohbetlerimde sık sık söylerim; Dağların tepesinde kuşa da rastlarsınız yılana da. Ancak biri oraya uçarak, diğeri sürünerek gelmiştir. Hazırı tüketmenin, dolu havuzu boşaltmanın, eğer eksilen yerine konulamıyorsa sanırım sonu hep hüsran olacaktır. Denilebilir ki, babam dedemi, ben babamı, çocuklarım da beni her alanda geçmişse ancak bir ilerlemeden söz edilebilecektir. Aksi halde ya yerimizde saymış ya da geri kalmışız demektir. Atalarımız bunun için demiş ki, yedi günlük ömür için sekiz günlük erzak gerekir. Yine kısır bir döngü içerisinde geçmişe saplanıp kalmadan, bu gün dünden daha güzeldi, yarın ise umarım bu günden de güzel olacak diyebiliyorsak ve bu ümitle yüzümüzde gülücükler, gözyaşlarımızda umut yakamozları oluşuyorsa öyle inanıyorum ki bizleri kimse tutamaz. Bizleri biz yapan, bir vücuttaki organların yaratılıştaki uyumu gibi bizleri bir arada tutan millî değerlerimizi elimizden geldiğince sahiplenerek negatif seleksiyonu değil, pozitif seleksiyonu, kötü olanı değil daima iyi ve faydalı olanı, kolayı değil zoru, yıkmayı değil yapmayı, tüketmeyi değil üretmeyi tercih etmek, pesimist değil de optimist düşünce ile bardağın dolu tarafını görmek hem kişisel ve hem de toplumsal huzurun, mutluluğun ve kalkınmanın akla ilk gelen bir iksiridir. Başta çocuklarım, diğer yakınlarım olmak üzere ara sıra hatırımı soran bütün gençlerimize de bunları tavsiye ediyorum. Gelen gün, giden günü aratır halde ise – ki hiç arzu etmeyiz – yandı gülüm keten helva

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.